<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>workpress</title>
	<atom:link href="http://workpress.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://workpress.wordpress.com</link>
	<description>&#34;Tek sorumlu davranış biçimi şu olabilir: Kendi bireysel varoluşumuzu bir ideolojiye dönüştürmekten kaçınmak ve özel yaşamımızı da en alçakgönüllü, en iddiasız ve en gürültüsüz biçimde sürdürmek. Ama iyi yetişmiş olmanın bir gereği olarak değil, bu cehennemde halen soluyabilecek havayı bulabiliyor olmanın utancından ötürü&#34;</description>
	<lastBuildDate>Fri, 20 Jan 2012 15:33:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='workpress.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://0.gravatar.com/blavatar/ca0ea6cb9d579455fdfa235b0e68be32?s=96&#038;d=http%3A%2F%2Fs2.wp.com%2Fi%2Fbuttonw-com.png</url>
		<title>workpress</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://workpress.wordpress.com/osd.xml" title="workpress" />
	<atom:link rel='hub' href='http://workpress.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>masa takvimi</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com/2012/01/18/masa-takvimi/</link>
		<comments>http://workpress.wordpress.com/2012/01/18/masa-takvimi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Jan 2012 20:08:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>workpresscorps</dc:creator>
				<category><![CDATA[enformasyon]]></category>
		<category><![CDATA[laf ola beri gele]]></category>
		<category><![CDATA[work]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://workpress.wordpress.com/?p=298</guid>
		<description><![CDATA[Salı: Tütün, kahve, alkol, sekinet vericiler, uyku düzensizliği, hızlı yemek, ırkçılık, bıçak, trafik, gdo, tuz, tansiyon, nefes darlığı, tren kazası, nükleer sızıntı, gıda zehirlenmesi, hainler, dizi filmler, güzellik, yanlış teşhis, aşk, sermaye piyasası, dişini fırçalamayı unutmak, yedek planlar, mahkeme kararları (&#8230;); bunlar seni öldürmez. Seni bir an içerisinde yaptığın binyıllık hatalar öldürür. Perşembe: Hayır, gitmedim. &#8230;<p><a href="http://workpress.wordpress.com/2012/01/18/masa-takvimi/" class="more-link">Dahası</a></p><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=298&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong> Salı:</strong> Tütün, kahve, alkol, sekinet vericiler, uyku düzensizliği, hızlı yemek, ırkçılık, bıçak, trafik, gdo, tuz, tansiyon, nefes darlığı, tren kazası, nükleer sızıntı, gıda zehirlenmesi, hainler, dizi filmler, güzellik, yanlış teşhis, aşk, sermaye piyasası, dişini fırçalamayı unutmak, yedek planlar, mahkeme kararları (&#8230;); bunlar seni öldürmez. Seni bir an içerisinde yaptığın binyıllık hatalar öldürür.</p>
<p><strong>Perşembe:</strong> Hayır, gitmedim. Gitmedim çünkü tıp fakültelerini vergilerin boşa harcandığı yerlerden biri olarak görüyorum. Herhangi eğitim seviyesinden birine stetoskop kullanmayı öğretip “sigarayı azaltmanız gerekiyor ve beslenme ve uykunuza dikat edin” cümlesini ezberletebilirseniz o da şu şartlarda pekala bir doktordur gözümde. Kaldı ki benimle ilgilenen bir veteriner var zaten, ha bu ara da; sigarayı bırakmış keraneci. Tekrar söylüyorum; bir tiryakiyseniz hiçbir şeyi gerçekten bırakamazsınız, birkaç haftadır sık kullandığınız bir kalıp ile, “hayatın olağan akışına terstir.”</p>
<p><strong>Pazar:</strong> Post-it’deki beş başlığın dördünü hallettim. Planların sonucu beklemek gerçekleştirmekten zor. Beşinciye gelince, birkaç sene daha bekleyebilir.</p>
<p><strong>Pazartesi:</strong> Evet, aradım. Sesini duydum, güzeldi. Sonra tekrar aradım. Onunsa beni bir daha aramayacağını düşünürsek sanırım bu sondu.</p>
<p><strong>Salı:</strong> Göğüs hastalıkları polikliniği. Şu sağlık raporunu almam gerekmese gelmek isteyeceğim son yer. İsime bakıyorum, Uzm. Dr. Bekir Uzman. İyi diyorum, kadın olmaması iyi, dün akşamdan sonra banyo yapmamıştım.</p>
<p>Bir grup insan kapının üzerindeki ekranda ismimizin yazmasını bekliyoruz. Kapıda, çıktı alınmış bir sürü not ve uyarı yapıştırılmış, kısaca hepsi “ben izin vermeden şunun bunun için içeri dalmayın çat kapı!” diyor.</p>
<p>Şimdi içerde ne olacağını düşünüyorum, genç toy bi herif, sırtıma bakacak, öksürtecek derin nefes önce&#8230; “sigarayı azaltın” diyecek, hayır diycem, sigaradan değil, dün gece bonga fazla asılmışım!</p>
<p>-Hmm ben de aldım bi tane, sizinki de böyle bişey mi?<br />
-Hayır benimki cam.</p>
<p>Hemen iki körüklüyoruz ağaç bongtan, adam öksürük krizine girerken konuşmaya çalışıyor, “moruk bu harbiden sakat iş”.</p>
<p>Aman işte! Böyle saçma hayallerle de kendimi eğlendirmesem şu tip kuyruklar bitmez. Aha! Sıra bende, ne çabuk geldi!</p>
<p>Kapıyı tıklayıp içeri giriyorum. Vay! Babam yaşımda Uzman Doktor Bekir Uzman&#8230; O daracık koridorların böyle geniş bir odaya açılması içime bir ferahlık getiriyor. Buyur ediyor Doktor beni masasının önündeki koltuğa, oturuyorum.</p>
<p>-Rapor için miydi?<br />
-Evet.<br />
-Var mı bir sağlık sıkıntısı?<br />
-Hayır.<br />
-Güzel.</p>
<p>Klavyeden sadece işaret parmaklarını kullanarak hazırlamaya başlıyor raporu. İyi, muayene yok. O sırada içeri müstahdem geliyor elince zarif bir fincan, çay getiriyor. Geri geri çıkıyor huzurundan derhal. Doktor işini bırakıp bir sigara yaktı bana da bir sus payı uzattı, “Eyvallah.” Sigaraları tüttürürken yan çekmeceden cep kanyağını çıkarıp çayına döküyor biraz. Kesinlikle ondan da ikram etmeye niyeti yok ama nasıl bakıyorsam artık mecbur hissedip uzatınca şişeyi tereddüt etmeden kapıp içimi yakacağını bile bile alına bilinecek en büyük yudumu yuvarlıyorum. “Bunun ismi ne olacak?”, o an da aklıma geliyor; “2012: Masa takviminin sonu!” komik bulmuş gibi yapıp “Sadece ‘Masa takvimi’ olsun daha rüzgarlı olur.” Şişeyi alıp kapağını kapatıp çekmeceye geri kaldırınca hemen dönüp raporu yazmaya devam ediyor. “Fotoğraf?” bir tane veriyorum. Çıktıyı alıp veriyor bana; “Aşşağıda onaylatıyosun bunu&#8230;” Sigarayı pencereden dışarı fırlatıp kapıyı açıyorum o sırada içeri burkalı bir kadın küçük oğluyla girmeye davranıyor ki Bekir fırlıyor; “Sıradaki hasta beklesin biraz!” Monitörün yanında, duvardaki bir düğmeye basarak havalandırmayı çalıştırıyor, bir elinde de oda spreyi farkediyorum. Hey Bekir, ne zamandan beridir insanlardan çekiniyorsun ya da çocukları düşünüyorsun? İkisinden biri beni şaşırtırdı. Aldığım kağıtları özensizce dörde katlayıp cebime koyarken düşünüyorum; Çok değişmişsin dostum ve insanlardan pek azı çok zor olmak şartı ile değişir&#8230; Çok değişmişsin, hele ki o kolormatik gözlükler! Berbat fikir! seni ilk gördüğümde tam bir manyak olduğunu anlamıştım ama bu kadarı da pes doğrusu! Kulağımın dibinde bir ses uğuldamaya başlıyor; “Aslında manyak, şamanların ayin kıyafetleri, yani fi tarihinin kozmonotlarının uzay elbisesidir. SK-1’den daha işler olduğu kesin ki halen kullanılır ve hiçbir aracın gidemediği yerlere dayanıklıdır.”</p>
<p>Konuyu değiştirmeyelim lütfen! Kolormatik gözlük takan elliküsur yaşında ki keş bir göğüs hastalıkları uzmanını ciddiye alacak değilim.</p>
<p><strong>Çarşamba:</strong> Kesinlikle anladım; nedamet pek az türde bulunan bir marazdır.</p>
<p><em>     <strong> Not:</strong> İçkiyi azalttım, küçük şişelerden almaya başladım. Uyku sorununu da böylece çözmüş sayılırım.</em></p>
<br />Filed under: <a href='http://workpress.wordpress.com/category/enformasyon/'>enformasyon</a>, <a href='http://workpress.wordpress.com/category/press/laf-ola-beri-gele/'>laf ola beri gele</a>, <a href='http://workpress.wordpress.com/category/work/'>work</a>  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/workpress.wordpress.com/298/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/workpress.wordpress.com/298/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/workpress.wordpress.com/298/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/workpress.wordpress.com/298/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/workpress.wordpress.com/298/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/workpress.wordpress.com/298/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/workpress.wordpress.com/298/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/workpress.wordpress.com/298/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/workpress.wordpress.com/298/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/workpress.wordpress.com/298/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/workpress.wordpress.com/298/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/workpress.wordpress.com/298/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/workpress.wordpress.com/298/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/workpress.wordpress.com/298/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=298&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://workpress.wordpress.com/2012/01/18/masa-takvimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">workpresscorps</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>toplu taşımacılık</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com/2010/09/12/toplu-tasimacilik/</link>
		<comments>http://workpress.wordpress.com/2010/09/12/toplu-tasimacilik/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Sep 2010 10:32:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>workpresscorps</dc:creator>
				<category><![CDATA[enformasyon]]></category>
		<category><![CDATA[press]]></category>
		<category><![CDATA[work]]></category>
		<category><![CDATA[propaganda]]></category>
		<category><![CDATA[referandum]]></category>
		<category><![CDATA[yolculuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://workpress.wordpress.com/?p=276</guid>
		<description><![CDATA[Yolculuklarda her ne kadar otobüs hikayesini sevmesem de bazı yerler için mecbur kalıyor insan. Neyse bi&#8217;şekilde seferiyiz demeye kalmadı sosyalleşmenin nimetlerinden faydalanmaya başladık. Tam, bu yan bankta adamın nerede çalıştığını, nereli oldugunu niye biliyorum diye düşünürken servis aracımız geldi. Ama ne servis aracı, balıklar bile daha iyi servis edilir! Binerken yaşlı servis şoförümüz bana diyor &#8230;<p><a href="http://workpress.wordpress.com/2010/09/12/toplu-tasimacilik/" class="more-link">Dahası</a></p><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=276&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="_mcePaste">Yolculuklarda her ne kadar otobüs hikayesini sevmesem de bazı yerler için mecbur kalıyor insan. Neyse bi&#8217;şekilde seferiyiz demeye kalmadı sosyalleşmenin nimetlerinden faydalanmaya başladık. Tam, bu yan bankta adamın nerede çalıştığını, nereli oldugunu niye biliyorum diye düşünürken servis aracımız geldi. Ama ne servis aracı, balıklar bile daha iyi servis edilir!</div>
<div id="_mcePaste">Binerken yaşlı servis şoförümüz bana diyor ki, “Buyrun beyim binin”</div>
<div id="_mcePaste">Bey oluyorum birden bire.</div>
<div id="_mcePaste">Ben ki bu ihtiyarın yanında en fazla yeni yetme olabilirim, pekte şaşırmıyorum gerçi daha önce karşılaşmadığım bir muamele değil ama buna alışamazsınız, birden “bey” oluveriyosunuz siz de bu hitabı duyar duymaz, “geçiyoruz teşekkürler”diyorum. Baksana kendim hakkında çoğul konuşmaya başladım bile.</div>
<div id="_mcePaste">İyi ki minik mi minik bir çocuk var da aramızda onunla eğlendik gara kadar. Çocuk sevmem pek ama kimisi de sevilsin diye doğuyor böyle. Falan filan derken Ümraniye&#8217;de TOKİ konutlarının oradan geçiyoruz. Malumaliniz referandum zamanı, burada da yer gök “hayır” pankartlarıyla dolu. Sebebini anlamak güç değil, TOKİ konutları hem gelir seviseyesi düşük yurttaşlar için(!) yapılır -yani emekçi sınıf için- öbür taraftanda burası irticai hükümet zamanında yapılmıştır. Yani sol cenah için kazanılması olmazsa olmaz mevzilerden biri olsa gerek. Ee bununda hükümet yanlılarını kızdırması işten değil.</div>
<div id="_mcePaste">Şoför efendi değişiyor birden bir bey havası geliyor sanki adama yavaş yavaş.. hemen arkasında ayakta çocukla oynuyorken seziyorum, kulak kesiliyorum: “Okulu var, pazarı var her şeyi var” diyor övüyor da övüyor muhiti, belki de buralı kim bilir? Biz, diyor, kendisi (RTE) belediyereisi olmazdan önce burada 2.kattan sonra binaya haftada bir hidroforla çekerdik suyu, hey yavrum şimdi gökdelenler var burada, neler var neler!” Yanındaki ince bıyıklı gence konuşuyor ama dikiz aynasından da beni kesiyor ince ince.. Ee ben mi dedim sana, bana “bey” de diye.. Neyin sınıf mücadelesini veriyosun be adam! Yanındaki sallabaş onaylıyor bu anlatıyor yanındaki onaylıyor bu efendi iyice bey oluyor, kısık sesi yükseliyor daha bi kendinden emin hal alıyor. Artık doğrudan hedefi benim. Traşlı , gömlekli ve gencim zira, komünist olmam muhtemel!</div>
<div id="_mcePaste">Pekte bir şey demek istemedim, dinliyeyim madem neymiş ne değilmiş öğrenelim. Sabit fikirli diyor hayırcılara.. Buraların çöp sorunundan, yol sorunundan ne bileyim eğitim, kentleşme vs bir çok sıkıntıssından ve nihayetinden RTE tarafından nasıl çözüldüğünden bahsediyor duruyor.</div>
<div id="_mcePaste">E haklı adam siz sosyal-demokrat, ortanın solu, sol, kürtsolu, türksolu, lazsolu süpersol vb olarak yıllarca insanların gayette kolay taleplerini yerine getiremezseniz, organize olamazsanız, bir çatı bir yol bir su sağlayamazsanız, okula yürüyerek bir saatte giden çocukların hikayelerini içburkan bir fon müziği ile sadeece acitasyon malzemesi olarak kullanıp icraate pekte bir şey dökemeyip bir de üzerine amip gibi bölünür ve hatta aynı hızda anlaşılamaz lügatlar geliştirirseniz bunları birileri yapar. Kim yapar, çok uluslu şirketler yapar, onların memurları iktidar olur, parti tüzüğünü de anayasa haline getirir.</div>
<div id="_mcePaste">Belki yanlış düşünüyorum belki (belki değil evet) bu kadar basit değil ama haksız da sayılmam.</div>
<div id="_mcePaste">Geldik gara nihayet, teşekkür ettim şoför beye, yalnız dedim umarım bir gün kendi yollarınızda gezer, çocuklarınızı kendi okulunuza yollar, kendi suyunuzu içersiniz. Bunlara ulaşmak için ödenen bedel yurdu dağı taşı toprağına, suyuna havasına kadar satmak olmamalı. Susuz yolsuz kalmaya direnebilmek olabilirdi mesela. Sizin reisiniz ne var ne yok memleketi sattıktan sonra mal sahibi tabii ki onları daha fazla insana kiralayıp daha fazla kâr etmek için daha fazla yere yatırım yapacak ve o sözüm ona hizmeti daha fazla yere taşıyacak. Unutmadan sıkça duyup ne olduğunu muhtemelen bilmediğiniz bir kelime olarak bu bahsettiğimin tanımı kapitalizmdir. Yani komünizm kadar gavur işi ama ondan daha imansızdır.</div>
<div>Bilmediğiniz bir şeyi onaylamanın adı da  sıkça duyup ne olduğunu muhtemelen bilmediğiniz bir kelime olarak idealizmdir. Ama sizler zaten idealistsiniz, dindarsınız çünkü! Hayatınızda böyle bir şey var. İdealistlerin kapitalist olması yani türkçesi, cehaletin sermayeyi lider yapması sizin binlerce yıllık geleneğinizdir. Ortadoğu toplumları bu yüzden zavallıydı ve halen de öyle.  Sıkça duyup ne olduğunu muhtemelen bilmediğiniz bir kelime olarak içinde bulunduğunuz zavallılığın adı emperyalizmdir. Türkçesi, sömürülmek, köleleşmektir.</div>
<div>Burada yaaptığınız şey; bir toplumu ayırmak birbirine düşürmek, doğrusunu söylemek gerekirse çok da uğraşılmadan yapılan bir şeyi, düzleştirdiğiniz beyinleri, sözüm ona fikir dünyasında ayırarak çatışmalar, ayrılıkçı hadiseler yaratmaktır. Yıllarca insanları itham ederek, yönlendirerek yok ettiğiniz şeyi bölücülüğü ve terörizmi onaylamaktır. Sıkça duyup ne olduğunu muhtemelen bilmediğiniz bir kelime olarak bunun adı dekompozisyondur.</div>
<div id="_mcePaste">Bu esnada ağzı biraz daha açılırsa o sigara düşecek. Şaşkın gözleri yuvasından her an çıkabilir gibi duruyor.</div>
<div id="_mcePaste">Devam ediyorum: Bunları size kızgınlığımdan değil aydınlığa kızgınlığımdan söylüyorum, türkçe söylense bu kadar net anlayacağınız bir şeyin yıllarca ne olduğunu bilmeden duydunuz ve bu gavurca söylemini reddettiniz çünkü bu gavurca sizin iPhone kadar ilginizi çekmedi. Bu bahsettiğim jargonlar şu demektir; ne olduğunu bilmeden salt zayıf varlığınızı günlük faydalara değiştiğiniz bir hayat sizi yalnızca daha yakışıklı köleler yapar. Köylüyü milletin efendisi yapar. Anlatabildim mi beyim?</div>
<div id="_mcePaste">Bir yutkunuyor, bir an hava aniden serinlemiş gibi hafif bir silkeleniyor ve tekrar türküsünü mırıldanıyor; “dargörüşlüsünüz, sabit fikirlisiniz.”</div>
<br />Filed under: <a href='http://workpress.wordpress.com/category/enformasyon/'>enformasyon</a>, <a href='http://workpress.wordpress.com/category/press/'>press</a>, <a href='http://workpress.wordpress.com/category/work/'>work</a> Tagged: <a href='http://workpress.wordpress.com/tag/propaganda/'>propaganda</a>, <a href='http://workpress.wordpress.com/tag/referandum/'>referandum</a>, <a href='http://workpress.wordpress.com/tag/yolculuk/'>yolculuk</a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/workpress.wordpress.com/276/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/workpress.wordpress.com/276/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/workpress.wordpress.com/276/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/workpress.wordpress.com/276/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/workpress.wordpress.com/276/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/workpress.wordpress.com/276/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/workpress.wordpress.com/276/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/workpress.wordpress.com/276/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/workpress.wordpress.com/276/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/workpress.wordpress.com/276/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/workpress.wordpress.com/276/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/workpress.wordpress.com/276/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/workpress.wordpress.com/276/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/workpress.wordpress.com/276/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=276&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://workpress.wordpress.com/2010/09/12/toplu-tasimacilik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">workpresscorps</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>ticaret hukukuna giriş</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com/2010/08/17/ticaret-hukukuna-giris/</link>
		<comments>http://workpress.wordpress.com/2010/08/17/ticaret-hukukuna-giris/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Aug 2010 00:50:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>workpresscorps</dc:creator>
				<category><![CDATA[enformasyon]]></category>
		<category><![CDATA[laf ola beri gele]]></category>
		<category><![CDATA[press]]></category>
		<category><![CDATA[work]]></category>
		<category><![CDATA[kayıp]]></category>
		<category><![CDATA[ruh hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[teoriden sonra hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://workpress.wordpress.com/?p=262</guid>
		<description><![CDATA[-Kalem pil alsanız bunu size satan zat kesinlikle sizin faydanıza karşı da sorumludur. Haksız rekabet yasalar ile ama önlenir ama önlenmez orasını bilmem, yine de hak arayacak dayanak ve muhataplarınız yasalar ile belirlenmiştir. Hiç olmadı küfredecek memur bulursunuz. Hüsnüniyet denen bir şey var efendim; laf! Tacir elindekini size satar, satar da ertesi gün ‘ne yaptın &#8230;<p><a href="http://workpress.wordpress.com/2010/08/17/ticaret-hukukuna-giris/" class="more-link">Dahası</a></p><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=262&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="_mcePaste">
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;">-Kalem pil alsanız bunu size satan zat kesinlikle sizin faydanıza karşı da sorumludur. Haksız rekabet yasalar ile ama önlenir ama önlenmez orasını bilmem, yine de hak arayacak dayanak ve muhataplarınız yasalar ile belirlenmiştir. Hiç olmadı küfredecek memur bulursunuz. Hüsnüniyet denen bir şey var efendim; laf! Tacir elindekini size satar, satar da ertesi gün ‘ne yaptın bununla’ diye hesabını sorar mı? Diyelim ki manyak sordu, bu hesaba çekiş onun haklılığı ile sonuçlanır mı? Olacak şey değil öyle mi…(?)</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;">Göz kontağımı kesmedim kesersem iyice şımaracak lavuk.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;">-Olacak şey değil öyle mi delikanlı?</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;">-Öyle gözüküyor ama işletme de altı senedir aynı sınıfta okuyan birine soruyorsunuz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;">-Bırakınız efendim işletmeyi, iktisadı, biz bizeyiz, böyle bir duruma düşürülseniz çıldırmaz mıydınız?</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;">-Öyle gözüküyor ama… Özür dilerim neden bahsediyoruz şu an?</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;">Dalga geçercesine ve sinirle “Tüketici haklarından bahsediyoruz efendim size ne gibi geldi?”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;">Kesinlikle aynı ses tonuyla cevap verdim:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;">-Benim için belirsiz bir şeye kendi kendinize sinirle konuşuyorsunuz gibi geldi. Kusurabakmayın isminiz neydi?</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;">-İsmim Timur delikanlı, aslında çok çok eski müşterinizim. Sizin için belirsiz olan şey benim birkaç seneme mal oldu, o belirsizlikleri bir netleştirelim isterseniz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;">Bravo! Telefonlarım, e-postalarım, yemek molalarım da restaurantlar derken eve giderken de buldular artık. Olamaz, herkesin hayatı  böyle olamaz, yoksa nasıl çalışır insanlar! Çılgınlık bu! Çok ilginç şeyler duydum örneğin bir karadulun “teknik destek” için gece yarısı bir arkadaşımı evine davet ettiğinden daha geçenlerde bahsedip, o arkadaş ile eğlenip altımıza işeyene kadar gülmüştük. Yahut Çin malı bir ürünü PRC hiçbir ürün satmamıza rağmen bizden aldığını iddia eden bir müşterinin sözlü ve silahlı tehdidi yüzünden içeri birkaç dakika içinde polis doldu ve ifademize başvurulmak üzere saatlerce karakolda bekledik. Evlenme teklif alan kızlar ve yahut yemek tarifi veren teyzeler hepsi kabul edilebilinir ama mesai saatlerimin dışında hiçbir gerzeğe tahammül edemem!</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;">-Bakın Timur bey, tanıştığımıza memnun oldum ama hazır yasalardan bahsediyorken benim mesai saatim sekiz saattir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;">-Ya havle! Siz yolda kimseyle sohbet etmez misiniz? Farzedin bir yol arkadaşıyla konuşuyorsunuz sadece iş konuştuğumuz için mi rahatsız oldunuz ya da genç bir bayan olsaydım aynı şekilde rahatsız olur muydunuz?</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;">-Genç bir kadın olsaydınız bile genelde eve iş götürmem.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;">-Nezaketiyle meşhur bir delikanlıyla tanıştığımı sanıyordum. Sizin hakkınızda duyduklarım…</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;">Araya girdim:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;">-Nezaketimi sürdürmem için fazla mesai almıyorum Timur bey.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;">-Siz gençler! Her şey para öyle değil mi?</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;">-Her şey değil belki ama yeterince radyasyona maruz kaldıktan sonra bazı şeyler üzerine hassaslaşmaya başlıyor insan. Siz kodamanlar hayata nasıl bakıyorsunuz bilmiyorum, benimde tam iki sene önce aldığım dizüstü bilgisayarım tam garantisi dolduğu gün arızalandı ama bu konuyla ilgili ne satın aldığım yerin personelinden birinin ne de marka çalışanlarından birinin peşine düşüp taciz etmedim. Kaldı ki telefonunuzun kablolu kulaklığının bozulma sebebi fiziksel ve kuvvetle muhtemel kullanıcı hatası dolayısıyla benim ilgi ve yardım alanımın çok dışında bir yenisini edinmek isterseniz muhtemel piyasa fiyatı maksimum 15.00 TL olabilir. Yazılımını da daha önce üç kez aynı güncellemeyi tekrarlamamıza rağmen halen bazı oyunları oynayamıyorsanız bunun sebebi o oyunların yasaklanmış pornografik içerikli olmasından kaynaklanıyor olabilir, ne yazık ki pedofili konusunda da herhangi bir destek görev tanımımın içerisinde değil. Size yardımcı olmam için referansıyla geldiğiniz cerrah arkadaşınızın da Umman’dan aldığı bir ürünü garanti kapsamında değerlendiremediğimiz için beni tehdit etmiş olmasından başka bir tanışıklığımızın gerçekleşmediğini ise hiç irdelemiyorum.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;">-Seni!..</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;">-Lafınızı bölüyorum, yedeklerinizi mail olarak atmamı ister misiniz, ileride lazım olabilir?</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;">O an oturup ağlamamak için nasıl bir enerji sarfettiğini tahmin bile edemiyorum. Gözleri öyle tuhaf bir şekilde büyüyüp sabitlendi ki boynuma sarılıp ağlamaya başlayabilir diye korkup bir adım geri attım.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;">Evet sanırım artık işten ayrılma vakti gelmişti.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;">Piyasa öyle tuhaf bir hal almıştı ki her hangi bir konuda haklı olmak ve dilediğiniz türde manyaklıklarınızı normalleştirmek için yapmanız gerek tek şey bir ürün satın almaktır. Bir kalem pil alıp ve daha sonra müşteri hizmetlerini arayıp telefonda alkalin pil ile çinko karbon pil arasındaki farklılıklar hakkında callcenterı dinlerken mastürbasyon yapabilirsiniz, kocanıza edemediğiniz hakaretleri edebilirisiniz, arkadaşlarınız size dinlemeye değer biri olarak bulmuyorsa kendinizi dinletebilirsiniz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;">Serbest piyasa ve küreselleşme böyle bir şeydir asla gerçek bir muhatabınız yoktur ya da asla gerçekten birine yumruk atamazsınız. Modern hayat size herkesin bildiğini söylemek zorunda kalmama özgürlüğü verir. Buna değer veren ve belki de ulaşmak için çok uğraşmış ve onu korumaya and içmiş, bu işin militanı insanlar var. Mesela Timur bey gerçek bir demokrasi gerillasıdır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;">Ama bana göre değil.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;">Bence iç savaşlar ne sınıfların ne kültürlerin ne de başka tuhaf şeylerin çatışmasından çıkar. Her şey tamamen sosyal hastalıklar ve delirmeler yüzünden.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:14.25pt;background:white;"><span style="font-size:10pt;font-family:&amp;">Birgün birimizin eline bir fırsat geçecek ve diğerimizi öldürecek. Ciddiyim; O an Timur bey’in beni öldürmesini engelleyen tek şey şahitlerdi. Karambole getirebilecek olsaydık keşke…</span></p>
<p class="MsoNormal">
</div>
<br />Filed under: <a href='http://workpress.wordpress.com/category/enformasyon/'>enformasyon</a>, <a href='http://workpress.wordpress.com/category/press/laf-ola-beri-gele/'>laf ola beri gele</a>, <a href='http://workpress.wordpress.com/category/press/'>press</a>, <a href='http://workpress.wordpress.com/category/work/'>work</a> Tagged: <a href='http://workpress.wordpress.com/tag/kayip/'>kayıp</a>, <a href='http://workpress.wordpress.com/tag/press/'>press</a>, <a href='http://workpress.wordpress.com/tag/ruh-hastalari/'>ruh hastaları</a>, <a href='http://workpress.wordpress.com/tag/sosyal-hastaliklar/'>sosyal hastalıklar</a>, <a href='http://workpress.wordpress.com/tag/teoriden-sonra-hayat/'>teoriden sonra hayat</a>, <a href='http://workpress.wordpress.com/tag/work/'>work</a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/workpress.wordpress.com/262/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/workpress.wordpress.com/262/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/workpress.wordpress.com/262/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/workpress.wordpress.com/262/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/workpress.wordpress.com/262/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/workpress.wordpress.com/262/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/workpress.wordpress.com/262/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/workpress.wordpress.com/262/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/workpress.wordpress.com/262/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/workpress.wordpress.com/262/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/workpress.wordpress.com/262/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/workpress.wordpress.com/262/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/workpress.wordpress.com/262/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/workpress.wordpress.com/262/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=262&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://workpress.wordpress.com/2010/08/17/ticaret-hukukuna-giris/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">workpresscorps</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>kaybolanlar</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com/2010/08/09/kaybolanlar/</link>
		<comments>http://workpress.wordpress.com/2010/08/09/kaybolanlar/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Aug 2010 21:54:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>workpresscorps</dc:creator>
				<category><![CDATA[press]]></category>
		<category><![CDATA[work]]></category>
		<category><![CDATA[teoriden sonra hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://workpress.wordpress.com/?p=224</guid>
		<description><![CDATA[&#8216;teoriden sonra hayat&#8217;a 12 ekim 2005 yer, İstanbul Avrupa yakasında bir ev: Bir sigara yapar ve uzanır. Daha sonra iki ve üçüncüleri de… Huzursuz gibi bir hali var devamlı duvar köşelerini ve saati kontrol ediyor. Böyle bir süre daha geçtikten sonra telefona uzanıyor ve arkadaşını arıyor; Telefonu heyecanlı bir ses açıyor: ALO! -“Alo” ne lan? &#8230;<p><a href="http://workpress.wordpress.com/2010/08/09/kaybolanlar/" class="more-link">Dahası</a></p><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=224&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:right;">&#8216;teoriden sonra hayat&#8217;a</p>
<p><strong>12 ekim 2005 yer, İstanbul Avrupa yakasında bir ev:</strong></p>
<p>Bir sigara yapar ve uzanır. Daha sonra iki ve üçüncüleri de… Huzursuz gibi bir hali var devamlı duvar köşelerini ve saati kontrol ediyor. Böyle bir süre daha geçtikten sonra telefona uzanıyor ve arkadaşını arıyor;</p>
<p>Telefonu heyecanlı bir ses açıyor: ALO!</p>
<p>-“Alo” ne lan? Mösyö Yekta amk!<br />
-Ne haber dostum<br />
-İyilik, takılıyorum öyle. Kafamın kırılmasını bekliyorum ama sıkıldım. Nerdesin?<br />
-Bu sağlam halin mi? (sahte bir kahkaha atar)<br />
-…..<br />
-Dostum, orda mısın? (kısa bir kahkaha daha)<br />
-Sen bana ne demek istiyorsun artistik mi yapıyorum ben?<br />
-Hayır, kardeşim bazen insanın kafası o kadar hızlı kırıl ki yakalayamaz ve öyle sanar  ya, ondan dedim bana da oluyor herkese olur.<br />
-(kahkahayı patlatır)Nerdesin?<br />
-Kardeşim istiyorsan ben seni telefonu şarja taktıktan sonra arıyım da yarım kalmasın<br />
-Tamam<br />
-…..(Hızlı sinyal sesleri) dıt dıt dıt dıııt dıt dıt dıt dııtt…</p>
<p>Sinyal sesleri o kadar hızlı gelir ki Yekta’ya bir süre kalakalır kalp ritmi de sanki o sesler kadar hızlanır. Sonra sakince telefonu indirir ve içecek aramaya başlar.</p>
<p><strong>Üç ay önce bir Çarşamba, yer, İzmir:</strong></p>
<p>Murat: Sorun olmayacak, sadece bacağına doğru sıkcaz hem o kadar zenginler ki bir sorun olsa bile gerekirse yeni bir bacak alırlar!</p>
<p>Bekir: Neden ben geliyorum peki, madem sadece yolda geçerken ateş açıp uzayacaksan?</p>
<p>Murat: Araba kullanmak o kadar kolay mı zannediyorsun?</p>
<p>Bekir: Birini vurmak kolay öyle mi?</p>
<p>Murat: Bak kardeşim saçma bir şey üzerine tartışmayalım, sen araba kullanmayı öğrenene kadar bekliyorum diyorsan tamam ben de silahı kullanırım.</p>
<p>Bekir: Olmayan silahı?</p>
<p>Murat: Onu da sen halledeceksin, memlekette çok öyle merdiven altı filan. Biliyorsun sen artık..</p>
<p>Bekir: Ama sen gidip alıp geleceksin?</p>
<p>Murat: Evet, tamam!</p>
<p>Bekir: O zaman ben araba kullanmayı öğrenene kadar bekliyoruz!</p>
<p>Murat: …….</p>
<p><strong>Ağustos sonları, Yalova:</strong></p>
<p>Son zamanlar Murat ile Bekir bütün zamanlarını bu işe ayırmışlardır, zaten yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen bu iki kafadar artık tamamen birbirlerine dönmüş ve gece yatarken bile konuşarak ve tartışarak karşılıklı uyuyor ve sabah gözlerini açar açmaz kaldıkları yerden devam ediyorlardı.</p>
<p>Planladıkları şey şuydu; Fabrika bahçesine işçi ailelerinin gelmesine kızan yumurta fabrikasını patronu İsmet Öz’ün arabasını işçilerin ve ailelerinin toplandığı bahçeye doğru sürmesiyle bir işçinin kızının bacağı ezilmiş ve sakat kalmıştı. Daha sonra İsmet Öz gözaltındaki muayenesinde yüksek derecede alkollü çıkmıştı.</p>
<p>Eşi Mine hanımla bilinmeyen bir sebepten dolayı çıkan kavgalarından ötürü saatlerce alkol alan İsmet beyi, bahçede bir işçi ailesinden karı kocanın kavgası  sinirlendirmiş ve alkolün etkisiyle arabayı üzerlerine sürüp onları korkutmaya karar vermiş ve fakat istemeyerek başka bir ailenin kızına çarpmıştır. Gazetelerde konuyla ilgili günlerce yer alan haberler sadece bu tip safsatalardan ibarettir. Konu birkaç gün de sabah programlarına yansır, İsmet bey ve Mine hanımların hizmetçileri, komşuları, akrabaları ezilen kızın annesi Gülnur hanımla buluşturulur, Öz ailesinin iyiliklerinden ama ne kadar olursa olsun onlarında sıradan vatandaş ve türk ailesi olduklarından bahsedilir ve hatta Gülnur hanımın fabrikanın ustabaşı  eşi Ziya bey ile neden herkesin ortasında kavga ettikleri irdelenmeye başlanır. Programlara yaşam koçları ve aile sağlığı uzmanları katılır aile içi geçimsizlik ve şiddet tartışılır.</p>
<p>Uzun süren mahkeme sürecine rağmen sadece 1 hafta kadar gündemde kalabilmişti bu konu. Altı ay sonra Ustabaşı Ziya bey ve ailesinin davadan çekilmesiyle beraber,  sadece bir miktar para cezası ile salıverilen İsmet beyin hikayesi bazı gazetelerin ufak köşe kupürlerinde yer bulabildi ancak.</p>
<p>Şimdi Murat ve Bekir de Öz ailesinin hoppa kızlarını bacağından vuracak ve aileye şikayetçi olmamaları karşılığında bir dahaki sefere kızlarını öldürmeyeceklerini söyleyeceklerdi.</p>
<p>Günlerce ve daha haftalarca konuştular, planladırlar, vazgeçtiler, kavga ettiler, korktular tekrar ve tekrar konuştular…</p>
<p>Kesinlikle yakalanmadan ve kimlikleri bilinmeden bu saldırıyı gerçekleştirmeliydiler. Şimdiye kadar yaptıkları en büyük silahlı saldırı Karadeniz dağlar ve yaylalarında avcılık olan bu iki eski dost silahlar hakkında neredeyse her şeyi bilseler ve öğrenseler de kısa zaman da İstanbulun göbeğinde bu tip bir işe girişecek en ufak bir bilgileri yoktur. Tüm bildikleri filmlerden ve romanlardan ibarettir. Bu yüzden önceleri çok saçma ve imkânsız şeylerle kafa yordukları için fazlaca zaman ve enerji kaybetmişler ama şükür ki bir an televizyonda bir belgesel de duydukları, bir mühendisin  <em>“mühendislik en büyük ve zor işleri bile mümkün olan en basit biçimde gerçekleştirmektir aslında”</em> sloganıyla anlık birer aydınlanma yaşarlar ve her şeyi silip baştan başlarlar. Tek bir kurşun için üç ay düşünen bu silahlı propagandacılar boş zamanlarını, daha doğrusu yemek yemeye çıktıkları molaları, kısa mesafelerde Bekir’e araba kullanmayı öğreterek değerlendirirler. Öğlene doğru uyanıp bir kilometre kadar ileride ki Yalova merkeze gidip tost, sandviç gibileriyle kahvaltılarını yapıp birkaç dürüm paket ettirdikten sonra bir şişe de rakı, meze olarak ta yeşillik ve yoğurt alıp Bekir’in Alamancı amcası, Murat’ın Dayısı olan İlyas beyin evinde kalıyorlardı. Domuz İlyas lakaplı bu adam kırk yıldan fazladır Alamanya’da yaşamasına ve ikinci evliliğini bir alaman ile yapmasına rağmen orada bir arabası bile yokken tüm malvarlığı senede sadece üç-dört haftalığına gelebildiği Türkiye’dedir.</p>
<p><strong>12 ekim 2005, geceyarısı , İstanbul Anadolu yakası:</strong></p>
<p>İki yoldaş ikişer çift kanlı göz ve çatık kaşlarla çalıntı bir 84 Renault arabanın içinde oturuyorlar. Arabayı  Murat kullanıyor, Bekir arkada ve dizlerinin arasında hazır tuttuğu revolver&#8230; Bekir artık araba kullanabilse de Murat onu profesyonel bir kaçış için arabayı profesyonel bir sürücünün kullanması gerektiğine ikna etti, tabii bu ikna da Bekir’in kendisinden daha iyi bir nişancı olduğunu itiraf etmesinin payı yüksekti.</p>
<p>İsmet ve Mine Öz ailesinin küçük ve biricik kızları, kendinden 30 yaş büyük erkek(!) arkadaşının evinde. Eğer gün ağarmadan çıkarsa arabayı hızla üzerine sürüp Murat önce kıza çarpmaya çalışacak ama eğer yüksek ve dar bir kaldırım gibi ya da çöp kutusu, park etmiş bir araba gibi kıza çarpmasını engelleyecek bir şey varsa o şartta da Bekir kızın bacağına doğru ateş açacak. Sigortalı bir eylem planı, bu iki amatörün her zaman yaptıkları gibi fazla ince düşünülmüş ve fazla aptalca. Aslında Murat doğrudan bir noktadan ateş açmaktan yanaydı ve ilk planı da buna göreydi çünkü çarpmaya çalışmak hızlarını kesebilir diye düşünüyordu, ama Bekir’in kısasa kısas yorumu ve ısrarıyla bu planı benimsediler.</p>
<p>Bekir: Bu yaşta bir adamın bu kızı sabaha kadar tutması imkânsız kardeşim, kesin geceyarısı buradan ayrılacak.</p>
<p>Murat: Geceyarısı? (sulu bir kahkaha patlatır)</p>
<p>Bekir: Tabii ki hocam ne sandın, heriften ayrı babasından ayrı tırnakladıklarını gece çıkıp yiyecek kız (bir kahkahada Bekir patlatır)</p>
<p>Murat: Yiyecek?(sırıtır) evde yedikleri yetmez mi diyorsun?</p>
<p>Bekir: Yiyecek ya, yeter mi hiç!</p>
<p>İkisi birden kahkahalarla muhabbeti iyice edepsizleştirirler ve ama bir süre sonra etraftan dikkat çekeceklerini düşünüp birbirlerini “şşşş” lerle susturmaya çalışırlar ama yine de birinden biri ortaya bir laf atıp kıkırdatmayı sürdürüyorken Murat’ın telefonu çalar.</p>
<p>-Kim arıyor amk!</p>
<p>-Yekta ya..</p>
<p>-Niye kapamıyon lan telefonunu?</p>
<p>- Sinema mı lan burası?</p>
<p>-Ne saçmalıyorsun sen ya?</p>
<p>-Oğlum zil sesini değiştirdim benim yaptığım kayıt çalmıyor duyulsa da fark etmez, ya önemli bi’şey olsa? O yüzden açık bıraktım</p>
<p>-Ya dinliyorlarsa lan?</p>
<p>-Hassiktir ya sen kimsin seni mi dinleyecekler memleketin nüfusu yüz milyon olmuş!</p>
<p>O esnada telefonu açar: ALO! […] naber dostum […..] bu sağlam halin mi? Hahahahaha! dostum, orda mısın? (hahaha) [……] hayır kardeşim bazen insanın kafası o kadar hızlı kırıl ki yakalayamaz ve öyle sanır ya, ondan dedim bana da oluyo herkese olur.[….] kardeşim istiyorsan ben seni telefonu şarja taktıktan sonra arıyım da yarım kalmasın?</p>
<p>Telefonu böylece kapatır, Bekir arkada halen mızmızlanmaktadır.</p>
<p>-Ne bu şimdi amk ya? Adam telefonla konuşuyo şakalaşıyo filan bu ne lan?</p>
<p>-Açmayım mı adamın telefonunu belki acil bi’şey oldu.</p>
<p>-Tamam madem önemli bi’şey yok kapat o zaman hemen! Muhabbet ediyosun daha!</p>
<p>-Ya adamın kafası güzel oğlum şimdi hemen kapatırım tribe girer kurulur bize yok yere..</p>
<p>-Haberi olsaydı aramazdı işte herifin dünyadan haberi yok ama biz onun lafıyla iş yapıyoz amk!</p>
<p>-Bakunin’in Nechaev’in yaptıklarından, Malatesta’nın Mahno’nun yaptıklarından ne zaman haberi oldu? Eyleme katılmayacak birinin kim olursa olsun eylemden haberi olması gerekmez, kim olursa olsun rapor verecekte değiliz, hem söylesek nolur <em>“Ulan madem bi bok yiyeceksiniz niye beraber çalışmayacağınız adamlarla paylaşıyorsunuz bilgiyi”</em> demez mi? Unutma <em>“Yarını kurarken biraz da hayalini kurduğunuz o yarın gibi yaşayın bugünlerinizi ki, sadece basit bir hayalperestlik olmadığını hem kendinize hem topluma gösterin; propaganda kendi yaşamımızdan başlar inandığınız gibi yaşayabildiğiniz kadar kazanmış sayılırsınız!”</em></p>
<p>-Bunu bir seferde mi ezberledin?</p>
<p>-Hayır.. Ha pardon, sana söylemeyi unuttum, İstanbul’daki toplantılarda artık bir arkadaş Yekta’nın konuşmalarını bant kaydına alıp sonrada yazıya döküyor.</p>
<p>-“Pardon” ne lan? Fransız mısın lan sen? Yavşak arşivciler! Bundan sonra toplantılarda bana ismimle seslenmezsen sevinirim o zaman.</p>
<p>-Kötü bir şey değil arşivcilik, tarihimizi belgeliyoruz.</p>
<p>-Götümüze girecek o belgeler. Tarihini skm senin e mi!</p>
<p>- Amk!</p>
<p>-Ben senin sülalenin amk!</p>
<p>- Amk çıktılar lan! İkisi birden çıktı!</p>
<p>- …..</p>
<p>- Napıcaz?</p>
<p>- Sür lan! Sür amk!  Kapıdan çıktılarına göre başka bir araba bekliyorlar, kimse gelmeden halledelim…</p>
<p>Demesine kalmadan Murat gazı köklemişti bile, hızla kaldırıma yöneldi iki çift sarhoş göz tilki gözü gibi parlıyordu, dağ yollarında birden arabanın önüne bok varmış gibi atlayıp farları görünce kilitlenen tilkiler geldi aklına ama bu sefer frene değil gaza kökledi, Bekir takma sakalarına ve boyalı saçlarına güvenerek pencereden neredeyse beline kadar çıkıp hemencecik nişanını alıp tek bir atış yaptı, kız bacağından vurulup sevgilisini üzerine şaşkınlıkla yığılırken Murat o hızla ikisinin de üzerinden geçti. Bu insandan tümsek yüzünden, henüz pencereden içeri girmemiş Bekir neredeyse silahını düşürüyordu ve belini de incitti. Kendini içeri çektiğinde sadece soluk soluğaydı, ikisi de kısa bir süre ne olduğunu anlamaya çalıştılar. Hiç konuşmadan arabayı terk edecekleri on kilometre kadar ilerideki arasokağa doğru tam gaz ilerledir. Hedeflerine neredeyse yaklaştıkları esnada Bekir: “harika” dedi, “İdeololoğumuz bir esrarkeş ve az önce bir çifte, ateş açıp sonrada ikisinin de üzerinden geçtik.”</p>
<p>-Çünkü sayın gerizekalı; benim çarpıp çarpamayacağımı anlamadan silaha sarıldın!</p>
<p>-Çünkü mister gerizekalı; iki kişiyi birden ezmeyeceğini düşündüm!</p>
<p>-Ya yanlışlıkla adamı vursaydın!</p>
<p>-Kız ihtiyarın iki katı lan! Öyle bir hedefi kaçırabilir miyim sence?</p>
<p>İkisi de bir yandan cık cıklar gibi başlarını sallarken diğer yandan da pis pis sırıtıyorlardı, Murat “Yine de kendi planına uymadın çok aptalca bi’şey bu kardeşim, bu kararlılığımızın ne kadar sağlam olduğunu gösterse de planımızın yeterince esnek olmadığını da gösteriyor.” Dedi</p>
<p>Bekir: Sana cevap vermiyorum Murat ama şu işten bir kurtulalım seni sikmek konusunda da oldukça kararlıyım!</p>
<p>ilk silahlı eylemleri gerçekleşmişti, internete silahlı eylemle ilgili isimsiz propagandalarını yaymakta gecikmediler.  Öz ailesinin müstakbel damadının iki bacağı dizlerden itibaren kırılmış, Kızları bacağından vurulmuş  ve aynı bacağının bileği kırılmıştı. Öz ailesi şikayetçi olmasa da Müstakbel damatları şikayetçi olmuş ve bu yüzden ilişkileri bitmişti. Hoş, şikayetçi taraf  olsa da olmasa da olay bir kamu davası olarak ele alınmış yine de saldırının failleri yakalanamamıştı.</p>
<p><strong>31 aralık 2005, yılbaşı gecesi Ankara:</strong></p>
<p>Yekta: Bizden biri olabileceğini düşünmüştüm, hatta siz olabileceğinizi bile!</p>
<p>Bekir: Adam sadece hatip değil müneccim de amk!</p>
<p>(kahkahalar…)</p>
<p>Yekta: Ama ben düşündüysem başkaları da düşünmüştür, ortada bir delil bulunamadı diye lanse ediliyor ama yine de gevşemeyin, dikkatli davranalım, dikkatli ama olağan&#8230; Hep irtibatta ve tetikte kalalım. Ortalık durulana kadar, bir sene kadar mümkünse mizah dergisi bile taşımayın.</p>
<p>Murat: Ama bu olağan olmaz ki.</p>
<p>Yekta: Dikkatli olun işte, GBT için bile fırsat vermeyin onu demek istiyorum!</p>
<p>Bekir:  Ya bu Murat salak ya valla, anlamaz bu düz mantık amk!</p>
<p>Murat: Ee? Bu mu amk, bize sadece “götü kollayın mı” diyosun yani?</p>
<p>Yekta: Hayır, sadece şaşkınlığımın geçmesini beklerken ilk aklıma gelenleri söylüyorum, ilk aklıma gelenler tabii ki güvenlikle ilgili olacak. Ama eylemle ilgili ne düşündüğümü sorarsan, yerinde miydi değil miydi diye fikir yürütmeyeceğim, düşündüğüm sadece şu, çok basit bir plan ve teçhizatlarla neredeyse sırf cesaretle gerçekleştirmişsiniz ama o kadar çok eksik ayağı var ki, sizde farkındasınız zaten. Ben her sert ve hedefini bulan saldırıdan sonra şunu düşünürüm; bu sefer sistem kendini nasıl yenileyecek ve güçlendirecek ve acaba biz devamlı kendini yenileyen ve güçlendiren sisteme karşı daha yeni nasıl yaklaşabileceğiz?</p>
<p>Bekir: Artık bizim gibilere çok daha farklı bakılacak</p>
<p>Murat: Ve davranılacak</p>
<p>Bekir: Umarım herkes bunu fark eder</p>
<p>Murat: Bunun onları ilgilendiren bir iş olduğunu bilemeden tamamen fark etmelerini, farketseler bile içselleştirmelerini beklemek doğru olmaya bilir. Keşke eylemden sonra isim verseydik</p>
<p>Bekir: Olmayan ismimizi mi?</p>
<p>Murat: Genel bişey, genel bir kimlik..</p>
<p>Bekir: Ben zaten bir eylemin sorumluluğunu aldım, herkes de kendini kollamanın ve olaylara dikkatli yaklaşmanın, irdelemenin sorumluluğunu alabilir, kimse için fazladan bir sorumluluk alamam, benim hayal ettiğim yarında birbirine yardımcı ve destek olmayı herkese yardım edebileceği gibi bir kibir ve bencil iyi niyetiyle karıştıran insanlar yok çünkü! Alınma kardeşim.</p>
<p>Murat: Hayır hayır alınmıyorum; Bir binayı uzun demirler ve çelikler, sert ve kalın taşlar, bolca yumuşak harçlarla, güzel renklerle, iyi yalıtımlarla yaparlar, sağlam bir binayı da sağlam zemine, esnekçe yaparlar benim gördüğüm şey malzemenin ve işçilerin hazır olduğu. Şimdi buna içmek istiyorum.</p>
<p>-Şerefe!</p>
<p>-Şerefe!</p>
<p>-Şerefe!</p>
<br />Filed under: <a href='http://workpress.wordpress.com/category/press/'>press</a>, <a href='http://workpress.wordpress.com/category/work/'>work</a> Tagged: <a href='http://workpress.wordpress.com/tag/press/'>press</a>, <a href='http://workpress.wordpress.com/tag/teoriden-sonra-hayat/'>teoriden sonra hayat</a>, <a href='http://workpress.wordpress.com/tag/work/'>work</a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/workpress.wordpress.com/224/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/workpress.wordpress.com/224/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/workpress.wordpress.com/224/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/workpress.wordpress.com/224/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/workpress.wordpress.com/224/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/workpress.wordpress.com/224/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/workpress.wordpress.com/224/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/workpress.wordpress.com/224/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/workpress.wordpress.com/224/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/workpress.wordpress.com/224/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/workpress.wordpress.com/224/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/workpress.wordpress.com/224/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/workpress.wordpress.com/224/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/workpress.wordpress.com/224/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=224&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://workpress.wordpress.com/2010/08/09/kaybolanlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">workpresscorps</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>kişilik bozukluğu</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com/2009/11/03/kisilikbozuklugu/</link>
		<comments>http://workpress.wordpress.com/2009/11/03/kisilikbozuklugu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 2009 01:36:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>workpresscorps</dc:creator>
				<category><![CDATA[laf ola beri gele]]></category>
		<category><![CDATA[press]]></category>
		<category><![CDATA[alamet]]></category>
		<category><![CDATA[özeleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[tahlil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://workpress.wordpress.com/?p=210</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;He deals the cards as a meditation And those he plays never suspect&#8230;&#8221; Onları gerçekten düşün; tanrılarını yenen insanları.. Tüm bu destanlar ne için yazıldı? Öykünmen gereken şey bu kahramanların eriştikleri güçler miydi? Kazanılan bir savaş neyi ifade eder? İnandığın şeyler için neler yaptığını düşün. Nelere direnebildiğini düşün. Neden uykusuz kalabildiğini, neden soğuğa direnebildiğini&#8230; Nasıl &#8230;<p><a href="http://workpress.wordpress.com/2009/11/03/kisilikbozuklugu/" class="more-link">Dahası</a></p><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=210&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:right;"><em>&#8220;He deals the cards as a meditation<br />
And those he plays never suspect&#8230;&#8221;</em></p>
<p>Onları gerçekten düşün; tanrılarını yenen insanları.. Tüm bu destanlar ne için yazıldı? Öykünmen gereken şey bu kahramanların eriştikleri güçler miydi? Kazanılan bir savaş neyi ifade eder?</p>
<p>İnandığın şeyler için neler yaptığını düşün. Nelere direnebildiğini düşün. Neden uykusuz kalabildiğini, neden soğuğa direnebildiğini&#8230; Nasıl oluyorda en temel ihtiyaçlarını hem de hiç farketmeden bir an da ikinci plana çekebildiğini düşün. Sen sadece varlığınla bile oldukça iyisin.</p>
<p>Bir grup primat basit birkaç sebeple boeing 787 üretmedi. Radyo dalgası basit bir keşif değildi.</p>
<p>İnsan müthiş bir türdür küçük adam! Ama tanrıları yenen insan kendi gücüyle değil onların zayıflığıyla asayı kavradı. Ve müthiş adam tanrı olmayı istiyorsa ne yapılabilinir? Balina kıyıya vurduğunda ihtiyacı olan, vicdandan fazlasıdır.</p>
<p>Kaşalot adam müthiş olmakla yetinemeyecekse onun olanaklarından istifade edecek başka bir tür yeni destanlarını yazacaktır. Umulacak tek şey kusursuzluğa dair saplantılar edinmemeleridir.</p>
<p>Hikayesini fırsattan istifade bir zaferle yazan hiçbir tür yeni yetmelerin eğlencesi bir mitolojiden fazlası olamaz.</p>
<br />Posted in laf ola beri gele, press Tagged: alamet, özeleştiri, eleştiri, press, tahlil <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/workpress.wordpress.com/210/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/workpress.wordpress.com/210/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/workpress.wordpress.com/210/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/workpress.wordpress.com/210/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/workpress.wordpress.com/210/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/workpress.wordpress.com/210/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/workpress.wordpress.com/210/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/workpress.wordpress.com/210/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/workpress.wordpress.com/210/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/workpress.wordpress.com/210/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/workpress.wordpress.com/210/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/workpress.wordpress.com/210/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/workpress.wordpress.com/210/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/workpress.wordpress.com/210/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=210&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://workpress.wordpress.com/2009/11/03/kisilikbozuklugu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">workpresscorps</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>randevu</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com/2009/10/01/randevu/</link>
		<comments>http://workpress.wordpress.com/2009/10/01/randevu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Oct 2009 21:31:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>workpresscorps</dc:creator>
				<category><![CDATA[press]]></category>
		<category><![CDATA[work]]></category>
		<category><![CDATA[görüşmeler]]></category>
		<category><![CDATA[tahlil]]></category>
		<category><![CDATA[teoriden sonra hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://workpress.wordpress.com/?p=202</guid>
		<description><![CDATA[Kapıdan içeri zor girdiğim trende orta boylu cılız ihtiyarın yanı boştu,az ama düzgün taranmış gri saçları ve devrimci bıyığı, gri takım elbisesi ve rugan ayakkabılarıyla emekli bir demiryolları emektarı olduğunu sanmak kolaydı. İçinde bir paket dondurulmuş bir şey olan torbasındakiyle akşam zavallı karnını doyurmaya çalışacak olduğunu düşünmekse herkezi olacağı gibi beni de üzdü. Oturdum, beş &#8230;<p><a href="http://workpress.wordpress.com/2009/10/01/randevu/" class="more-link">Dahası</a></p><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=202&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="_mcePaste" style="position:absolute;left:-10000px;top:0;width:1px;height:1px;">Kapıdan içeri zor girdiğim trende orta boylu cılız ihtiyarın yanı boştu,az ama düzgün taranmış gri saçları ve devrimci bıyığı, gri takım elbisesi ve rugan ayakkabılarıyla emekli bir demiryolları emektarı olduğunu sanmak kolaydı. İçinde bir paket dondurulmuş bir şey olan torbasındakiyle akşam zavallı karnını doyurmaya çalışacak olduğunu düşünmekse herkezi olacağı gibi beni de üzdü. Oturdum, beş durak sonra iniyorum diye düşündüm; on bilemedin onbeş dakika&#8230; An da gülümseyerek bana döndü ve “Kajmirleri bilir misin?” dedi.</div>
<div id="_mcePaste" style="position:absolute;left:-10000px;top:0;width:1px;height:1px;">Derin bir nefes aldı, sonra: “Kajmirler ilk ya da son değildiler, benim sıralamama göre tam da ikinciydiler. Önceleri hiçbir şeyin olmadığı gibi Onların da bir isimleri yoktu ta ki gitmek zorunda kalacakları güne kadar. Dönemlerini anlatmak kolay değil ama dünya bir altın çağ geçirdi dersem belki kafanda, çağlarına dair yeterince hoş şey uyanır. Kendinle çok fazla ortak nokta arama, fiziksel olarak da, düşünce dünyaları, dünyamıza yaklaşımları da insanlardan çok başkaydı Kajların. Onlar da aynı insanlar gibi dünyaya hakim geldiler ama biliyorlardı ki bu onların sadece görevleridir. Öngörüleri güçlü Kajlar tıpkı tüm canlılar gibi belli dönemlerini istihareyle geçirirlerdi ve gün gelince her türün başına gelecek olan yok oluşun onlara da yaklaştığını gördüler. Yine de onların ki  gibisini kimse haketmez; Ga onlara tuzak kurmuş ve artık iyice semirmiş olan bu topraklarda Kajmirlerin düzenine göz dikmişti. Ga; dünyayı ilk terkedendi! Kadere bak ki vakti zamanında verimsiz ve yetersiz bulduğu bu yaşam şimdi tam da onun istedikleriyle dolmuş taşıyordu. Gelecekti, askerleri Kaj medeniyetine dair ne var ne yok silip de geriye kalanların üzerine O’nun tahtını kurunca gelecek ve zamanında ne için gittiyse onun için yönetmeye başlıyacaktı. İhtirasları&#8230; O kadar büyüktür ki O’nun ihtirasları, istesen de tahmin edemezdin, kaldı ki bir asker olarak istiyor olman bile mucize olurdu.”</div>
<div id="_mcePaste" style="position:absolute;left:-10000px;top:0;width:1px;height:1px;">Ayıp olmasın diye esnenemi engellemeye çalışarak saatime baktım. Altı-yedi dakika sonra inmem lazım diye düşünürken tekrar gülümsedi: “Siz edebiyata ve mimariye hakim insanoğlu, bu öğündüğünüz şeylerin hepsi sadece bir yalan ve emir, amacınız dışında her şeyin karşısında o kadar soğuksunuz ki; hatta en keskin soğuk bile sevimli kalır!”</div>
<div id="_mcePaste" style="position:absolute;left:-10000px;top:0;width:1px;height:1px;">Biliyorum dedim, ama lütfen biraz daha hızlı&#8230; Öfkesini hakediyordum yine de ilk kez bir şeyi hakediyor olmak memnun etti beni.</div>
<div id="_mcePaste" style="position:absolute;left:-10000px;top:0;width:1px;height:1px;">“Yok edildi Kajmir diyarı; ne taş üstünde taş ne omuz üstünde baş kaldı. Kimse daha iyisini beklemiyordu zaten, iyi diyorum çünkü en azından onurları kurtuldu. Ama yine de sanma sakın, Kajlar ne basiretsiz ne de akılsızdılar, bu sonun haberine ulaştıkları andan itibaren uzun zamanlarca düşünüp kaj bilgisine bir isim koymaya karar verdiler ve bu tek bir ismin ilk telaffuzuyla beraber, dünya düzeninde insanların içinde bugün dil dediğimiz en basit ve yaygın bilgi aktarma metodu oluştu”</div>
<div id="_mcePaste" style="position:absolute;left:-10000px;top:0;width:1px;height:1px;">Üreme zannediyordum diyecektim ki kendi aptallığıma kızdım, nehirde sepetle bırakılan tek bir çocuk gibi tuhaf bir hikaye bile uyduramayacaklardı, yürüdükleri patikalar bile yok edilmişti bu zavallı halkın. Yavaş yavaş bir şeyler yerine oturmaya başlamıştı; Tabii ki askerler Kajmirleri birdenbire yok edememişlerdi, ihtiyarın dediği gibi onların da eli armut toplamıyordu. Eski bilgilerimi yokladım ve bu tezimi Ga’nın defalarca eski orduları işi uzatmalarından dolayı cezalandırıp her seferinde öncekinden daha iyilerini yetiştirip yolladığını hatırlayarak doğruladım. Ama bi’şeyler çözmeye başlamış olmanın heyecanı kursağımda kaldı, bir an kendimi düşündüm ve etrafımdakilere baktım, hatıralarımı yokladım; en iyilerinin soyundan gelmek&#8230; İşte bu çok güzel&#8230;</div>
<div id="_mcePaste" style="position:absolute;left:-10000px;top:0;width:1px;height:1px;">Kajlar dilin ve sembolizmin temelini atmakla kalmamışlar ilk enfermasyonuda gerçekleştirmişlerdi. Onların izini süren askerler dağlar ve ormanlar boyunca, taşlar, ağaçlar ve deriler üzerinden işaretlerin, esirlerinin birbirlerine karşı çıkardıkları seslerin anlamını çözmeye çalışarak kendilerince deliller elde ederken aslında sadece yapmaları beklenilen şeyi yapıyorlar ve bir dili öğreniyorlardı öbür taraftan bu basit primatlar kendileri kadar basit iletişim biçimini hemen içselleştirmiş olmalılar. Ga ve tebası da askerlerinin bu durumunu gelişme ve iyileşme olarak algıladılarsa bundan şaşılacak hiçbir şey yok çünkü bu enfermasyonun bedeli olarak Kajlar her seferinden daha çok kurban veriyordu.</div>
<div id="_mcePaste" style="position:absolute;left:-10000px;top:0;width:1px;height:1px;">“Durağı kaçırmak üzeresin”, bu sefer de ben ona gülümsedim, kaçırmak istemediğim daha önemli şeyler vardı. Anlatmaya devam etti:</div>
<div id="_mcePaste" style="position:absolute;left:-10000px;top:0;width:1px;height:1px;">“Askerler dünya üzerinde tek hakim olarak kalıp yayılmaya ve düzeni kurmaya başladıkça tabii ki artık çoğu şey de değişmeye başlamıştı. Benimsedikleri ve sevdikleri bu dünyada beceriksizlikleri ve hoyratlıkları her seferinde yaptıklarından daha fazlasını alıp götürüyordu onlardan, yine de sevdiler yerleştiler ve çoğaldılar. Hatta çoğu zamanlarını sulh içinde geçirmeye başladılar. Gel gör ki baştan ayağa yanlış algı ve hareketleriyle aslında doğru düzgün hiçbir şey yapamıyorlar sözüm ona kurdukları düzenler içerden ve ya dışardan diğer eratlarca tahrip ediliyor yıkılıyordu. Komploculuk ve riyakarlıkla beraber güvensizlik ve korkunun başgöstermesi hiçte uzun zaman almadı. Ga, uzaklardan ağır aksak ve muhtemelen yol üstündeki irili-ufaklı işlerini de hallederek gelirken şüphe duymadığı tek şey Kajmirsiz bir dünyanın kendisi için tehlikeli olabileceğiydi. Bu zavallı ve zoraki topluluk görevini eksiksiz yerine getirirken başka hiçbir şansıda yoktu ki Ga ve ailesini üzebilsinler. Sadece talim maksatlı yolladığı toy mahdumları bile kalabalıkların bu rutinlerinden sıkılıyor ve sık sık eğlenmek için türlü fecaatler yaratıyorlardı.</div>
<div id="_mcePaste" style="position:absolute;left:-10000px;top:0;width:1px;height:1px;">Öbür taraftansa Kajların bilgisi bir yerlerde ve bir şekilde bazen uluorta bazen sessizce, bazen tanınmıyacak kadar parçalanmış bazense parçalarını bularak bir yerlerden bir yerlere akıp duruyordu. Sonra soğuk amansız bir coğrafyada bir grup kadın ve erkek onu farketti ve takip etti. Bilgi onlara beceri ve güç verdi ve yükseltti. Bu yükseliş onlara farklı bir tat verdi böylece bilgiyi daha bir azimle takip etmeye başladılar, çabalarının karşılığını her seferinde daha da çok aldılar; artık unuttukları şeyi, asker olduklarını ve sefaletlerini farkettiler. Aşşağılandıklarını ve sömürüldüklerini ve daha da kötüsünü, cehaletlerini ve cinayetlerini görmeye ve öğrenmeye başladılar. Böyle basit bir hayatın ve kullanılmanın ve istismarın hesabını kim soracaktı? Onlara Netı dediler. Öğrenmeye başladıkları şey daha yolun başındayken bile onları değiştirdi ve güçlendirdi. Ne yazık ki güç sahibinin gammazcısıdır da aynı zamanda, bilginin gücüne sahip olmakdan önce gücü gizli tutmanın bilgisine sahip olmak gerekir. Netılar bize sadece bunu öğreterek ayrılmadılar aramızdan, Kajların direnç ve taktiğini özel olmaktan çıkartıp tüm türler içinde teyit ederek hepimize yeni bir ipucu verdiler; Türleri ayrı, bilgiyi ve düşmanı tek yaptılar herkezin gözünde. Ga’nın oyunlarını bozup bu gezegendeki tahtını salladılar ve o günden beri bin yıllardır sırf bu bozulan işlerini düzeltmeye adadı kendini o soysuz! Öfkeside büyüdü belki ama o öfke karşısında teslim olmayı tartışma ihtiyacı bile duymadan yıllar boyunca kuzeyin en zor şartlarında çıplak doğada yaşarken çobanlara ve gezginlere bildiklerini aktararak, kanlarını onlara geçirerek daha yüksek bir savaşın işçilerini bir çoğunu hiç tanımadan yetiştirdiler Netılar.”</div>
<div id="_mcePaste" style="position:absolute;left:-10000px;top:0;width:1px;height:1px;">Hikayen etkileyici ve inanıyorum ki doğru ama senin adına üzgünüm çünkü bu randevu sadece benim adıma verimli geçti. Yine de vefa borcumu ödemek isterim ve ama senin için yapabileceğim tek şey bunu birkaç kişiyle daha paylaşmak olur ihtiyar dostum.</div>
<p>Kapıdan içeri zor girdiğim trende orta boylu cılız ihtiyarın yanı boştu,az ama düzgün taranmış gri saçları ve devrimci bıyığı, gri takım elbisesi ve rugan ayakkabılarıyla emekli bir demiryolları emektarı olduğunu sanmak kolaydı. İçinde bir paket dondurulmuş bir şey olan torbasındakiyle akşam zavallı karnını doyurmaya çalışacak olduğunu düşünmekse herkezi olacağı gibi beni de üzdü. Oturdum, beş durak sonra iniyorum diye düşündüm; on bilemedin onbeş dakika&#8230; An da gülümseyerek bana döndü ve <em>“Kajmirleri bilir misin?” </em>dedi.</p>
<p>Derin bir nefes aldı, sonra: <em>“Kajmirler ilk ya da son değildiler, benim sıralamama göre tam da ikinciydiler. Önceleri hiçbir şeyin olmadığı gibi Onların da bir isimleri yoktu ta ki gitmek zorunda kalacakları güne kadar. Dönemlerini anlatmak kolay değil ama dünya bir altın çağ geçirdi dersem belki kafanda, çağlarına dair yeterince hoş şey uyanır. Kendinle çok fazla ortak nokta arama, fiziksel olarak da, düşünce dünyaları, dünyamıza yaklaşımları da insanlardan çok başkaydı Kajların. Onlar da aynı insanlar gibi dünyaya hakim geldiler ama biliyorlardı ki bu onların sadece görevleridir. Öngörüleri güçlü Kajlar tıpkı tüm canlılar gibi belli dönemlerini istihareyle geçirirlerdi ve gün gelince her türün başına gelecek olan yok oluşun onlara da yaklaştığını gördüler. Yine de onların ki  gibisini kimse haketmez; Ga onlara tuzak kurmuş ve artık iyice semirmiş olan bu topraklarda Kajmirlerin düzenine göz dikmişti. Ga; dünyayı ilk terkedendi! Kadere bak ki vakti zamanında verimsiz ve yetersiz bulduğu bu yaşam şimdi tam da onun istedikleriyle dolmuş taşıyordu. Gelecekti, askerleri Kaj medeniyetine dair ne var ne yok silip de geriye kalanların üzerine O’nun tahtını kurunca gelecek ve zamanında ne için gittiyse onun için yönetmeye başlıyacaktı. İhtirasları&#8230; O kadar büyüktür ki O’nun ihtirasları, istesen de tahmin edemezdin, kaldı ki bir asker olarak istiyor olman bile mucize olurdu.”</em></p>
<p>Ayıp olmasın diye esnenemi engellemeye çalışarak saatime baktım. Altı-yedi dakika sonra inmem lazım diye düşünürken tekrar gülümsedi: <em>“Siz edebiyata ve mimariye hakim insanoğlu, bu öğündüğünüz şeylerin hepsi sadece bir yalan ve emir, amacınız dışında her şeyin karşısında o kadar soğuksunuz ki; hatta en keskin soğuk bile sevimli kalır!”</em></p>
<p>Biliyorum dedim, ama lütfen biraz daha hızlı&#8230; Öfkesini hakediyordum yine de ilk kez bir şeyi hakediyor olmak memnun etti beni.</p>
<p><em>“Yok edildi Kajmir diyarı; ne taş üstünde taş ne omuz üstünde baş kaldı. Kimse daha iyisini beklemiyordu zaten, iyi diyorum çünkü en azından onurları kurtuldu. Ama yine de sanma sakın, Kajlar ne basiretsiz ne de akılsızdılar, bu sonun haberine ulaştıkları andan itibaren uzun zamanlarca düşünüp kaj bilgisine bir isim koymaya karar verdiler ve bu tek bir ismin ilk telaffuzuyla beraber, dünya düzeninde insanların içinde bugün dil dediğimiz en basit ve yaygın bilgi aktarma metodu oluştu”</em></p>
<p>Üreme zannediyordum diyecektim ki kendi aptallığıma kızdım, nehirde sepetle bırakılan tek bir çocuk gibi tuhaf bir hikaye bile uyduramayacaklardı, yürüdükleri patikalar bile yok edilmişti bu zavallı halkın. Yavaş yavaş bir şeyler yerine oturmaya başlamıştı; Tabii ki askerler Kajmirleri birdenbire yok edememişlerdi, ihtiyarın dediği gibi onların da eli armut toplamıyordu. Eski bilgilerimi yokladım ve bu tezimi Ga’nın defalarca eski orduları işi uzatmalarından dolayı cezalandırıp her seferinde öncekinden daha iyilerini yetiştirip yolladığını hatırlayarak doğruladım. Ama bi’şeyler çözmeye başlamış olmanın heyecanı kursağımda kaldı, bir an kendimi düşündüm ve etrafımdakilere baktım, hatıralarımı yokladım; en iyilerinin soyundan gelmek&#8230; İşte bu çok güzel&#8230;</p>
<p>Kajlar dilin ve sembolizmin temelini atmakla kalmamışlar ilk enfermasyonuda gerçekleştirmişlerdi. Onların izini süren askerler dağlar ve ormanlar boyunca, taşlar, ağaçlar ve deriler üzerinden işaretlerin, esirlerinin birbirlerine karşı çıkardıkları seslerin anlamını çözmeye çalışarak kendilerince deliller elde ederken aslında sadece yapmaları beklenilen şeyi yapıyorlar ve bir dili öğreniyorlardı öbür taraftan bu basit primatlar kendileri kadar basit iletişim biçimini hemen içselleştirmiş olmalılar. Ga ve tebası da askerlerinin bu durumunu gelişme ve iyileşme olarak algıladılarsa bundan şaşılacak hiçbir şey yok çünkü bu enfermasyonun bedeli olarak Kajlar her seferinden daha çok kurban veriyordu.</p>
<p><em>“Durağı kaçırmak üzeresin”</em>, bu sefer de ben ona gülümsedim, kaçırmak istemediğim daha önemli şeyler vardı. Anlatmaya devam etti:</p>
<p><em>“Askerler dünya üzerinde tek hakim olarak kalıp yayılmaya ve düzeni kurmaya başladıkça tabii ki artık çoğu şey de değişmeye başlamıştı. Benimsedikleri ve sevdikleri bu dünyada beceriksizlikleri ve hoyratlıkları her seferinde yaptıklarından daha fazlasını alıp götürüyordu onlardan, yine de sevdiler yerleştiler ve çoğaldılar. Hatta çoğu zamanlarını sulh içinde geçirmeye başladılar. Gel gör ki baştan ayağa yanlış algı ve hareketleriyle aslında doğru düzgün hiçbir şey yapamıyorlar sözüm ona kurdukları düzenler içerden ve ya dışardan diğer eratlarca tahrip ediliyor yıkılıyordu. Komploculuk ve riyakarlıkla beraber güvensizlik ve korkunun başgöstermesi hiçte uzun zaman almadı. Ga, uzaklardan ağır aksak ve muhtemelen yol üstündeki irili-ufaklı işlerini de hallederek gelirken şüphe duymadığı tek şey Kajmirsiz bir dünyanın kendisi için tehlikeli olabileceğiydi. Bu zavallı ve zoraki topluluk görevini eksiksiz yerine getirirken başka hiçbir şansıda yoktu ki Ga ve ailesini üzebilsinler. Sadece talim maksatlı yolladığı toy mahdumları bile kalabalıkların bu rutinlerinden sıkılıyor ve sık sık eğlenmek için türlü fecaatler yaratıyorlardı.</em></p>
<p><em> </em></p>
<p><em>Öbür taraftansa Kajların bilgisi bir yerlerde ve bir şekilde bazen uluorta bazen sessizce, bazen tanınmıyacak kadar parçalanmış bazense parçalarını bularak bir yerlerden bir yerlere akıp duruyordu. Sonra soğuk amansız bir coğrafyada bir grup kadın ve erkek onu farketti ve takip etti. Bilgi onlara beceri ve güç verdi ve yükseltti. Bu yükseliş onlara farklı bir tat verdi böylece bilgiyi daha bir azimle takip etmeye başladılar, çabalarının karşılığını her seferinde daha da çok aldılar; artık unuttukları şeyi, asker olduklarını ve sefaletlerini farkettiler. Aşşağılandıklarını ve sömürüldüklerini ve daha da kötüsünü, cehaletlerini ve cinayetlerini görmeye ve öğrenmeye başladılar. Böyle basit bir hayatın ve kullanılmanın ve istismarın hesabını kim soracaktı? Onlara Netı dediler. Öğrenmeye başladıkları şey daha yolun başındayken bile onları değiştirdi ve güçlendirdi. Ne yazık ki güç sahibinin gammazcısıdır da aynı zamanda, bilginin gücüne sahip olmakdan önce gücü gizli tutmanın bilgisine sahip olmak gerekir. Netılar bize sadece bunu öğreterek ayrılmadılar aramızdan, Kajların direnç ve taktiğini özel olmaktan çıkartıp tüm türler içinde teyit ederek hepimize yeni bir ipucu verdiler; Türleri ayrı, bilgiyi ve düşmanı tek yaptılar herkezin gözünde. Ga’nın oyunlarını bozup bu gezegendeki tahtını salladılar ve o günden beri bin yıllardır sırf bu bozulan işlerini düzeltmeye adadı kendini o soysuz! Öfkeside büyüdü belki ama o öfke karşısında teslim olmayı tartışma ihtiyacı bile duymadan yıllar boyunca kuzeyin en zor şartlarında çıplak doğada yaşarken çobanlara ve gezginlere bildiklerini aktararak, kanlarını onlara geçirerek daha yüksek bir savaşın işçilerini bir çoğunu hiç tanımadan yetiştirdiler Netılar.”</em></p>
<p>Hikayen etkileyici ve inanıyorum ki doğru ama senin adına üzgünüm çünkü bu randevu umduğun gibi sonuçlanmadı ve sadece benim adıma verimli geçti. Yine de vefa borcumu ödemek isterim ve ama senin için yapabileceğim tek şey iki durak geri dönmek ve bunu birkaç kişiyle daha paylaşmak olur ihtiyar arkadaşım.</p>
<br />Posted in press, work Tagged: görüşmeler, tahlil, teoriden sonra hayat <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/workpress.wordpress.com/202/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/workpress.wordpress.com/202/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/workpress.wordpress.com/202/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/workpress.wordpress.com/202/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/workpress.wordpress.com/202/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/workpress.wordpress.com/202/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/workpress.wordpress.com/202/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/workpress.wordpress.com/202/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/workpress.wordpress.com/202/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/workpress.wordpress.com/202/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/workpress.wordpress.com/202/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/workpress.wordpress.com/202/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/workpress.wordpress.com/202/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/workpress.wordpress.com/202/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=202&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://workpress.wordpress.com/2009/10/01/randevu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">workpresscorps</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>tutanak</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com/2009/09/09/tutanak/</link>
		<comments>http://workpress.wordpress.com/2009/09/09/tutanak/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Sep 2009 21:27:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>workpresscorps</dc:creator>
				<category><![CDATA[press]]></category>
		<category><![CDATA[alamet]]></category>
		<category><![CDATA[özeleştiri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://workpress.wordpress.com/?p=192</guid>
		<description><![CDATA[Sesler işini gördü, İşler sesini buldu; Mecbur kalmasaydı çıkmazdı Yusuf kuyudan! Sefalet, korku ve acz ile çevrilmiş bu istasyonda zor olan bunları farketmek ya da çöküntü içine girmek değildir. Herkezin haklı olduğu bu dünyada soru işaretleriyle yaşamak; zor olan budur çünkü haklılık ya da anlamak sadece kendi bilgisiyle tezahür edemez. Bu savaş insanın katlanamayacağı bir &#8230;<p><a href="http://workpress.wordpress.com/2009/09/09/tutanak/" class="more-link">Dahası</a></p><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=192&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="_mcePaste" style="position:absolute;left:-10000px;top:0;width:1px;height:1px;">Sesler işini gördü,</div>
<div id="_mcePaste" style="position:absolute;left:-10000px;top:0;width:1px;height:1px;">İşler sesini buldu;</div>
<div id="_mcePaste" style="position:absolute;left:-10000px;top:0;width:1px;height:1px;">Mecbur kalmasaydı çıkmazdı Yusuf kuyudan!</div>
<div id="_mcePaste" style="position:absolute;left:-10000px;top:0;width:1px;height:1px;">Sefalet, korku ve acz ile çevrilmiş bu istasyonda zor olan bunları farketmek ya da çöküntü içine girmek değildir. Herkezin haklı olduğu bu dünyada soru işaretleriyle yaşamak; zor olan budur çünkü haklılık ya da anlamak sadece kendi bilgisiyle tezahür edemez. Bu savaş insanın katlanamayacağı bir düzine zahmeti, ruhsal cinayetler dizisini gerektirir.</div>
<div id="_mcePaste" style="position:absolute;left:-10000px;top:0;width:1px;height:1px;">Nedir bunlar?</div>
<div id="_mcePaste" style="position:absolute;left:-10000px;top:0;width:1px;height:1px;">Dünya üzerinde başka hobilerde edinebilecekken insanın korktuğuyla iştigalinden vazgeçirecek tanıklıklardır.</div>
<div id="_mcePaste" style="position:absolute;left:-10000px;top:0;width:1px;height:1px;">Neden düzenli olarak korku dolu şeyler yaratıyor, gözönünde ve her daim canlı tutuyoruz? Hemen tanrıları ya da savaşları düşünmüyorum, kafamın basabileceği kadarlara yöneliyor ve gündelik hayatıma bakıyorum. Devamlı ve mümkünse en yakınımda tutup bütün varlığımla bağlandıklarım, korumaya çalıştıklarım. Eğer yakınımda değilse üstümde tuttuklarım&#8230; Bir çırpıda aklıma gelenleri saymama gerek var mı yoksa aynı şeyleri düşündüğümüzün sen de farkında mısın? Küstahlık yapmıyayım, kavrayışına güveniyorum. Sorunum zaten kavrayışınla, zekanla değil ne de bu bakımdan bir üstünlük iddia ediyorum. Hatta sorunum senle bile değil, aynı dertten musdarip olmasam seni böyle yakınıma oturtmazdım. Sadece fikir almaya çalışıyorum; halen bu savaşı başlatacak kadar sağlıklı düşünebilir miyiz diye? Aklıma gelen birkaç cevap var ama sadece köşeye sıkışmışlığın verdiği ruh haliyle olsa gerek oldukça hayalperest ve marjinal fikirler. Daha mütevazi şeylere yönelirdim, bir budist olarak yaşamak isteseydim. Şimdi diyorsun ki; madem öyle, şu şikayet ettiğin yanında ve tepende tuttuğun şeylerden ayrıl, madem tespit ettin kurtul onlardan! Ama işte benim savaştan kastım da bu tam olarak, böyle bir hayatı tahayyül et, bütün olacakları altedebilir misin? Bırak bu savaştan sağ çıkmayı kimsenin bunda gözü yok zaten, o meydanda herşeye rağmen durmayı gözealabiliyor musun? Öyleyse lütfen başla çünkü bu konuda gerçekten bir öndere ihtiyacı olan yalnızca ben değilim.</div>
<div id="_mcePaste" style="position:absolute;left:-10000px;top:0;width:1px;height:1px;">Yanlış anlamıyorsam böyle bir iddian yok ama lütfen bana “önemli olan başlamaktır!” sloganları da atma çünkü ben burda önemsiz olan üzerine kafa patlatıyorum. İnsanın düzenindeki herşey ve herkez kadar önemsiz ve yanlışım. Önemle ilgili egolarımı tatmin etmem gerektiğinde de yere ve göğe bakıp insangillerin hayatını sabırla izleyenleri hatırlamam yeterli şimdilik, en azından nefsimi köreltiyorum. Çok önemli bir şeyleri çözmekte istemiyorum, büyük ve önemli misyonlardan bahsedip bunları da aramıyorum. Ne istediğini değil de sadece istemediği şeyleri –o da yarım yamalak- bilen bir birey olarak istediğim tek şey, artık bana ait olmayan bir halden kurtulmak. İyi bir şeyler beklemiyorum, başımageleceklerden kormadığım gibi.</div>
<div id="_mcePaste" style="position:absolute;left:-10000px;top:0;width:1px;height:1px;">Sadece huzursuzum ve tüm bu hırçınlıklarımızın ya da daha popüler bir tanım kullanarak şöyle söyliyeyim, bütün bu terörden kurtulmak istiyorum ve bir şekilde olabileceğine inanmak istiyorum. Çözümüm yok yahut bir cennetde beklemiyorum.</div>
<div id="_mcePaste" style="position:absolute;left:-10000px;top:0;width:1px;height:1px;">Sadece ve sadece etrafıma baktığımda benimde katılıp sürüklendiğim bu terör selinde gözgöze geldiğim bir çok insan görüyorum ve umudum yine bu kötülüğün kendisinde beliriyor.</div>
<div id="_mcePaste" style="position:absolute;left:-10000px;top:0;width:1px;height:1px;">Sadece –ama doğru ama yanlış- bir yöntemim var; korkaklığıma sığınıyorum. Onun arkasında başka bir şeyi korumaya çalışıyorum. Korkaklığım bütün bu çılgınlığın, izdihamın içinde benim üzerime kapanmış bir kahraman.</div>
<div id="_mcePaste" style="position:absolute;left:-10000px;top:0;width:1px;height:1px;">Kendimden çok bahsettim ama sadece benimle aynı durumda olduğunu bildiğimi bilmeni istedim, bunu bir sır olmaktan çıkarmak istedim. Kim bilir belki de biraz palazlanıyor olmanın ipucudur bu. Yine de hemen şımarmıyorum.</div>
<div id="_mcePaste" style="position:absolute;left:-10000px;top:0;width:1px;height:1px;">İyi geceler.</div>
<p>Sesler işini gördü,<br />
İşler sesini buldu;<br />
Mecbur kalmasaydı çıkmazdı Yusuf kuyudan!</p>
<p>Sefalet, korku ve acz ile çevrilmiş bu istasyonda zor olan bunları farketmek ya da çöküntü içine girmek değildir. Herkezin haklı olduğu bu dünyada soru işaretleriyle yaşamak; zor olan budur çünkü haklılık ya da anlamak sadece kendi bilgisiyle tezahür edemez. Bu savaş insanın katlanamayacağı bir düzine zahmeti, ruhsal cinayetler dizisini gerektirir.</p>
<p>Nedir bunlar?</p>
<p>Dünya üzerinde başka hobiler de edinebilecekken insanın korktuğuyla iştigalinden vazgeçirecek tanıklıklardır.</p>
<p>Neden düzenli olarak korku dolu şeyler yaratıyor, gözönünde ve her daim canlı tutuyoruz? Hemen tanrıları ya da savaşları düşünmüyorum, kafamın basabileceği kadarlara yöneliyor ve gündelik hayatıma bakıyorum. Devamlı ve mümkünse en yakınımda tutup bütün varlığımla bağlandıklarım, korumaya çalıştıklarım. Eğer yakınımda değilse üstümde tuttuklarım&#8230; Bir çırpıda aklıma gelenleri saymama gerek var mı yoksa aynı şeyleri düşündüğümüzün sen de farkında mısın? Küstahlık yapmıyayım, kavrayışına güveniyorum. Sorunum zaten kavrayışınla ya da zekanla değil ne de bu bakımdan bir üstünlük iddia ediyorum. Hatta sorunum senle bile değil, aynı dertten musdarip olmasam seni böyle yakınıma oturtmazdım. Sadece fikir almaya çalışıyorum; halen bu savaşı başlatacak kadar sağlıklı düşünebilir miyiz diye? Aklıma gelen birkaç cevap var ama sadece köşeye sıkışmışlığın verdiği ruh haliyle olsa gerek oldukça hayalperest ve marjinal fikirler. Daha mütevazi şeylere yönelirdim, bir budist olarak yaşamak isteseydim. Şimdi diyorsun ki; madem öyle, şu şikayet ettiğin yanında ve tepende tuttuğun şeylerden ayrıl, madem tespit ettin kurtul onlardan! Ama işte benim savaştan kastım da bu tam olarak, böyle bir hayatı tahayyül et, bütün olacakları altedebilir misin? Bırak bu savaştan sağ çıkmayı kimsenin bunda gözü yok zaten, o meydanda herşeye rağmen durmayı gözealabiliyor musun? Öyleyse lütfen başla çünkü bu konuda gerçekten bir öndere ihtiyacı olan yalnızca ben değilim.</p>
<p>Yanlış anlamıyorsam böyle bir iddian yok ama lütfen bana “önemli olan başlamaktır!” sloganları da atma çünkü ben burda önemsiz olan üzerine kafa patlatıyorum. İnsanın düzenindeki herşey ve herkez kadar önemsiz ve yanlışım. Önemle ilgili egolarımı tatmin etmem gerektiğinde de yere ve göğe bakıp insangillerin hayatını sabırla izleyenleri hatırlamam yeterli şimdilik, en azından nefsimi köreltiyorum. Çok önemli bir şeyleri çözmekte istemiyorum, büyük ve önemli misyonlardan bahsedip bunları da aramıyorum. Ne istediğini değil de sadece istemediği şeyleri –o da yarım yamalak- bilen bir birey olarak istediğim tek şey, artık bana ait olmayan bir halden kurtulmak. İyi bir şeyler beklemiyorum, başıma geleceklerden korkmadığım gibi.</p>
<p>Sadece huzursuzum ve tüm bu hırçınlıklarımızdan ya da daha popüler bir tanım kullanarak şöyle söyliyeyim, bütün bu terörden kurtulmak istiyorum ve bir şekilde olabileceğine inanmak istiyorum. Çözümüm yok,yahut bir cennetde beklemiyorum.</p>
<p>Sadece ve sadece etrafıma baktığımda benim de katılıp sürüklendiğim bu terör selinde gözgöze geldiğim bir çok insan görüyorum ve umudum yine bu kötülüğün kendisinde beliriyor.</p>
<p>Sadece –ama doğru ama yanlış- bir yöntemim var; korkaklığıma sığınıyorum. Onun arkasında başka bir şeyi korumaya çalışıyorum. Korkaklığım bütün bu çılgınlığın, izdihamın içinde benim üzerime kapanmış bir kahraman.</p>
<p>Kendimden çok bahsettim ama sadece benimle aynı durumda olduğunu bildiğimi bilmeni istedim, bunu bir sır olmaktan çıkarmak istedim. Kim bilir belki de biraz palazlanıyor olmanın ipucudur bu. Yine de hemen şımarmıyorum.</p>
<p>İyi geceler.</p>
<br />Posted in press Tagged: alamet, özeleştiri <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/workpress.wordpress.com/192/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/workpress.wordpress.com/192/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/workpress.wordpress.com/192/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/workpress.wordpress.com/192/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/workpress.wordpress.com/192/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/workpress.wordpress.com/192/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/workpress.wordpress.com/192/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/workpress.wordpress.com/192/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/workpress.wordpress.com/192/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/workpress.wordpress.com/192/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/workpress.wordpress.com/192/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/workpress.wordpress.com/192/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/workpress.wordpress.com/192/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/workpress.wordpress.com/192/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=192&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://workpress.wordpress.com/2009/09/09/tutanak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">workpresscorps</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>vücut</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com/2009/05/19/vucut/</link>
		<comments>http://workpress.wordpress.com/2009/05/19/vucut/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 May 2009 21:45:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>workpresscorps</dc:creator>
				<category><![CDATA[press]]></category>
		<category><![CDATA[alamet]]></category>
		<category><![CDATA[görüşmeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://workpress.wordpress.com/?p=171</guid>
		<description><![CDATA[  &#8220;tanrı&#8217;nın işi, insanlığın işi, gerçeğin işi, iyinin işi, doğrunun işi, özgürlüğün işi ve daha niceleri. bunların hiçbiri benim işim değildir, benim işim sadece benim olandır ve o genel değil, biriciktir, benim gibi.&#8221;[1]     &#8220;1.hiç bir şey yoktur&#8221; [2] rüyalarımı merak ediyorlar, onlara hiç bilmediğim bir boyut, algı ve zamandaki “tecrübeleri” nasıl tasvir etmem &#8230;<p><a href="http://workpress.wordpress.com/2009/05/19/vucut/" class="more-link">Dahası</a></p><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=171&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:right;padding-left:30px;"> </p>
<div style="text-align:right;padding-left:60px;"><em>&#8220;tanrı&#8217;nın işi, insanlığın işi, gerçeğin işi, iyinin işi, doğrunun işi, özgürlüğün işi ve daha niceleri. bunların hiçbiri benim işim değildir, benim işim sadece benim olandır ve o genel değil, biriciktir, benim gibi.&#8221;[1]</em></div>
<p> </p>
<p style="text-align:right;padding-left:30px;"><em> </em></p>
<p style="text-align:left;"><em>&#8220;1.hiç bir şey yoktur&#8221; [2]</em></p>
<p style="text-align:left;">rüyalarımı merak ediyorlar, onlara hiç bilmediğim bir boyut, algı ve zamandaki “tecrübeleri” nasıl tasvir etmem gerektiğini soruyorum, en mantıklı cevap “kendi boyut, algı ve zamanına göre” kadar oldu.</p>
<p><em>&#8220;2.bir şey varsa bile bilinemez&#8221; [2]</em></p>
<p>peki dedim; köprüler ve köprülerdeki tuhaf yerçekimi sabitleri  ve onların merdivenleri ve merdivenlerinin altlarındaki insanlar dedim. evler, hep esintili terasları ve hiç girilmeyen odalarıyla evlerdeki kendi boyut, algı ve zamanıma göre korkunç görüşmeler. öyle ki uyanmasam korkunç olduğunu farkedemem bile. teraslara bakan yatak odaları, odaların pencereleri önünden, çatılardan geçen insanlar, o insanların bilge ve sade sohbetleri ve hepsi okyanusa kıyısı olan bir muhitte, hep bir yarımada ve asla yetişilemeyecek ya da aktarmaları bitmeyen devasa vapurlar,  raylı uçaklar, kanatlı trenler. bataklıklardaki sazlıklar, göllerdeki sazlıklar ve saksılardaki sazlıklar ama her yerde sazlıklar. yüksek yarların dibine vuran dalgalarda kıyıya vuranlar ve o esnada bile yardan aşşağıya atlama pahasına saldıranlar, kör kamalar, hızlı ve becerikli eller ve ihtiyarlar uzaklarda yaşayan ama asla yalnız değil.</p>
<p>rüyalara inanıp inanmadığımı merak ediyorlar, hissetiklerime inanırım diyorum, şart koşarım yine de; hissettiğim yerde sadece!</p>
<p><em>&#8220;3. bilinse bile başkalarına bildirilemez&#8221; [2]</em></p>
<p>umudu sevmeyişim bundan biraz; hissettiklerim bilmediklerim arasındaki hisetiklerimse, kim iyileştirir ne olduğunu bitmeden farketmeyeceklerimi?</p>
<p>cehaletimi seviyorum ben, onu görüyor ona inanıyorum daha çok. özgürlük olarak onu, sadakat olarak onu görüyorum. değer verdiğim herşeyin başında sonunda bilemeyişim var. adım atmayı sevmiyor değilim ama yalnızca “yolları yenmek için” &#8230; kibir mi bilmiyorum ama bunu seviyorum ben biraz; bitmeyecek bilemeyiş müthiş bir gelişme, sonsuz bir ilerleme, asla bilinemeyecek bir güç. tanımlamak için, yenişmek için değil bu yürüyüş, nerde ne zaman kim ne olur..</p>
<p style="text-align:right;">[1]<em>max stirner<br />
[2]gorgias</em></p>
<p><em> </em></p>
<p><em> </em></p>
<br />Posted in press Tagged: alamet, görüşmeler <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/workpress.wordpress.com/171/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/workpress.wordpress.com/171/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/workpress.wordpress.com/171/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/workpress.wordpress.com/171/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/workpress.wordpress.com/171/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/workpress.wordpress.com/171/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/workpress.wordpress.com/171/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/workpress.wordpress.com/171/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/workpress.wordpress.com/171/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/workpress.wordpress.com/171/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/workpress.wordpress.com/171/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/workpress.wordpress.com/171/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/workpress.wordpress.com/171/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/workpress.wordpress.com/171/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=171&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://workpress.wordpress.com/2009/05/19/vucut/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">workpresscorps</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>serin…</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com/2009/05/06/serin/</link>
		<comments>http://workpress.wordpress.com/2009/05/06/serin/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 May 2009 22:14:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>workpresscorps</dc:creator>
				<category><![CDATA[press]]></category>
		<category><![CDATA[work]]></category>
		<category><![CDATA[özeleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[eleştiri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://workpress.wordpress.com/?p=162</guid>
		<description><![CDATA[asabi değilim, serinim.. ama çalıştığı restaurantta ayakçılık yaparken yemek arası verdiğinde kolundaki &#8220;burgerking&#8221; yazısı görünmesin diye kıvıran ve diğerleri gibi gözükmeye çalışan çocuğu görünce ağzımı bozdum, doğrudur. yine de bana bir sorun &#8220;neden&#8221; diye? çünkü bu lavuk benim oturduğum masalarda oturup benim gibi light bir menü yiyip benim kadınlara baktığım gibi bakmayı maharet sanıyor. hizmet &#8230;<p><a href="http://workpress.wordpress.com/2009/05/06/serin/" class="more-link">Dahası</a></p><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=162&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>asabi değilim, serinim..</p>
<p>ama çalıştığı restaurantta ayakçılık yaparken yemek arası verdiğinde kolundaki &#8220;burgerking&#8221; yazısı görünmesin diye kıvıran ve diğerleri gibi gözükmeye çalışan çocuğu görünce ağzımı bozdum, doğrudur.</p>
<p>yine de bana bir sorun &#8220;neden&#8221; diye? çünkü bu lavuk benim oturduğum masalarda oturup benim gibi light bir menü yiyip benim kadınlara baktığım gibi bakmayı maharet sanıyor. hizmet ettiği insanlara öykünenleri sevmem çünkü. aslında o hizmet ettiği adamların en büyük lüksü olan bu bol hardala bandırarak yedikleri şey köpek yalından farksızdır ve sadece çabuk tüketilip 60dakikalık öğle arasından 40dakika kâr sağladığı için tercih edilir.</p>
<p>kızı olmadığı için kocasının ya da oğlunun ayakkabısı ile pazara çıkan kadını görünce, evet, biraz gerildim. bakışlarımla rahatsız ettim belki de.</p>
<p>ayıp mı ettim? utandırım mı onu? belki. ama o eski diyerekten giymeyip kadına verdikleri ayakkabının pek de eski olmadığını görünce, kendilerine her 5-6 ayda bir yeni ayakkabı aldıkları belli olan adamlar için pazara çıkıp yemek hazırlama peşinde olmasından rahatsız oldum sadece.</p>
<p>kızına hediye almak isteyen bir kadını biraz azarladım. şoke oldu elbet, sinir harbi yaşadı, yorgundu da zavallıcak.</p>
<p>çok mu ileri gittim bilmem ama istemedim; bütün gün kim bilir hangi iğrenç işte çalışıp ailesi için paralanan bu kadıncağız kızının kaprisleri yüzünden aylık kazancından çok daha fazlasını hiç bir işlerine yaramayacak pembe bir PDA&#8217;ya vermesini.</p>
<p>çok konuşanları tersledim, az konuşanları yerdim, selamı mı almayanlara hakaret ettim, selam verenleri görmezden geldim, iyi insanları tahrik ettim, kötü insanları teşfik ettim, suçsuz insanlara bağırdım, suçlu insaları selamladım, işim olmayan şeylerle uğraştım, kendi işlerimle ilgilenmedim&#8230;</p>
<p>gayet serinim.</p>
<br />Posted in press, work Tagged: özeleştiri, eleştiri <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/workpress.wordpress.com/162/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/workpress.wordpress.com/162/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/workpress.wordpress.com/162/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/workpress.wordpress.com/162/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/workpress.wordpress.com/162/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/workpress.wordpress.com/162/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/workpress.wordpress.com/162/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/workpress.wordpress.com/162/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/workpress.wordpress.com/162/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/workpress.wordpress.com/162/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/workpress.wordpress.com/162/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/workpress.wordpress.com/162/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/workpress.wordpress.com/162/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/workpress.wordpress.com/162/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=162&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://workpress.wordpress.com/2009/05/06/serin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">workpresscorps</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>huruc alessultan</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com/2009/04/27/hurucu-alessultan/</link>
		<comments>http://workpress.wordpress.com/2009/04/27/hurucu-alessultan/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 2009 10:33:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>workpresscorps</dc:creator>
				<category><![CDATA[press]]></category>
		<category><![CDATA[görüşmeler]]></category>
		<category><![CDATA[kayıp]]></category>
		<category><![CDATA[teoriden sonra hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://workpress.wordpress.com/?p=152</guid>
		<description><![CDATA[“Daha yavuz bir belge var mıdır ha, Gerçeği ararken parçalanmayı göze almış yüzlerden?”*   &#8211;05:20&#8211; asla bu saatte kalkması gerekmedi ama genelde hep bu saatlerde kalktı. erken kalkan insanlara öykünenlerin taklitlerine hep özendi; hemen yataktan fırlayıp balyalar daha açılmadan bakkaldan gazete ve bir üçü bir arada ka’ve, fırından sıcak ekmek alanlar. gazete almaz zaten, internetten &#8230;<p><a href="http://workpress.wordpress.com/2009/04/27/hurucu-alessultan/" class="more-link">Dahası</a></p><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=152&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:right;"><em><span><em><span>“Daha yavuz bir belge var mıdır ha,</span></em></span></em><em><span><br />
<span>Gerçeği ararken parçalanmayı göze almış yüzlerden?”*</span></span></em></p>
<p> </p>
<p>&#8211;05:20&#8211;</p>
<p>asla bu saatte kalkması gerekmedi ama genelde hep bu saatlerde kalktı. erken kalkan insanlara öykünenlerin taklitlerine hep özendi; hemen yataktan fırlayıp balyalar daha açılmadan bakkaldan gazete ve bir üçü bir arada ka’ve, fırından sıcak ekmek alanlar.  gazete almaz zaten, internetten okur, gazete okumak istese bile okuyacağı gazete kendi muhitinde satılmıyor. taze ekmek yemez, kızarmış ekmek sever ve kahveyide asla 20kr’luk sadaka gibi paketlerde almaz, eğer bunların bir promosyonu yoksa.</p>
<p>yalnız. hep yalnızdı ve 11:00’a kadar yapacak hiçbir işi yok, limonlu-karbonatlı soda ile bir sigara içip tekrar yatacak.</p>
<p>yatmadan önce arkadaşını düşündü, sabah uyandığında birinin ölmüş olduğunu biliyordu. bir telefon geldi, kendine değildi ama haber kendineydi.</p>
<p>asla aynı şeyleri düşünmemişlerdi, aynı şeyleri istememişlerdi, asla beraber içip tartışmamışlardı.</p>
<p>sonra diğerlerini düşündü. onlar iyiydi. şimdilik&#8230;</p>
<p>sabah kalktığında hava soğuktu. ölmeden önce üşüdüğünü ve ama terlediğini biliyordu, üzerinden bir gömlek olduğunu tahmin ediyordu, terin koltuk altından nasıl damla damla aktığını o&#8217;nu düşünürken hissedebiliyordu.</p>
<p>dirim önemli değil diye söylendi defalarca, önemli olan ölüm de değildir. bilmediğimiz bir şey önemli değildir. öğrenmek önemlidir, önem vermek önemlidir. biriktirmek önemlidir.</p>
<p>yalnızdı, bu sayede muhtemelen daha uzun süre biriktirecekti ama biliyordu, arzu ettiği kadar değil.</p>
<p> 
</p>
<p style="text-align:right;"><em>*ece ayhan | yort savul!</em></p>
<br />Posted in press Tagged: görüşmeler, kayıp, teoriden sonra hayat <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/workpress.wordpress.com/152/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/workpress.wordpress.com/152/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/workpress.wordpress.com/152/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/workpress.wordpress.com/152/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/workpress.wordpress.com/152/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/workpress.wordpress.com/152/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/workpress.wordpress.com/152/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/workpress.wordpress.com/152/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/workpress.wordpress.com/152/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/workpress.wordpress.com/152/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/workpress.wordpress.com/152/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/workpress.wordpress.com/152/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/workpress.wordpress.com/152/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/workpress.wordpress.com/152/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=152&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://workpress.wordpress.com/2009/04/27/hurucu-alessultan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">workpresscorps</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>kör ve göz</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com/2008/11/16/kor-ve-goz/</link>
		<comments>http://workpress.wordpress.com/2008/11/16/kor-ve-goz/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Nov 2008 21:13:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>workpresscorps</dc:creator>
				<category><![CDATA[press]]></category>
		<category><![CDATA[alamet]]></category>
		<category><![CDATA[görüşmeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://workpress.wordpress.com/?p=133</guid>
		<description><![CDATA[gürültülü kavşaktan geçmeye çalışırken ortaboylu birine ait olduğu hemen anlaşılan zayıf bir el koluna girdi, kör irkildi. irkilme bu ani hareketten değildi, zira bu onun için beklenmedik değil münferit bir durumdu; ona acıyanlar ya da umursamayanlar&#8230; o&#8217;nu irken şey tekrar tekrar aynı sıkıcı repliklerden birini daha yaşayacak olmasıydı. aynı çiğ ve bozuk iyi niyet. aynı riya. &#8230;<p><a href="http://workpress.wordpress.com/2008/11/16/kor-ve-goz/" class="more-link">Dahası</a></p><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=133&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>gürültülü kavşaktan geçmeye çalışırken ortaboylu birine ait olduğu hemen anlaşılan zayıf bir el koluna girdi, kör irkildi. irkilme bu ani hareketten değildi, zira bu onun için beklenmedik değil münferit bir durumdu; ona acıyanlar ya da umursamayanlar&#8230; o&#8217;nu irken şey tekrar tekrar aynı sıkıcı repliklerden birini daha yaşayacak olmasıydı. aynı çiğ ve bozuk iyi niyet. aynı riya. aynı taklit. aynı korku.</p>
<p>bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, durdu; biliyordu ki yolun diğer şeridi ya tam burası ya da yarım adım filan sonrasıdır, kahramanı diğer istikametten gelen şoförlerin nezaketsizliklerini eleştirirken uygun anda kolundan sevgilisini tutar gibi çekecek ve nihayet kaldırıma çıkaracak.</p>
<p>bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi ve &#8220;kaldırım&#8221; dedi içinden sonra ise cevap verir halde demokratına doğru, biliyorum!  susar. yutkunur. o an farkeder ki adam ona şu ana kadar hiç bir şey dememiş, ne repliklerini tekrarlamış ne de rolünün gereği gibi davranmamıştı. sanki suratına bakacakmış gibi kafasını sağa doğru çevirir, biraz ısınır kulakları, yanakları biraz kızarır. önemli değil, der ses, kırklı yaşlarında bir kadın sesi; gerçekten uzun zamanlar karanlıklar içinde gezdim, ne düşündüğünü biliyorum ve zaten niyetim de sana yardım etmek değil, sahildeki kahveye kadar eşlik etmek, soğuktan kulaklarına kadar kızarmışsın, sıcak bişeyler içeriz diye düşündüm, merak etme beşir, tanışıyoruz.</p>
<p>beşir, kadınla beraber iki-üç adım atana kadar ne ses etti ne duraksadı, sonra; emrivâki, dedi, &#8220;bir kadına en çok yakışan kabalık.&#8221;</p>
<p>kahvehaneye gidene kadar ortalık biraz ısındı sanki, güneşi hissetti yüzünde. yokuşu çıkıp kapıya geldiklerinde kaldırımdan düşük olan girişe doğru dört basamak indiler, pencere yanındaki masaya otururlarken iki sade kahve istedi tok sesiyle. tebrikler! dedi kadın gizli bir şey söylüyormuş gibi usulca, afili bir ray-ban taksan elindeki ihtiyar bastonuyla da gezerken kör olduğunu anlamaz askıntı bile olurdum sana. sırıttı beşer ama bozuldu biraz oyunu açık edilmiş gibi halbuki o da biliyordu sırf kendine oynadığının yine de bu tek motivasyonunun alaya alınması kırdı kalbini, gözlüğüm güzel, dedi sadece. tam o sırada kahveleri getiren  kahveci gevşek gevşek &#8220;ne renk peki&#8221; dedi sırıta sırıta bir cevap bekledi bir an, beşer&#8217;in suratında en ufak bir hiddet ifadesi yoktu çünkü ama kadından korktu sonra, &#8220;ne adamsın be abi!&#8221; dedi, ufak bi ayar verdi kendince, yumuşattı sanki ortamı, o an kaçar gibi gitmesi bir oldu zaten.</p>
<p>sen istedin! diye atıldı kadın neden sonra, herkez uyardı, uyarmadı mı? hep kibirliydin zaten. şimdi bütün bunlar geliyor başına işte.</p>
<p>şikayetçi değilim dedi beşer, dostlarda olmasa etrafta daha bir rahat edicem ama eksik olmayın yokluyorsunuz böyle.</p>
<p>sunturlu bir siktir çekti kadın; hassiktir lan hıyarağası! </p>
<p>kahvedeki uğultu bir an kesildi, kimisi dönüp baktı kimisi edep takındı, bir-iki saniye sonra kaldığı yerden devam etti işine- sohbetine.</p>
<p>-sağlam çıksan n&#8217;olur lan bu işten, kör! bile bile gittin sakat ettin kendini ruh hastası!</p>
<p>-&#8221;gözler o&#8217;nu idrak edemez; o ise bütün gözleri idrak eder. o, latif olandır, haberdar olandır.&#8221;</p>
<p>bir an öyle deli bakar ki kadın beşer bu hiddetin sıcaklığını o güneşin soğuktaki hoşluğu gibi hisseder sanki ama kadın toparlar kendini, zorla olmadığı da belli bir nezaketle azarlar gibi tavır takınır;</p>
<p>-bak şimdi! zorla yüz-göz edeceksin kendinle değil mi? zaten latafetinin altında değil miydin lan orda da, rahat mı battı sana? kim ne beklemiş, bulan ne bulmuş ki sen yıllardır tecrübe edilmiş olanı hem de öyle uzaklarda değil, gözümüzün önünde olanı tekrar deniyorsun? heterodoksi dediler buna ama bu sen gibilerdeki başka, anoreksi de diyor burdaki arkadaşların buna. tecrübe değil tedavi lazım sana!</p>
<p>-bırak be bu &#8220;bak güzel kardeşim&#8221; edebiyatlarını. sana giren-çıkan belli! bilmiyor muyum sanıyorsun, emsalim değil mi? kötü örnek? sızdırıyor devamlı birileri adımı çocuklara, gençlere&#8230; gizleyebilseniz gelir miydin? bana mı bu zahmetin? bana mı üzülüyorsun, beni mi özlüyorsun? sahtekar! riyakar!</p>
<p>-bağırma! evet doğru, emsalsin ve bu sendeki hastalık(&#8230;)</p>
<p>-hastalık?</p>
<p>-evet hastalık! bu sendeki hastalık senden sonrakilere de mi bulaşsın? onlarda mı senin gibi olsun? bilmeseler sorun olmaz tabii ama tehdit unsurusun artık! ne zaman bir çatışma olsa bir grubun diğerine attığı biolojik bir bomba gibisin! sadece emsal olsan tamam ama provakasyon aracısın artık, silahsın, hastalıksın hem de dileyen her tarafın kullanabileceği bir maşasın böylece!</p>
<p>-&#8230;</p>
<p>-muhtırayı okudun mu?</p>
<p>-duydum.</p>
<p>-evet&#8230; neyse&#8230; duymuş!</p>
<p>siniri bozulur ikisini de yavaş yavaş başlayan kıkırdılar kahkahalara kavuşur. küfürleşmekten, didişmekten daha çok rahatlatmıştır bu ikisini. birer çay getirir o ara kahveci, jest yapar güya.</p>
<p>-evet, biliyorum o yazılanları. ben kaleme aldım!</p>
<p>-yüce rabbim!</p>
<p>-sakin! lütfen iyi dinle beni bu sefer, ben denenmiş olanı tekrarlayarak aynı sonuca ulaşılmayacağını gördüm! tarihi ve istkbali sınayabileceğimizi de&#8230; arayıp da bulanların bulduklarını devlet adamları gibi müzelere mi koyalım? doğru olduğuna inandığın bu mu? kimsenin olamaz, kral ya da bürokrat değilse! latafetin altın gözünün önündeki değersizdir. böyle olduğu gibi bir de, inan bana latafet sürekli değildir, sahip oldukları gibi el değiştirir, yer değiştirir. burdakilerin şimdi deneyecekleri, önceki tecrübeler olmasaydı hayal bile edilemezdi, öte taraftan onlardan çok daha ötede olacak! karanlık çağlar büyücüleri, müziği, orta çağ, peygamberleri, azizleri yarattıysa bu çağdan sağ çıkıp son düzlüğe erişenleri düşün!</p>
<p>-übermensch.</p>
<p>-evet.</p>
<p>-hasta!</p>
<p>-henüz, evet.</p>
<br />Posted in press Tagged: alamet, görüşmeler, press <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/workpress.wordpress.com/133/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/workpress.wordpress.com/133/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/workpress.wordpress.com/133/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/workpress.wordpress.com/133/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/workpress.wordpress.com/133/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/workpress.wordpress.com/133/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/workpress.wordpress.com/133/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/workpress.wordpress.com/133/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/workpress.wordpress.com/133/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/workpress.wordpress.com/133/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/workpress.wordpress.com/133/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/workpress.wordpress.com/133/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/workpress.wordpress.com/133/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/workpress.wordpress.com/133/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=133&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://workpress.wordpress.com/2008/11/16/kor-ve-goz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">workpresscorps</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>körler</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com/2008/11/02/korler/</link>
		<comments>http://workpress.wordpress.com/2008/11/02/korler/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Nov 2008 21:19:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>workpresscorps</dc:creator>
				<category><![CDATA[press]]></category>
		<category><![CDATA[alamet]]></category>
		<category><![CDATA[görüşmeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://workpress.wordpress.com/?p=124</guid>
		<description><![CDATA[uzun masanın etrafında, masa kadar uzun günün yorgunluğuyla oturup içen bir gurup kör vardır. bunlardan birisi, yorgunluktan tok sesi incelmiş ve kısılmış olsa da halen sırıtıp yersiz espriler yaparak ortamı kendisi için neşeli, olmadı en azından sakin bir hale getirmek için var gücüyle uğraşıyor. bir diğeri yorulduğunu ve artık sıkıldığını belli etmekten çekinmiyormuş gibi gözükse &#8230;<p><a href="http://workpress.wordpress.com/2008/11/02/korler/" class="more-link">Dahası</a></p><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=124&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>uzun masanın etrafında, masa kadar uzun günün yorgunluğuyla oturup içen bir gurup kör vardır. bunlardan birisi, yorgunluktan tok sesi incelmiş ve kısılmış olsa da halen sırıtıp yersiz espriler yaparak ortamı kendisi için neşeli, olmadı en azından sakin bir hale getirmek için var gücüyle uğraşıyor. bir diğeri yorulduğunu ve artık sıkıldığını belli etmekten çekinmiyormuş gibi gözükse de aslında biliyorum ki bütün gün boyunca en çok çalışan ve ertesi günü en çok düşünen bu kördür ve hatta şu an bile diğerleri için olabildiğince en ince hesapları, ayarlamaları yapıyor. tamamen mutsuz ve umutsuz gözükmeyi seven küfürbaz olanı hemen sağ çaprazımda oturuyor ama <em>-kendi adıma-</em> sadece kör değil, üstüne üstlük kaybolmuş ve burada da bu yüzden bulunan bir kör olarak bundan rahatsız değilim. güruhun diğerleri de; aklını kullanmaktan korkan ve akıl yürütme işini kendince güvenilir gördüğü diğer körlere bırakan bir müptezel ile cinfikirli gibi gözükse de aslında sadece öyle olduğuna inanılması için kulaklarından birinide feda edebilecek olan tipik bir köylü.</p>
<p>bir bahane bulup bu toplantıya katılmamayı becerenlerin tek tek kulakları çınlatan ufak fısıltılarla toplantı açılır.</p>
<p>bu gece ki konuşmacı huysuz ve mutsuz olan kör; evvela, şu yukarıda, yazıcı olarak saydığım ve o müptezel körün bile farkında olduğu kişisel özellikleri, çok daha uzun paragraflar halinde, bir tek kendisi farketmiş ve yine ancak kendisi tarif edebilirmiş gibi herkezin suratına tek tek suçlar gibi vurur. yine de bu fasıla kolay geçecekmiş gibi durur çünkü esas vurucu kısım, kendi ağzıyla kendini ele aldığında başlayacak. o anda, öncelikle sosyal yanı kendinden övmeye koyulacaksa da az sonra bu toplantıyı terapiye dönüştürecek olan satır aralarında ki özeleştiriler de başlıycak ki bunun nereye varacağını tüketilen alkolün limiti belirleyecektir.</p>
<p>terapistin, konuşmaya en çok ihtiyacı olan konuşmacı olduğu bu toplantıda bu umutsuz kör, vaziyetin doğası gereği önce gündelik hayatta kırdığını ya da yeterli ahbaplık gösteremediğini düşündükleriyle helalleştikden ya da gönüllerini kendince aldıkdan sonra sıra gelir bu özürlerine nail olacak zararı görmemiş diğer körlere saldırmaya. bu nasıl bir ruh terazisidir diye düşünürken aslında sıranın bende olduğundan haberim yoktu ama yine de bu kadar aval ve tedbirsiz olmakla kendimi suçlamadım zira bilirsiniz ki, it iti ısırmaz. bu hırlamalar da, yenişilmeyecek bir dalaştan iki tarafında, bıkkın tabiatları gereği uzaklaşacağını ilk saniyeden gösteriyordu. bu sayede elde edilen tek sonuç, üzerinden her türlü iddianın rahatlıkla yapılabilineceği bir küslüktü ki bu mutsuz dostumu en azından bir süre ya da yeri geldikçe memnun eder diye düşünüyordum. (bilirsiniz, bütün körler ister istemez dosttur.)</p>
<p>ama başbaşa kalınca en azından şu konuda anlaştık ve ortak bir muhtıranın müsveddesini çıkardık:</p>
<p><em> </em><strong><em>bu, kaybedeni belli bir dövüş. </em></strong></p>
<p><strong><em> bu cümlede işaret edilen biziz. </em></strong></p>
<p><strong><em> bu yer, kesinlikle, bizim kazanmamız üzerine her hangi bir şeyi barındırmaz ne de bunun aksi için en ufak bir şey ile oldu. mağlubiyetimiz üzerine hazırlanmış ve tüm her şeyi de buna bağlı bu düzenekte, aksini iddia etmek bile, değil cesaret, en aşşağılık dolandırıcılığa yeltenmedir.</em></strong></p>
<p><strong><em> ancak biz körlerden bazılarımız, ruh hastası, zavallı, zalim ve hodbin olanlarımız, korkmak ve durmak için sadece kendine sebep bulanlarımız; bu dövüşü kendilerine rağmen ve karşı ve de beraber ve birbirleriyle sürdürecektir; bir yerlerde, bir şekilde&#8230; </em></strong></p>
<p><strong><em> hangi güç, güç olabilmek için, bu öldürdükçe dirilen ve ürüyen düşmanına -yenerek ve ezerek- benzemeyi göze alabilecekse, biz her gün çoğalan ve bir kere başlamış, hep olacak olan -düpedüz- manyaklarla, gücü de saptırıp delirtene değin varlığımızı herhangi bir şekilde sürdüreceğiz.</em></strong></p>
<p><strong><em> gücü, ancak vazgeçmeye ya da delirmeye davet ettiğimiz bu savaşta vazgeçirerek yahut delirterek yeneceğimizi değil, kendimiz için topyekün yok olacağımızı umuyoruz.</em></strong></p>
<br />Posted in press Tagged: alamet, görüşmeler, press <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/workpress.wordpress.com/124/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/workpress.wordpress.com/124/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/workpress.wordpress.com/124/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/workpress.wordpress.com/124/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/workpress.wordpress.com/124/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/workpress.wordpress.com/124/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/workpress.wordpress.com/124/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/workpress.wordpress.com/124/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/workpress.wordpress.com/124/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/workpress.wordpress.com/124/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/workpress.wordpress.com/124/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/workpress.wordpress.com/124/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/workpress.wordpress.com/124/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/workpress.wordpress.com/124/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=124&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://workpress.wordpress.com/2008/11/02/korler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">workpresscorps</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>adli hipnoz</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com/2008/08/28/adli_hipnoz/</link>
		<comments>http://workpress.wordpress.com/2008/08/28/adli_hipnoz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Aug 2008 19:58:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>workpresscorps</dc:creator>
				<category><![CDATA[press]]></category>
		<category><![CDATA[alamet]]></category>
		<category><![CDATA[görüşmeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://workpress.wordpress.com/?p=109</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;ancak o zaman yargılanacağız; dışımız çıplak içimiz boş, ayaklarımızın altında uçurum başlarımızın üzerinde kaos.&#8221; * (02:18) evet, en başa döndük sanırım. derhal yazalım. &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211; (23:45) bahçedeki tüm ışıkları söndürdüm. bulunduğum kulübe dahil her yer karanlık. en yakın köy arabayla bile 20 dakika, kaldı ki etrafımda bir bisiklet bile yok.  200 mt. ilerideki müştemilatın da ışıkları &#8230;<p><a href="http://workpress.wordpress.com/2008/08/28/adli_hipnoz/" class="more-link">Dahası</a></p><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=109&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h6 style="text-align:right;"><em>&#8220;ancak o zaman yargılanacağız;<br />
dışımız çıplak içimiz boş,<br />
ayaklarımızın altında uçurum<br />
başlarımızın üzerinde kaos.&#8221; *</em></h6>
<p style="text-align:justify;">(02:18) evet, en başa döndük sanırım. derhal yazalım.</p>
<p style="text-align:justify;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p style="text-align:justify;">(23:45) bahçedeki tüm ışıkları söndürdüm. bulunduğum kulübe dahil her yer karanlık. en yakın köy arabayla bile 20 dakika, kaldı ki etrafımda bir bisiklet bile yok.</p>
<p style="text-align:justify;"> 200 mt. ilerideki müştemilatın da ışıkları söndü. karanlık kubbede tek-tük yıldızlar ama etrafta hippi çığlıklarıyla çakallar&#8230; ortam müsait kısaca, biraz da algı ayarlarıyla oynayarak, &#8220;mutlak yalnızlığıma&#8221;, ormanın içine doğru ilerliyorum.</p>
<p style="text-align:justify;">(00:06) geriye kalan iki sigortamında şalterini indiriyorum: elfenerini kapadım, yanımda gelen ihtiyar çoban köpeğini kovdum. dediğim gibi, birazda algı ayarı. zaten burada  uzun kilometreler boyunca yapayalnız ve hiçbirşeysiz olduğuma kendimi inandırmak hiç de zor değil hatta neredeyse doğru bile sayılır. yine de güç ünitem açık, belli bir açıda dümdüz yürüyorum, kaçmam -geri dönmem diyelim ya da- gerekirse diye.</p>
<p style="text-align:justify;">(&#8211;:&#8211;) artık o çığlıklar hippilerin değil, git gide yaklaşan bu ses, vahşi etçil bir kalabalığın&#8230; hala yürüdüğümü sanıyordum ama birden farkettim ki durakalmışım ve o birden, sanki kendimi gördüm, gri-donuk bir kütle. öyle korkmuşum ki bunu bile -nedense- tahminedemediğim bir süre sonra farkediyorum. saate bakıyorum, göremiyorum.</p>
<p style="text-align:justify;">(&#8211;:&#8211;) bir an aniden ateş basarken hemen sonra boncuk boncuk terlemiş herbir yanımın nasıl donduğunu hissediyorum. ancak havale geçirirken yaşar insan bunu. biraz daha ilerledim mi yoksa halen aynı yerdeki gri-soğuk kütlemiyim bilmiyorum, artık bu küçük oyunumdan sıkıldım; tamam! parmağını iki kez şıklat! ama hayır! girdiğim &#8220;hipnozdan&#8221;/karabasandan çıkamıyorum. avcı türün çığlıkları dört bir yanda ve ihtiyar köpeğin yalvaran iniltilerinden halâ onu dehlediğim yerde bütün aptalca sadakati ile beklediğini anlıyorum.</p>
<p style="text-align:justify;"> bir kez daha şıklat&#8230; başarısız! neden giriştiğimi hatırlamadığım bu işte şimdi gerçekten yapayalnızım.</p>
<p style="text-align:justify;"> bu arada yedek güç ünitesi iflas eder: durduğum yeri hatırlamıyorum. başka bir yöne mi saptım, ne zaman? elfeneri nerede? bu kadar da olmaz!</p>
<p style="text-align:justify;"> parmağını şıklat ve uyan! ne yazık ki beyim!</p>
<p style="text-align:justify;"> çığlıklar ve karanlık ve yüzlerce ses ama bütünüyle bir boşluk.</p>
<p style="text-align:justify;"> istiklâl&#8217;de yürüdüğünü hayal et! uyan!</p>
<p style="text-align:justify;"> kadıköydesin ve sarhoşsun, koş ve son dolmuşa yetiş! tekrar ve üzülerek, ne yazık ki beyim!</p>
<p style="text-align:justify;"> (&#8211;:&#8211;) bütün sırtım taşıdığı ağırlığı yeni atmış gibi ağrır. terlemiyor ya da üşümüyorum ama sırtım ağrıyor. omuzlarım&#8230; yeni uyanmış gibi gerinip sağa-sola bir kaç ani hareket yapıyorum.</p>
<p style="text-align:justify;"> cırcırböcekleri.</p>
<p style="text-align:justify;"> boynuma sardığım eşarbı çözüp alnımdaki soğumuş teri siliyorum.</p>
<p style="text-align:justify;"> yıldızlar.</p>
<p style="text-align:justify;"> yakamı biraz açıyorum ve etrafa bakıyorum, gözüm karanlığa alışmış olmalı.</p>
<p style="text-align:justify;">        -ne yaptım yine böyle?</p>
<p style="text-align:justify;">        -ne yaptım?</p>
<p style="text-align:justify;">        -kaybolmuş bile olabilirim!</p>
<p style="text-align:justify;">        -kayıp falan değilsin. öyle olsa ne olur? en fazla bir süreliğine, diyelim ki gün ağarana kadar! hem bu güzel gecede kaybolmak nedir?</p>
<p style="text-align:justify;">        -evet gece güzel&#8230;</p>
<p style="text-align:justify;">(&#8211;:&#8211;) hippiler bağır çağır dans etmeye devam ediyorlar. bir sigara yakıp yürüyorum. gözkapaklarım ağırlaşıyor. etrafta kıvrılabileceğim rahat bir yer var mı diye bakınmaktan kendimi alamıyorum. gözkapaklarım o denli ağırlaşıyor ki giderek bir, iki belki üç adımımı gözlerim kapalı atıyorum. derken tanıdık bir ses, ne olduğunu bilmiyorum ama o sırada 25bin feet yükseklikte bir uçak&#8230; &#8220;25bin ney?!&#8221; diye bir saniyeliğine dalmışken ileride gri metal parlaklığı, her nasılsa düşürdüğüm fenerimi görüyorum.</p>
<p style="text-align:justify;"> parmağı iki kez şıklat, uyan ya da dal. saat tam 01:31</p>
<p> </p>
<h6 style="text-align:right;">*albert caraco<br />
kaos&#8217;un kutsal kitabı</h6>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/workpress.wordpress.com/109/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/workpress.wordpress.com/109/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/workpress.wordpress.com/109/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/workpress.wordpress.com/109/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/workpress.wordpress.com/109/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/workpress.wordpress.com/109/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/workpress.wordpress.com/109/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/workpress.wordpress.com/109/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/workpress.wordpress.com/109/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/workpress.wordpress.com/109/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/workpress.wordpress.com/109/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/workpress.wordpress.com/109/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/workpress.wordpress.com/109/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/workpress.wordpress.com/109/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/workpress.wordpress.com/109/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/workpress.wordpress.com/109/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=109&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://workpress.wordpress.com/2008/08/28/adli_hipnoz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">workpresscorps</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>alarm</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com/2008/07/30/alarm/</link>
		<comments>http://workpress.wordpress.com/2008/07/30/alarm/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Jul 2008 21:04:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>workpresscorps</dc:creator>
				<category><![CDATA[press]]></category>
		<category><![CDATA[alamet]]></category>
		<category><![CDATA[görüşmeler]]></category>
		<category><![CDATA[tahlil]]></category>
		<category><![CDATA[teoriden sonra hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://workpress.wordpress.com/?p=91</guid>
		<description><![CDATA[“kendinizi ifade edin. bir blog başlatın.” wordpress.com   düşünmek için yeterli vakit ve gerilim sonra: dizüstümün şarzı, yazıyı bitirene kadar dayansın diye kablosuz bağlantıdan çıkıyorum ve dengeli enerji sarfiyatını da minimuma indiriyorum. kırmızı alarm dediklerinden bunu öğrenmişken şimdi önemsiz bir iş yaptığıma kimse inandıramaz beni. kalan enerji stoğumuz %29&#8230; yaşadığım daha tehlikeli durumlar da oldu &#8230;<p><a href="http://workpress.wordpress.com/2008/07/30/alarm/" class="more-link">Dahası</a></p><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=91&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align:right;margin:0;" align="right"><em><span style="font-size:small;"><span style="font-family:Times New Roman;">“kendinizi ifade edin. bir blog başlatın.”</span></span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:right;margin:0;" align="right"><em><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">wordpress.com</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:small;"><span style="font-family:Times New Roman;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">düşünmek için yeterli vakit ve gerilim sonra:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">dizüstümün şarzı, yazıyı bitirene kadar dayansın diye kablosuz bağlantıdan çıkıyorum ve dengeli enerji sarfiyatını da minimuma indiriyorum.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">kırmızı alarm dediklerinden bunu öğrenmişken şimdi önemsiz bir iş yaptığıma kimse inandıramaz beni.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">kalan enerji stoğumuz %29&#8230;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">yaşadığım daha tehlikeli durumlar da oldu tabii ve zaten şimdi bunun için yazıyorum; tam olarak neden korktuğumu anlamak için.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:small;"><span style="font-family:Times New Roman;"> </span></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin:0;"><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">karşılaşmadığım şeyden korkmadığımı farkettim. gecikttim mi? akranlarım daha eliyüzü düzgün hayatlar yaşıyor olabilir, benim ancak başladığım bir çok iş, çoğunuz için tecrübe edilmiş olabilir. bu konuda bir düzüne şey sıralıyabilirim, daha önce de dediğim gibi, her bakımdan vasatın bile altında olduğumu zaten çok önceleri kabul etmiştim. uzatmaya gerek yok, zaten bu blogun, eblehlere, yabanlara, şiddet ve maddebağımlılarına hitab ettiği çok önceleri farkedilmiş ve müşteriside buna göre oturmuştur sanıyorum. dilekolay, birkaç gün evvel ki adres değişikliğini saymazsak neredeyse dört yıl olmuş. koca yıllar boyunca karşılaşmadığım insanların onlarca sayfa tutan istatistiklerini düşünüyorum. tabii ki dönem dönem bunlara bakıyorum, bilhassa sözlüklerden, facebook’tan, messengerdan sıkılıp yapacak bir şey bulamadığımda. karşılaşmadığım insanların ne düşümdüğünü de umursamadığımı farkettim, karşılaşmadığım her şeyin aslında kafamda sadece karşılaştığım en iyi şey ve karşılaştığım en kötü şeyle karşılaştırdığımı farkettim. hemen önemsendiğinizi düşünmeyin, bu konuya ne buradan ne sizin üzerinizden vardım, sadece sözümona yazarken bi’yandan da ne yaptığımı da anlamadan yaptığım bu işi toparlamaya çalışıyorum.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:small;"><span style="font-family:Times New Roman;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:left;margin:0;"><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">mesela ne tanrıyla ne de devletle herhangi bir karşılaşmamız olmadığı için onlardan korkamıyorum. din adamlarıyla karşılaştım ve müminlerle ama bu aygıtların hiç biri bende yeterli etkiyi yapamamış olacak ki elimde onun yerine muhattap aldığım bu aygıtları onla bir tutmak ya da hiç karşılaşmadığım bir şeyi karşılaştığım en iyi şey ya da en kötü şey ile karşılaştırmaktan başka bir seçenek bulamadım. hakeza devlet; polislerle, kameralarla, dinlemelerle, cezalarla vd. karşılaştım tabii ki. siyasetle ve ticaretle karşılaştım. şehvetle ve düşkünlükle.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:left;margin:0;"><span style="font-size:small;"><span style="font-family:Times New Roman;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:left;margin:0;"><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">bir toplumla karşılaşamadım mesela. birileriyle, onların alet ve aygıtlarıyla karşılaştım. tavırlar, değişen tavırlar, nedense durmadan değişen tavırlar. aslında bütünüyle histeriler ve yalanlar.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:left;margin:0;"><span style="font-size:small;"><span style="font-family:Times New Roman;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:left;margin:0;"><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">beni alenen tehdit eden bu üçlüyle hiç karşılaşmadım ve –tabii ki sizin şimdiye kadar bildiğiniz şeyi- ben ancak farkettim; karşılaşmadığım şeyleri karşılaştıklarımla karşılaştırırken, karşılaştığım en kötü ve en iyiler arasından, genelde olduğu gibi, en kötüye oynarım. orta yollu bir terciğim yok çünkü bu karşılaşamadıklarım devamlı olarak “en” olduklarının propagandasını yaparlar.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:left;margin:0;"><span style="font-size:small;"><span style="font-family:Times New Roman;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:left;margin:0;"><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;">Buradan nereye varıyorum derseniz, her zaman ki gibi pek bir yere varmıyorum; baltayı taşa vurabilirim, baltayı taşa vurabilirler.</span></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/workpress.wordpress.com/91/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/workpress.wordpress.com/91/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/workpress.wordpress.com/91/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/workpress.wordpress.com/91/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/workpress.wordpress.com/91/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/workpress.wordpress.com/91/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/workpress.wordpress.com/91/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/workpress.wordpress.com/91/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/workpress.wordpress.com/91/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/workpress.wordpress.com/91/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/workpress.wordpress.com/91/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/workpress.wordpress.com/91/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/workpress.wordpress.com/91/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/workpress.wordpress.com/91/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/workpress.wordpress.com/91/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/workpress.wordpress.com/91/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=91&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://workpress.wordpress.com/2008/07/30/alarm/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">workpresscorps</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>teslis ve tanık.</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/teslis-ve-tanik/</link>
		<comments>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/teslis-ve-tanik/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Jul 2008 19:00:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>workpresscorps</dc:creator>
				<category><![CDATA[press]]></category>
		<category><![CDATA[alamet]]></category>
		<category><![CDATA[görüşmeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://workpress.wordpress.com/?p=88</guid>
		<description><![CDATA[TT: Doppelgänger: I. Bölüm; Dinleyicinin Kaleminden “Kendime yeni bir yaşam kurmak için mi buradayım?” dedi, Yardımcı  keh keh  güldü, istifini hiç bozmadan; ”Bizler ölüleriz;  dirilmeden her hangi bir yaşam kuramayız!”… Oradaydım ve dinledim çünkü işim bu; gece-gündüz dinlerim ve eğer becere biliyorsam aktarırım. Jurnalci değilim, dedikoducu hiç değilim sadece dinleyiciyim; sizler nasıl bazan dinleyicilik yapıyorsanız &#8230;<p><a href="http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/teslis-ve-tanik/" class="more-link">Dahası</a></p><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=88&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>TT: Doppelgänger:</em></strong></p>
<p><strong>I. Bölüm; Dinleyicinin Kaleminden</strong></p>
<p>“Kendime yeni bir yaşam kurmak için mi buradayım?” dedi, Yardımcı  keh keh  güldü, istifini hiç bozmadan; ”Bizler ölüleriz;  dirilmeden her hangi bir yaşam kuramayız!”…</p>
<p>Oradaydım ve dinledim çünkü işim bu; gece-gündüz dinlerim ve eğer becere biliyorsam aktarırım. Jurnalci değilim, dedikoducu hiç değilim sadece dinleyiciyim; sizler nasıl bazan dinleyicilik yapıyorsanız bende öyle ve fakat devamlı yapıyorum bu işi. Yazım ve imlam iyi olmasa da konuşmamdan daha iyidir. Genelde fikir beyan etmem, düşündüğüm gibi davranır ve anlaşılmayı beklerim… Daha fazlasını ya da azını yapmam.  Sigara tiryakisi ve alkoliğimdir. Ayrıca kafein benim kardeşimdir. Ve ara sıra dolu sigarada içtiğim olur. Bunlarda olmazsa benim hayatım hiç mi hiç çekilmez. Aslında uykucunun tekiyimdir ama çoğu gün, “ulan ne de olsa dört kolluya bindin mi bi’daha hiç kalkamayacaksın” derim ve mümkün olduğunca uyanık dururum. E işimde bunu gerektiriyor tabii bir yandan. Kendimden de meşgalemden de  bahsetmeyi severim, çünkü bence gördüğüm iş pek meşakkâtlidir, kendimi sabırlı ve faziletli bulurum hatta aynalarda geleceğin yardımcısını gördüğüm dahi olur.</p>
<p>Şimdi ise, kendimden daha fazla bahsedemeyeceğim çünkü geçen hafta sonu , neredeyse aşık olduğum bir kadın beni, çelimsizliğim, kamburum, sağ gözümdeki it dirseği ve elbiselerim yüzünden aşağıladı. Üstelik bunu öyle asilce yaptı ki açık kalan ağzımı kapatıp yutkunduktan sonra oradan ayrılmaktan başka hiçbir şey yapamadım. Yer yer kızılları olan siyah ve uzun saçlı, beyaz tenli, iri gözlü, uzun boylu bir kadındı… Şükür sarhoştum… Ve o günden beridir keyifsizim. Yansımamı dahi görmemek için camların önünden bile geçmiyorum…</p>
<p>Ah şu Sorucu! Devamlı sorar, meraklıdır, kafasının almayacağı şeyleri bile sorar. Bu ilk başta iyi bir şey gibi gözüke bilir size, ama bence hiç de öyle değil; o her hangi birini çileden çıkarta bilir, bu kadar hazırcı olmasaydı cevabın çoğu kez sorularında mevcut olduğunu pekâlâ anlayabilirdi, bu konuda onunla birkaç defa konuştum ama ya beni dinlemez ya da o anlık dinlese de sonra yine aynı aptallığına devam eder üstelik hafızası da kuvvetli değildir aynı soruyla bir süre sonra tekrar çıkagelebilir.</p>
<p>Yardımcıyı artık anlamaya başladım ama bu ona ifrit olmamı engellemiyor, hele o burnu havada gezişi yok mu! Tanıştığımız ilk zamanlarda onun sadece keyfine göre, canı istediği zaman bizimle beraber olduğunu, Sorucunun sorularına da ancak böyle cevap verdiğini sanırdım. Sanki karşında kimse yokmuş gibi davranacak kadar;  Sorucu, sadece cevap dilenirken, salya sümük paçalarına yapıştığı zaman, esvabını kirli sepetine atıp üstünü başını değiştirecek kadar ruhsuz ve kibirli! Ama -bunca zamanın nihayetinde- gördüm ki,  kendine ait kuralları olan biri. Sorucunun dediği gibi “bir bildiği var…” yahut bunu çok güzel oynuyor.  Sanki her soru için belirlediği bir puan var ve -yine kendi belirlediği- kotası dolmadan cevaplamıyor ya da cevaplamak için öyle bir an biliyor ki aslında cevabı veren Yardımcı değil; o zaman dilimi ve olan biten ve o ana kadar birikenler… Onun hakkında düşündüğüm şey; gerontokratın, huysuzun ve ölü köpek gözlünün teki olduğu ve kerametinin tecrübesinden fazla olmadığı (o çok yaşlı bir herifçi oğludur! “Henüz karanlık bile yokken ben düşünecek yaştaydım!” gibi sohbet esnasında erkini hatırlatacak afili cümleler kurmayı, emir kiplerini ve eski terimler kullanmayı sever.).</p>
<p>Büyük ve görkemli bir kutlamadaydık; kalabalıktı. Bulunduğumuz salon devasa boyutlardaydı ve tavanı gökyüzü gibi yüksekti, bakarken başınız dönebilirdi. Aralarında tanıdıklarım, yani daha önce dinlediklerimde vardı ama hep görmezden gelirler ve hatta oracıkta yanıp yok olmam eminim kutlamayı onlar için çok daha neşeli hale getirecekti.</p>
<p>Yardımcıyı kimse görmezden gelemez ne de –laubaliliği de sevmediğinden hem de herkesi bununla suçlayabileceğinden- etrafına doluşmak, laklak ve yalakalık yapmak gibi onun rahatsız olacağı tipten bir şey yapabilir!</p>
<p>Sorucu, beyaz tenli, alımlı ve neredeyse haftada bir değiştirdiği saç rengi ve modeliyle pasta süsüne benzettiğim bir kadın. Aslında tek süsü de saçlarıdır, çoğu zaman makyaj bile yapmaz bu yüzden onu beğenirim. İlgi çekmekte üzerine yoktur, biraz öncede, Yardımcının tam tersine, kendisini davet eden bir güruhun masasında çene çalıyordu. Masada edepsiz espriler yapılıyor, kahkahalar salonun öte ucundan duyulabiliyordu. Gel gör ki bu masadakilerin hiç biri Sorucuyu tanımıyordu zaten tanıyanlar böyle bir işe girişmez; bazıları müdahale alanından hatta mümkünse görüş alanından uzaklaşırken bazı ahmaklarda ondan korkmadıklarını, bu can sıkıcı karşılaşmadan etkilenmediklerini göstermek için rahatça hareket etmeye ve yahut etrafında gezmeye çalışırlar fakat her iki cins maymunda, çok geçmeden ter içinde kalacaklardır.</p>
<p>Etrafta tanıdık bir Yardımcı, Sorucu yahut Dinleyici görmeyen herkes –inanmayanlar ve hatta haberi bile olmayanlar da vardır, fazlasıyla- son derece neşeli… Herkes temiz ve süslü giyinmiş. Neredeyse herkes makyajlı ve içerideki ışık ve görkem sayesinde de benim dışımdaki en çirkini bile bir boka benziyor…</p>
<p>Bir ara her nasılsa bir araya geldik. Bulunduğumuz yerde bir süre içinde etrafımız boşaldı. Oldukça jeopolitik bir noktaydı; açık büfe yanıbaşımızdaydı, herkes bunlardan fazla tüketmenin görgüsüzlük olduğunu düşündüğünden ve içki-sigara servisi garsonlarca da yapıldığından piste ve sahneye yakın duruyorlardı. Duyan olur mu diye endişe etmeksizin konuşabiliyorken aynı zamanda tüm meclisi görebiliyorduk ve konuşma bitene kadar herkesi neredeyse tek tek süzdük.</p>
<p>“Kendime yeni bir yaşam kurmak için mi buradayım?” dedi, Yardımcı  keh keh  güldü, istifini hiç bozmadan; ”Bizler ölüleriz;  dirilmeden her hangi bir yaşam kuramayız!”…</p>
<p>Sorucu, emin olduğu halde, dinleyip dinlemediğimi kontrol etti, çünkü pek ender cevap alırdı. Şimdi aklımda kaldığı kadarını aktarmak istiyorum (belli ki Sorucunun evvelki şikayetlerini, mızmızlanmalarını, sorularını […] da unutmamıştı ki bir çok kez satır aralarında bunlara da göndermeler yapıyordu). Eğrisiyle- doğrusuyla Yardımcının fikirleri şöyle:</p>
<p>“Ne diyordum? Evet; ölüleriz! Bu nasıl unutulabilir? Ardımız sıra, süre süre, Tanık diye, taşıdığımız beden ile buradayız. Kimse bizi yoldaş edinmek yahut dost tutmak istemez. Yaklaşanlar ya çok meraklıdır -araştırmacı ve entelektüel derler kendilerine- ya da ahmak; şu marjinal dedikleri! Çok akıllı olanlar!</p>
<p>Bizimle konuşanların içinden, yalnız başına oturanlar müstesna, kimse samimi değildir ve zaten onlarda bir diğerini bulduktan sonra çok kalmaz, bazıları pek nazik olsada…</p>
<p>Eğer unuttuysan yahut şu renkli hava seni biraz çarptıysa salonun içinde diğer köşeye doğru ilerle; çoğu göz ucuyla; sebebini anlamadan, diğerleri merakla, şaşkınlıkla, korkuyla bakacaklar, diğer kısmı göz göze gelmekten, yakın durmaktan, karşılaşmaktan kaçınacak, bazısı o denli rahatsız olacak ki sebebini bilmese de sana nefret duyacak, bu nefretin temelsiz olmasını kullana bilirsin sanma, muhakkak bir hikaye yazıvereceklerdir, çoğusu bitirmiştir bile bu işi. Ne hüner! Ne insanca bir yeti!</p>
<p>Sokağa çıktığımızda varlığımız kalabalığa soğuk gelecek, sana bakarken neden böyle bir refleks gösterdiklerini anlamaya çalışacak bazısı, bazısı sadece ‘işte bir it, bir soysuz!’ deyiverecek şuursuzca. Ne kadar da akıllılar! Ka’venin  bahçesinde otururken bir çocuk soluksuzluğumuzu fark edip çocukça bir avallıkla biraz yaklaşıp bize bakmaya başlasa anası analıkgüdüsü ile kolundan tutup kendi yanına çekmeyecek mi onu? Ve aynı –nazik- bayan güceneceğimizi düşünmeden bizim üzerimizden azarlıya bilir çocuğu; ‘Ne arıyorsun yabancıların yanında başına iş gelecek!’… Düşünmez, çünkü insan yanı kabul etmese de hayvan yanı fark etti insanlığının; ‘Bunlar ölülerdir!’ dedi.</p>
<p>Gecenin bir vakti izbelerde rahatlıkla gezebiliriz, nerdeyse hiçbir serseri bize bulaşmaz hatta onlara yaklaşınca hayasız sohbetlerine ara verirler yahut seslerini kısarlar, edep takınırlar kendilerince. Bazı tırsakları hayırlı bir gece bile diler.</p>
<p>Bazan de saldırı dürtülerini tetikleriz kimi insanların ama kızmaktan dahi aciz kalırız çünkü bunu kendilerini ve / ve ya  sevdiklerini korumak için içgüdüsel yaptıklarını biliriz…</p>
<p>Şimdi burada sekinet ile cesaretlenmiş birkaç meraklı ahmağın ilgisi, seni bunlarla beraber yaşam kurabileceğin hayaline kaptırdıysa ben söylemesem de usulca terk edeceksin bu düşü ya da o seni terk eder ki inan bununla uğraşacak ne halim ne vaktim var…</p>
<p>Buraya ne yeni bir yaşam kurmaya ne de dirilmeye geldin… N’aparsan yap, ne karar verirsen ver, ne düşünürsen düşün; burada sadece yalnızlığının sağlamasını yapmak üzere bulundun, uzatma şu işlemleri artık…”</p>
<p>Yardımcının söyledikleri bizi, incelediğimiz her yüzle beraber farklı düşüncelere, farklı anılara, düşlere götürdü. Böylece bir süre susacaktık. Aslında hep böyle olmalıydı; Yardımcı söylemek istediğini- söylemesi gerekeni söylemeli ve susmalıydık. İlişkilerimizi bu kadar basit tutabilsek, onunla sadece böyle anlarda karşılaşsak ya da konuşsak müthiş biri olduğunu düşüne bilirdim ama Sorucu susmayacaktı ve bende kulaklarımı kapamayacaktım…</p>
<p>(Herkes kendince pay biçer/ alır, bende öyle yaptım;) Haklıydı, sebep sadece ucubeliğim, cehaletim ve fakirliğim değildi, siyah saçlı- al tenli genç kadının başka sebepleri de vardı.</p>
<p><strong>II. Bölüm; Sorucunun Takdimi ve Düşünceleri</strong></p>
<p>Ben Sorucuyum, hep bir Sorucu değildim; kendimden başkasına sormadığım tek şey ne zaman Sorucu olduğumdur. Muhtemelen zaman içinde oldu, şayet birden bire olsaydı ya da bu şekilde var olmuş olsaydım eski ve karışık bir hikayenin –az ve yarımyamalakta olsa- belli kesitlerini hatırlamazdım. Tabii belki de bunlar zihnimin bir sebepten uydurduğu hayallerdir… Bilemiyorum.</p>
<p>Herhangi bir şey beni hayrete düşüre bilir, neredeyse hep şaşkın ve dalgın dolaşırım. Cevap arar dururum, çoğu zamanda bulurum, ama bunları Yardımcının teyit etmesi esastır benim için. Bu hep kafası karışık gezişlerimden olsa gerek devamlı olarak insanların sorularıyla karşılaşırım. Doğrudan sorsalar iyi; bunu geneli saldırarak, pervasızca yargılayarak, aşağılayarak, diğer bir kısmı da ipe-sapa gelmez sohbetler açarak, bazı bazı pohpohlayarak yahut biliyormuş gibi davranarak yapar. Alacakları tepkiye ve tavırlarıma göre cevaplamaya çalışırlar kendilerini insanlar, aslında büyük kısmı bunun için bile uğraşmaz; ezberlediği şekillere uygun olanları kabul eder aralarından sadece. Ama ne yazık ki bunlardan bende pek az bulunur. İşte bundan ötürü hep can sıkıcıdırlar benim için. Anlaşılmaz bir gurur var onlarda; dosdoğru sormaktan utanırlar. Bilmemek ayıpsa da(!) çok basit olarak sormanın sadece bilmemek değil, öğrenmekte olduğunu düşünemezler mi? Oysa türlü hinliklere çalışmaya çalışıyor kafaları. Biliyormuş ve şaşırmıyormuş ya da hep önceden öngörmüş gibi davranarak kendilerini daha mı güçlü göstermeye çalışıyor bunlar? Halbuki nasıl da zavallılaşıyorlar. Hem bu onları hep daha da dibe çeker, bir kez öğrendiklerini -ki bunların çoğu salt manipledir-, unutmamak, kaybetmemek ve böylece sormak zorunda kalmamak için sıkı sıkıya, ölümüne sarılırlar ona. Ve bırakmazlar… Elleri koparsa dişleriyle, onlar da kırılırsa ayaklarıyla yakalamaya çalışırlar onu. Yakalayamazlar yahut ayakları da kesilirse bi’çare yeni maniplasyonlar beklerler hatta bunun için yalvarırlar!</p>
<p>Üstelik hep tutarlı olmam beklenir, sanki hayatın kendisinde tutarlılığın bir nebzesi varmış gibi! Hem bir Sorucu nasıl tutarlı olabilir ki? Yeni bir soru ve bir de üstüne üstlük yeni cevaplar her şeyi değiştiremez mi?</p>
<p>Sorunun küçüğü-büyüğü, ehemmi-mühimmi  olmaz derim hep. Bu iş en çok Dinleyicinin kafasını karıştırır ama artık eskisi gibi boş-boş bakmıyor suratıma en azından. Ve O, insanlar gibi de değildir, çok az olarak sorsa, ya da fikir söylese de bunu doğrudan yapar. Bu, O’nu kaba hem de cahil göstere bilir ama insanlar kendilerine bakmaz; terbiyesizler! Ve zaten insanlar O’nun tipini görünce de daha ikiyüz-üçyüz metreden verirler kanaatlerini… Bunu umursadığını görmedim hiç ve ya ben hatırlamıyorum ama şu sıralar canı biraz sıkkın olmalı hem de bir acayip davranıyor! Bir an ucubeliğine bakmadan gözde bir beyefendi gibi davranmaya kalkıyor ya da geçen gün yaptığı gibi toplum içinde oldukça saygın ve zeki insanların yanında onlardan biriymiş gibi nutuk atmaya başlıyor ama sonra çiğ bakışlar onun cesaretini kırıyor olmalı süklüm püklüm çöküyor yakınıma da, kamburu git gide büyüyor sanki.</p>
<p>Yardımcıya gelince: O’nun hakkında ne diyeceğimi bilemiyorum bile! Nasıl bir adam! Nasıl bir kibir! Etrafında kimsecikler yokmuş gibi davranmaya bayılıyor mu ne? Bazı zamanlar karşısında öylesine deliriyorum  ki… Bir defasında şu eski ve her aksanı paslı altıpatlarla onu gebertmeye karar vermiştim (doğru tahmin ettiniz; tabii ki böyle bir eşya ancak ona ait olabilir). Katır gibi teptiği için midesine doğru nişan alırsam göğsünü ya da kafasını patlata bilirim diye düşünmüştüm. Bu tip olayların emsali birden çoktur ama o her seferinde ya ölüm korkusundan ya da esasen benim böyle bir noktaya gelmemi beklemiş olmasından, birden değişir, yanıma gelir ve aşık bir adam gibi davranmaya başlar. Hep böyle kalsın ve yardımcı olsun isterim ama ne zaman eski haline döndüğünü fark edemem.</p>
<p>Benim esas sorum şudur, diğerleri hep bunu besler; Nasıl olmalı ki bir yaşam kurula bilsin? Bunu çoğu kez yalnızca kendim için sormam ama ne yazık ki çoğu kez yalnızca kendime ve ya bazan, -bu soru karşısında soğuk kanlı bir seri katil gibi bakan- Yardımcıya sorarım. Sanki üzerindeki kandan ve suçlardan yeni arınmış ve tekrar bunlara bulaşmak istemezken içgüdülerine hakim olamayan bir kurt gibi sabitlenir ve düşünür… Dinleyici de düşünür… bende düşünürüm; kim bilir neler düşünürler?</p>
<p><strong>III. Bölüm; Yardımcının Önsözü</strong></p>
<p>Sıra bana gelinceye kadar bu iki kopilden hakkımda bir şeyler duymuş olmalısınız, muhakkak birbirlerini de dedikodu etmişlerdir ama siz yinede niyetlerinden şüphe etmeyin yahut bırakın bana, bu işi ben yapayım.</p>
<p>Kendimden bahsetmem, gerekmedikçe başka şeylerden de bahsetmem ama şimdi endişelerinize ve merakınıza cevap olmak için bir şeylerden bahsedeceğim. Bu girişin ardından, sanırım hikayeyi siz tamamlaya bilirisiniz.</p>
<p>Ben, Yardımcı; her zaman belirli kaideleri olan biriyimdir, bunlar değişmez değildir ama her zaman vardır. Eğer değişmeyen, buna karşı durmaya çalışan biri olsam bu gün öğündüğüm şu halimde olamazdım şüphesiz. Eskiden insanları severdim daha doğrusu içinden sevilmeye layık olanların hiçte az olmadığını zannederdim. Gezmeyi severim, çocuklarda sever ama sanırım ben daha çok… Biraz huysuz olduğum doğrudur, ağzımda yine biraz bozuktur. Bir de, kargadan başka kuş tanımam.</p>
<p>Sorucu benim baş belamdır. O’na ne kadar kızsam dahi gelir kendini bir şekilde sevdirir, evcil bir hayvan gibidir; biraz kedi, biraz köpek hatta birazda maymun. Hep ilgi bekler, hep sevilmek ister, onu dinlemeli ve cevaplamalısınız yoksa bu bencil kız size muhakkak asi kesilecektir!</p>
<p>Ama anlatamıyorum işte; ben artık yaşlanmış bir Yardımcıyım ayrıca türlü kerametlere ve ilmede sahip değilim. Evet geçen süre zarfında bir çok şey gördüm ve öğrendim ve bununla da öğünürüm –çünkü niceleri tüm o zamanları boş ve aylak yahut menfaat, rahatlık peşinde geçirdiler- lakin, bu bir şekilde kazandıklarımı ve özgüvenimi çıkartıp alırsanız üzerimden, geriye Dinleyiciden daha aydın biri kalmaz. Sadece bir Yardımcı olarak, yardımcı olamayacağım işlere karışmamayı öğrendim ben. Ve bazan de öyle anlar yaşar ki karşınızdaki, durup beklemek en iyisidir. Fırındaki ekmek o korun içinde biraz pişmeli. Zamanını da tutturmak lazım ha! Az ya da çok değil, tam zamanında çekmeli… Bunu da ben yaparım işte. Ama Yardımcıyım ben; yapabildiğim kadar… Bazan olmaz, tutmaz… Olmazsa da olmaz be, ölüm yok ya!(?)</p>
<p>Hem benimde kendime göre işlerim var değil mi? Devamlı olarak Sorucunun kaprisleriyle uğraşamam ki canım!</p>
<p>Çok şükür benden kehanetler istemez ama sanmayın ki bu, anlayışından ya da aklından ötürüdür! Her şeyi bir deney olarak görüyor; ne oluyor, nasıl oluyor, şu durumda şöyle yaparsam nasıl sonuçlanır… Sonrada kafası allak bullak olunca, başına kırk türlü iş açınca, kuyruğunda tenekelerle benim yanıma gelir. Halbuki bu işlere girişirken niyeti kendini bana ihtiyaç duymayacağı hale evirmek. Ve böylece hem kendini ispatlayacak hem de bir çok dertten kurtulacak! Peh! Yapabiliyorsa yapsın, benim canıma minnet ama böyle de olmaz ki!</p>
<p>Bakmayın böyle konuştuğuma O’nu severim. Tamam bazan bunu bile unutuyor ve lanetler yağdırıyorum ama işin esası öyle değil… Yinede başımdan çekip gitse bu benim içinde büyük rahatlık olur. Bakmayın güldüğüme, ciddiyim! Ama şimdilik bu çok mümkün değil, önce şu göğüs ve baş ağrılarını alt etmesi gerekecek. Eminim bunlardan size hiç bahsetmedi…</p>
<p>Bu ara da olan Dinleyiciye oluyor. O da ayrı bir vakadır hani. Ama ondan da uzun uzadıya bahsetmeyeceğim zira  O,  zaten yazarken kendinden bahsetmeyi sever ve bunu en başta yapmıştır, Sorucunun da ondan bahsetmiş olduğunu düşününce… Velhasıl kelam; iyice tanımışsınızdır.</p>
<p>Sorucu onun hakkında, “Eğer bir ucube olmasaydı ya da bu haliyle O’na bizim dışımızda inanacak birisi olsaydı ve tabii bu kadar cahil olmayıp konuşmayı da becerebilseydi çok iyi bir yardımcı olabilirdi, o yetiye, o tabiata sahip.” demiş, yahut buna binaen bir cümle kurmuştu işte. “Ne münasebet!” diye köpürmemi bekliyordu şüphesiz, öyle olmayınca apıştı kaldı! Çok bilgiç ya küçük hanım, cin fikirli ya! Caaart! Güleyim! Ee.. Özür dilerim, neyse kapatalım bu bahsi.</p>
<p style="text-align:right;"><em>15.02.2006</em></p>
<p style="text-align:left;"><em><strong>TT: Tanık&#8217;ın Yaşadıkları:</strong></em></p>
<p style="text-align:left;">I.</p>
<p style="text-align:left;">Yine buradayım. Bu, bir sonra ki kadehimi bitirince, diğer ucunda ki helaya gitmekten bile üşeneceğim kadar büyük, loş ışıklarla aydınlatılmış ve her şeyde olduğu gibi kültürel olarak da alt sınıftan, olanca nezaketleri ile davransalar da suratlarında hep bir bıkkınlık tutan garsonların servis yaptığı birahanede. Bu adamlardan en az ikisi soğuk-sıcak demeden ceket giyer, belli ki emanet taşırlar. İstisnasız hepsi taşralı ama bu megapolün sokaklarında pişmiş, orta yaşlı kimselerdir. Burası iskeleye doğru bakar  ve ben en azından on metre olan camekanın önünde oturmayı tercih ederim. Camekanın önünde diğer masalardan yoktur;  cama sıfır, bar tezgahına benzeyen, sağlı sollu, tam ortadaki giriş kapısına kadar devam eden upuzun, neredeyse tek parça ve ipince bir tezgah. Pek kalabalık bi’yer olmasa da eğer diğerleri  de buraya oturmayı tercih ettiyse onlarla dirsek dirseğe içersiniz ama neredeyse her kez yalnız içer&#8230; Burası böyledir.  Yan tarafta, içeriden kapısız bir kemerin altından da geçe bileceğiniz, dışarıdan başka bir kapıdan da girebileceğiniz, buranın ancak üçte biri kadar bir yer daha vardır. Bu odaya genelde maç izlemeye ve yüksek sesle lakırdı yapmaya gelen ihtiyarlar oturur. Buraya içerden geçtiğiniz kemerin hemen orada kadınlar helası da var ama tahmin edebileceğiniz gibi, o kadar az kullanılır ki çoğu kez, bir bayan rica edene kadar kilitli unutulur.</p>
<p style="text-align:left;">Çişim var, şimdi ayakyoluna kadar gitmek iş değil. Sallana sallana düşünüyorum: Bir yere bu kadar uzun zaman takıldıktan sonra en azından garsonların bir kaçının ismini biliyor olmanız lazım ama burada kimse bu tip şeyleri umursuyora benzemez. Kimsen kimsin, kimse kim! Biliyorsun işte, biliniyorsun; sıfatın belli, eğer temiz bir dayak yemediysen&#8230;</p>
<p style="text-align:left;">Dışarı doğru, yüksek taburede bacağımı da sallaya sallaya oturuyorum. İnsanlar, arabalar, vapurlar, motorlar, sevgililer, yalnızlar, dilenciler, turistler&#8230; Ve ben hemen önümden geçen bunca insandan bir tekinin bile ne düşündüğünü ve yahut ne hissettiğini bilemiyorum. Dengesizce bir düşünce ama sarhoşluktan değil, bunu hep düşünürüm; eve dönerken dolmuştan o saatte halen ışığı yanan bir pencereye ya da bankta sızmış birine bakıp&#8230;</p>
<p style="text-align:left;">Çişim var ama sorun değil; oraya kadar yürüdükten sonra tekrar oturmanın bir manası yok. Bir tane daha içip sallana sallana çıkıp gideceğim, belki sigaramı ya da çakmağımı unuturum ya da hesabı ödemeyi, ama her durumda bana hatırlatacaklardır.  Böyle nazik ve ilkeli insanların yanında kendinizi eksik ya da endişeli hissetmezsiniz.</p>
<p style="text-align:left;">Koca bir yudum, bir tane daha ve biter. Bir tane daha&#8230; O adam yine gizli gizli göz yaşı dökmeye başladı. Bu, gözümden hiç kaçmaz&#8230; Arada bir kalkıp hiç üşenmeden helaya gidiyor ve çıkınca  da etraftakilerle sanki çok keyifliymişçesine lak lak ediyor, bazen de benle. Ve sonra yine köşede bir yere oturup biraz daha ağlayacak, bunu izlemeyeceğim.  Hiçbir şeyimi unutmadan sallana sallana çıkıyorum. Hesabı ödedikten sonra pek param kalmıyor ama belki bir şarap alıp bir yerlerde sıza bilirim.</p>
<p style="text-align:left;">Genelde yalnız içerim, aslında genelde yalnız yaşar giderim. Eşimle- dostumla olayım isterdim tabii ama –sayıları pek çok olmasa da- onlar da benim gibilerdir. Yine de biriyle buluşmak istersem bu civarda bir saat kadar haytalık yapmam yeter. Kuvvetle ihtimal, onlar da benim gibi sallana sallana bir yerlere gidiyorlardır.</p>
<p style="text-align:left;">Yalnız başına içmeyi sevmeyen ve ışıltılı- gürültülü barlarda, klüplerde bağıra çağıra acelece eğlenmeye çalışan insanları anlamıyorum. Aslında “anlamıyorum” yanlış kelime&#8230; Anlıyorum; bunların çoğu, daha saygın bir yaşam ve kariyer için günde on saat çalışırlar, sabahları sevgilileri ile yatakta vakit geçiremezler ve belki de yalnız uyurlar. Akşamları ise taksitlerini gururla yatırdıkları home theaterlarında vizyon filmlerini izlerken koltuk da uyuyakalırlar, haftada bir gün izinlidirler ve bunu en iyi şekilde kullanmaları lazım! Debelenerek! Bu model insanların her şeyi böyle yaşamaları lazımdır; acele, bi’heves, deli gibi ve son damlasına kadar tüketerek&#8230;</p>
<p style="text-align:left;">II.</p>
<p style="text-align:left;">İleride ki park, ağaçlardan birinin (ya da bir köşeye işte), işemek için oldukça müsait ama bu parkı sevmem. Eğer diğer yerler böyle gündüz gibi aydınlık olmasaydı, işemek için bile girmeyi tercih etmezdim. Burayı her yaştan ıbne ve götçü mesken tutmuştur. Görünüşte, gece vakti açık havaya oturmuş beyefendiler vardır. Bu ıbnelerin hepsi sanki birer asilzadedir. Bazıları cins köpekleriyle oturur bazılarıysa bi’şeyler okur ya da birileriyle sohbet eder. Eğer götçülerden biri sizi bu ıbnelerden biri sanarsa asla yanlış kanaat getirdiğine ikna olmayacaktır; onlar bir ıbneyi sikmek kadar dövmeyi ve hatta öldürmeyi de sever. Bu, arkadaşlarına anlatacağı hoş bir macera olacaktır ve sen oradan bir “mal” almaya gelmediysen kesinlikle ıbnesindir. Sonuç: Ya birinin canını yakarsın ve arkadaşlarının üzerinin boş olması için dua edersin ya da 200mt kadar ileride ki karakola doğru koşarsın. Ben bir karakola hiç sığınmadım.</p>
<p style="text-align:left;">Yine de hiç biri bana bulaşmıyor, hususi olarak ve sarhoşluğun da cesaretiyle yakınlarından geçiyorum; Korkmadığını anlamaları önemlidir. Biri başıyla selam veriyorsa da almıyorum; devamı gelebilir&#8230;</p>
<p style="text-align:left;">Buraya neden geldim? Gecenin bu saati sokak lambasının altında işeseydim bile kimin umurundaydı?</p>
<p style="text-align:left;">İlerde ki dolmuş duraklarına doğru yaklaşıyorum, burası daha aydınlık ve bu piyasadan az da olsa uzak sayılabilir.</p>
<p style="text-align:left;">Bazen işemenin dünyanın en keyifli şeyi olduğunu düşünürüm, sanırım her kez gibi. Ama kışın açık havada işemeyi sevmem ya da soğuk bir yerde; sıcak sidikten çıkan buhar yüzünüze doğru gelir ve her sarhoş erkek gibi işerken sikinize dikkat kesildiğinizde bu aynı zamanda onu içmekten farksızdır. Abuk sabuk bir ton şey düşünmeye vaktim olacak kadar uzun işedim, öyle ki artık sıkılmaya başladım. Düşünüyordum; neden umumi helalarda, az da sayılmayacak bir miktar para isterler? Üstelik çoğu bok götürür ve bazılarında bırakın sabunu, su bile bulamazsınız! Neden camilerde tuvaletlerden para alırlar? Eskiden camii dernekleri, para için, girişlerde çay ocakları işletirlerdi ve sabahın en erken saatinde bile açık ve çaylar ve poğaçalar da ucuz olduğundan buraları severdim. Sonra Üsküdar’ı düşündüm, o kadar uzun zamandır gitmiyordum ki oraya&#8230; Ben tüm bunlara ve daha fazlasına dalmışken ıbnelerden biri yanıma gelip benden ateş istedi. Bunların arsızları, yani kelimenin tam manası ile ıbne olanlarından nefret ederim. Beni taciz etmeye çalışmadıkça onlarla bir sorun yaşamam, benim için kimin ne olduğu çok fark etmez; Kimsen kimsin, kimse kim! Aslında bir ıbneyle her zaman iyi sohbet edebilirsiniz ve travestiler&#8230; Bu kadar dışlanmış, aşağılanmış, dibe vurmuş biri tabii ki iyi bir arkadaş olacaktır. Bir zamanlar onun bunun altına yatmaktan bıktığı için torbacılık yapan birinin hatırlı müşterisiydim. Sanırım o benim en iyi arkadaşımdı. Onunla boktan bir barda çalışırken tanıştım; yeri öğle vakti açıyordum ve oraya giderken yolu kısaltmak için, hem de gölge olan kerhanelerin sokağından geçiyordum.</p>
<p style="text-align:left;">Kafamdan bunlar da geçerken fermuarımı çekip çakmağı çıkardım. O, bu sırada çoktan sikime iltifatlar buyurmaya başlamıştı bile. Bu orta sınıf lümpen ıbnelerinin arsız tacizleri! Eğer biraz genç ve parlaklarsa herkesi ayartabileceklerini düşünürler. Bunu yaşayınca, her duyduğunuzda artık çok normal gelen, tacize uğrayan kadınların durumlarını daha iyi anlarsınız. Çakmağı O’na doğru uzatmış ama henüz yakmamıştım, O ise bana, yakınlarda ki güzel ve manzaralı evinden ve nasıl eğleneceğimizden bahsediyordu. Sigarasını yakmak istiyordum ve ama elimi ve vücudumu bir türlü dik tutamıyordum, sabit olan tek yerim gözlerimdi. Bazen “her şeyin bir sebebi vardır” dedirten ya da buna inandırtan anlar yaşarsınız: Çakmağım oldukça fonksiyoneldi, küçük bir sustalısı vardı&#8230; Biraz sonra, bu küçük çakıdan neden bu kadar korktuğunu daha fazla düşünmeden bana –ağzımdan tek bir kelime çıkmamasına rağmen- çıkartıp titreyerek uzattığı parayı alıp dolmuşlara doğru ilerledim.</p>
<p style="text-align:left;">Bunu bir daha yapmayacağımı düşünüyordum ama  bu asla olmayacak. Belki bir dönem daha ara veririm. Bazı şeyler asla gerçekten bırakamazsınız. Entelektüeller benim gibi insanların rehabilite edile bilineceğini söylüyor ama biz gerçeği biliyoruz. Ayrıca ben hiç bir zaman bir entelektüeli terörize etmekten bahsetmedim! Bence egemenliklerini çok tehlikeli kullanıyorlar&#8230;</p>
<p style="text-align:left;">III.</p>
<p style="text-align:left;">Beyoğlu.. Burayı kimse gerçekten sevmez, kimse uzun süre Taksim’de bulunmak istemez; kime sorsanız bir şikayeti ve bıkkınlığı vardır ama herkes buradadır. Tüm marjinallerin kanalize edildiği yer. Orta sınıfın eğlence merkezi. Her türlü mastürbasyon.. Satın alabileceğin en ucuz ve en doyurucu eğlence(!), yine de her şey çok güvenli.</p>
<p style="text-align:left;">Burada sadece meraklıların girdiği bazı sokaklar ve o sokaklarda bazı mekanlar vardır. “Güngörmüş”lerden bazı müteşebbis ruhlar, orada burada içkiye ve eğlenceye para akıtmaktansa hiç yoktan bu işten para kazanırım, içkimi- eğlencemi beleşe getiririm düşüncesiyle, borç- harç buraların devrini, işletmesini alırlar. Bunlardan pek azı uzun vadeli olur ve yeni açılan bu tip bi’yerde de önceden iflas bayrağını çekenleri, çiçeği burnunda işletmecinin yanında, “bu ülkede yaşanmaz kardeşim” sohbetleriyle görebilirsiniz, iddiası hep aynıdır; emin olun bu semte bir daha uğramayacak, bir sahil kasabasına yerleşip kafasını dinleyecektir. “Yapan birisi” vardır, bu Yapan Birisi’ni herkes gıyaben tanır; çok ucuza filanca yerde bilmem kaç dönüm kapatmıştır. Her işi tıkırında olan bu Yapan Birisi’ne buralarda herkes inanır. Bu cehennemin gerçek dini budur; Yırtma Tanrısı (c.c.) ve Hz. Yapan Birisi (s.a.v.)&#8230;</p>
<p style="text-align:left;">Tarlabaşı’ndan  itibaren bu akımın etkisi azalsa da başka inançlar karşınıza çıkar. Taksim- Kadıköy hattında dolmuş işletmeye başlayan bir başka Yapan Birisi, iki taksi plakası almış ve şurada bir yerlerde bina da diktikten sonra “başka bir yer”e gitmiştir. Eğer yeterince inançlı olursanız bir gün sizde oraya gidersiniz!</p>
<p style="text-align:left;">( Ben mi? Ben diyalektiğe inanırım: Her şey her an değişir ve daha kötüye gider. Kötüye gitme özeliğini kaybetmeyen tek şey kötüye gitmenin kendisidir. )</p>
<p style="text-align:left;">Geri dönelim; Orası benim için daha çok, sadece içkini yeterli gelmediği zaman gidilecek bir yer. Ben şimdilik Taksim’deki cemaatin lokalindeyim. Eski taş bir binanın katlarından biri, zamanının yüksek binalarından olmalı. Duvarlar çelik konstrüksiyon ile güçlendirilmiş; yoksa süslenmiş mi demeli? Bar, yeterince geniş; yeterince masa, yeterince sandalye, yeterince pisuar, yeterince çalışan&#8230; oldukça tipik bir örnek. Kötü ışıklandırma bile afiye dönüştürülmeye çalışılmış, havalandırmanın olmadığı yerde bunun yerine takılan pervaneler eğer ikinci el olmasaydı böyle abuk- sabuk renklerle boyanarak hoş gösterilmeye çalışılmazdı. Tüm eskiler toplanmış ve “havalı”, “sanatsal”, “cool” bir yer havası verilmeye çalışılmış..</p>
<p style="text-align:left;">-Hoş geldiniz efendim! Şöyle buyrun.</p>
<p style="text-align:left;">-Git başımdan&#8230;</p>
<p style="text-align:left;">İnsan kendini yalnız hissettiği kalabalık yerlerde ne çok şey düşünüyor: dünya giderek sahteleşmeye başladı, bu mekandaki gibi, bu “eğlence köyü” semtteki gibi.. Burada bir polisle dalaşırsan sana bir taksi çevirmeyi ve evine göndermeyi teklif ederler. Ben, seni o gece kodeste tuttuktan sonra sana kendi sigarandan ikram edip çay söyleyen polisleri özlüyorum. Onlar samimi ve ilişki kurulabilir insanlardır, bu yeni yetmelerin hepsi ek kazanç ve kariyer peşinde. Yabancı dil öğrenip sicillerini temiz tutarlar, spor aktivitelerine katılır ve şehrin her tarafında ki gözetleme kameralarından bir torbacıdan daha çok çekinirler.</p>
<p style="text-align:left;">Yine de kendimi elimdeki paradan maksimum faydayı alabileceğim bu çamur deryasına bırakıyorum, diğer herkesin yaptığı gibi&#8230; Eski yüzler, tanıdıklarım, ismini hatırlayamadıklarım, sevmediklerim&#8230; Başka bir masaya, diğerine sonra başka bir mekana ve bir diğerine daha&#8230; Politika, sex, şakalaşmalar, seni asla aramayacak ve seninde şimdiye kadar hiç aramadıklarınla hasretli sarılmalar, hal- hatır sormalar, ikramlar&#8230; Geçen kış burnunu kırmaya teşebbüs ettiğin adam sana uzaktan bir merhaba verir sen de nazikçe karşılık verirsen sarhoşluğa rağmen hissettiği son tereddüdü de kalmaz ve sana birilerinin selamını iletir. Ciddi münakaşalar yaşadığın ve gırtlak gırtlağa geldiğin biri yolda karşına çıkar ve sigara uzatırsın, sonra ayılmak için kahve içip açık havada tavla atabileceğin bir yere.. Oyun bitmeden uzaktan tanıştığın ama o güne kadar gıcık olduğun için asla sohbet etmediğin biri gelecek ve iyi ve ucuz bir mekanın tiyosuyla sen ne olduğunu anlamadan kalabalıklaşmış masayı ayaklandıracak. Sevdiğin adamlarından birini bir köşede bir şeyler yerken bulacak ve çeteye katacaksın. Kimse, Yapan Birisi’ni ağzına almayacak, kimse saate bakmayacak, kimse kavga çıkarmak için sataşmayacak, evi yakında olan sevgilisiyle erkenden kalksa dahi yarı şaka yarı ciddi “dolu olmak” şartıyla eve istediğiniz zaman gelebilmek üzere çağıracak.</p>
<p style="text-align:left;">İşte benim arkadaşlarım. Ertesi günden itibaren kimse birbirini aramayacak ve bazılarının da birbirleri hakkında ki kötü kanaatleri değişmeyecek ama bu gece hepsine güvenebilirsin. Bunlar çok geçmeden birbirlerine acımasızca girişebilecekleri ihtimalinin ne kadar yüksek olduğunu bilseler dahi gün ağarırken işkembe ısmarlamak konusunda ısrarcı ve samimi olacaklardır. Ayrılırken yol paran ve sigaran olup olmadığını soracaklar, cebim kalın durduğu için sıra bende&#8230; Bu hayvanlara güvenebilirsin; seni yanıltmayacaklar ve bir zaman sonra faydalarına olana ya da inandıklarına karşı duracak olursan sana olanca güçleriyle saldıracaklar ama bir gece tekrar, benim bu barda rahatsız ve yüksek westernvari taburelerde oturduğum gibi onlarla oturacaksın. Sahte ilişkilerin dünyasında kalan son iyi arkadaşlar; düşündüğün gibi değil.</p>
<p style="text-align:left;">IV.</p>
<p style="text-align:left;">Girdiğimiz mekanda, sürü, farklı avlar peşinde dağılmış olsa da arada bir sohbetler ve aynı maksattaki sataşmalar gelip gidiyor. Bir kaçı ile barda otursam da laklağa çok iştirak edemiyorum zira gözüm barın diğer ucunca. “Barın diğer ucu” dediysem de aklınıza geniş bir tezgahın sonu yahut daha da yanlışı tüm mekanın diğer ucu gelmesin. Orta halli, on- oniki kişinin sığa bileceği bir bar tezgahı bu. Ve O, orada oturuyor. Bu kadın kan kırmızısı elbisesi ve siyah ve kızıl gölgeli saçları, kocaman parlak gözleri, beyaz teni ve makyajsız güzelliği ile bardaki çoğu sarhoşun sandığı gibi pahalı ve yanlış yere gelmiş bir kadın değil. Bir fahişe değil. Kendine bir partner ya da arkadaş aramıyor. O bir sanatçı ve izlemek için burada. Böyle tipleri bilirsiniz, onlar çoğu insanın gözünde “şanslı orospu”lardandır. Bir çaydanlığı içine mezarlıktan aldığı toprakla doldurup dışına, 08:00 ve 21:00’a çalan bir saat yerleştirip yüksek pahaya satmıştı. Vahşi köpeklere parçalattığı bir smokini ve bir gelinliği kurur temizle yaptırdıktan sonra sergilemiş, yüksek tekliflere rağmen ise onu özel bir koleksiyon için satmamıştı.</p>
<p style="text-align:left;">O’nunla bir sergide tanışmıştık. Şans eseri bulunduğum bu yer, benim için açık büfesinden fazla bir şey ifade etmezdi, ta ki onun bir “eserin” etrafında duran sanatsevicilerini ve ışıltılı bir yerlere gelmeyi seven, konudan alakasız zibidileri izlerken görünceye kadar. O’nun, serginin sahibi olduğunu ancak bir aptal anlamazdı; sanatçılar eserlerine değil onların arasından en kıymet verdiklerini eleştirenlere bakar. Bu kadın da karma sergide ne girişe ne de davetiyelere kendi resmini koydurmamış ve gelenlerin arasından sadece “izleyici” olanlarla sanki tüm bunlarla bir alakası yokmuş gibi konuşuyor, fikirlerini alıyor ve onların bir şeyler atıştırırken bir yandan da bakmak zorunda hissettikleri bu “şeyler” hakkında “uyduracaklarını” merak ediyordu. Konuştuğu bu insanlar orada kendileri gibi bir davetlinin onların konu hakkındaki cehaletlerini fark etmeden fikirlerini almasını heyecanla karşılıyor ve türlü atıp tutmalara girişiyorlardı. Ne olursa olsun, esasen sanatçı, eserinin manası konusunda biraz daha bilgilenmiş olacaktı. İlk başta diğer salakların arasına karışıp bu küçük oyunundan haberim yokmuşçasına aynı sanatçıya ait koridor boyunca sanatçı hakkında atıp tutmaya başladım, sayısız kadeh içkinin verdiği cesaretimin yanında biraz da eğitimim olsaydı değme eleştirmenlere taş çıkartabilirdim.</p>
<p style="text-align:left;">Gagası olan bir keçi heykelinin yanına geldiğimizde kendimi gerçekten oyunun bir parçası olarak buldum; içimden tüm gelenleri ne kadar saçma olursa olsun söylüyordum.. Zayıf bir bedene sahip olan bu acayip form bir kedi gibi yere kıvrılmış, kafası bir keçi ya da koça benzerken ağız kısmı bir gagadan ibaretti. “Bu kendi heykeli olmalı” dedim yanımda ki orta yaşlı çifte.. “Sinsi, korkak, meraklı, kendini nasıl göstereceğini ve ispat edeceğini şaşırmış bir elden çıkmış olmalı”. Çift beni çok bir bok biliyormuşçasına ilgiyle dinlerken devam ettim; “Nerede bu sanatçı? Saatlerdir kim gördü? Nerede dolaşıp gizlice insanları izliyor?” Alık oldukları her hallerinden belli olan ama entelektüel gözükmekten hoşlanan bu çift, belliydi ki bu konuşmadan sonra bu koridordaki eserlerin sahibi sanatçı olduğuma emin olmuşlardı. Kim bilir arkadaşlarına bu saçmalık hakkında ne anlattılar? Ne kadar ilginç bir sanatçıyla tanıştıklarını mı? Ama esas maksadımın bu olmadığını anlatmak zorunluluğu ile O’nu beklemek yerine benim –az geride beklerken- yanına gitmemi gerektirdi. Ve ertesi günde, daha sonra da.. Ta ki, bu kadın, deliliğin sanatsal dahi olsa çekilir şey olmadığını anlayıp da başka davetiyeler göndermekten vazgeçinceye kadar.</p>
<p style="text-align:left;">Şimdi ise karşımda, içeriye asılmış ve bir boka benzemeyen yağlıboya hakkında fikrimi sorup çevresindeki yalaklarla kahkahalara boğulduktan sonra pişman bir ifadeyle bana bakıyor. Bir başkası olsa düşürüldüğü durumu umursamıyormuş gibi davranmak için bu kahkahalara katılır mıydı bilmiyorum ama ben katılmadım. Aşağılandığım ya da saldırıya uğradığım için değil, kırıldığım için.. Ve biliyor; eğer böyle olmasaydı başka bir zaman bu etrafımda ki diğer hayvanadamlar gibi durabilirdi. O ise sadece saldırmak istemiş ama yine de –sanatçı olduğunu iddia ettiği halde- kantarın topuzunu tutturamayacak kadar medeni kabiliyetsizliklerini engelliyememişti. Biliyordum, biliyordu, bildiğimizi biliyorduk; belki ufak bir şans daha tanıyabilirdik ama az önce giren polis kafilesi -içeride birkaç kişi ile konuştuktan sonra- nazikçe burayı boşaltmamızı rica etti.</p>
<p style="text-align:left;">V.</p>
<p style="text-align:left;">Artık sabah oluyor, bizi misafir etmeye gönüllü arkadaşımızın da şart koştuğu gibi, alışveriş yapıp üzerimizi doldurduktan sonra çorbacıya gidip karnımızı doyurup onlarında uyanıp, hazırlanıp bizi çağırmalarını beklemiş olacağız. Ben bu civar da sadece Tarlabaşı’ndan alışveriş yaparım. Herkesin adamı farklıdır. Eğlenceyle gerçeği ayıran caddeyi geçip mahallenin içlerine doğru giriyorum. Buradaki arakdaşlarla çay- sigara içip geri dönüyorum. Caddeye yaklaşırken laf atıyorlar duymamazlıktan geliyorum; önemsiz, muhtemelen koyu bir sohbetle neticelenecek basit bir sataşma ama uğraşamam. Caddeye çıktığımda fahişeler sesleniyor, tekele uğrayıp sigara ve yolda bittiğini fark ettiğim çakmağımın yerine bir kibrit alıyorum bazı travestiler arabaları ile hızla geçerken kornaya basıyor. Bozukları delik olmayan cebime koymaya çalışırken karşıya geçip şuradaki aradan kıvrılırsam doğrudan çorbacının önüne çıkacağımı hesapladım ve boş yolda aheste aheste karşıya geçerken motor ve lastik sesini duydum.</p>
<p style="text-align:left;">Ara sokaklardan birinden çıkan bir hız motoru beni tepeledi. Motordaki iki eleman artık her ne bok bir kimyasal kullandılarsa halen ayağa kalkmaya çalışıyorlar. Bu hep olur; içeride “pıt” atan bu motorcular biraz bekledikten sonra o patlamayla gazı kökleyerek caddeye çıkarlar.</p>
<p style="text-align:left;">Etrafta kimse yok. Olabildiğince mantıklı düşünmeye çalışıyor ve bu sebeple hareket etmiyorum. Etraf çok sessiz. Kimse gelmeyecek, belki bir yerlere telefon açacaklar ama kendileri gelmeyecek. Arabalardan bir kaçı yavaşlayarak yanımdan geçiyor. Etraf çok soğuk ve ben salakça bir şekilde sızmak istiyorum. Gözlerimi açtığımda daha rahat bir yerde uyanmak&#8230; Panik yapmamak istiyorum, aslında küçük sıyrıklarla atlattığıma inanmak istiyorum, şanslı bir köpek olduğumu görmek istiyorum&#8230; Şu halde yalnız olmak istiyorum. Birazdan kuşluk vakti uyanıp kahvaltı etmek istiyorum.</p>
<p style="text-align:left;">Burada olmaz, bu şekilde değil.. Başka bir yerde, başka bir zaman, başka bir şekilde ama şimdi değil&#8230;</p>
<p style="text-align:left;">Biri geldi ve diğeri; oradaki adamlardan biri olmalı; eski bir şeyler giymiş ve birazda kel. Kız bir fahişe olmalı, bunlarda diğerlerinden daha çok vicdan var! Bakıyorlar, bakıyorlar&#8230; Bi’şeyler desinler istiyorum ama ben de konuşmaya korkuyorum. Sonra bir adam, kır saçlı ve kalantor bir herif; İşte iş bilen bir tip, bu zavallı tiplerden daha cevval davranıp bir şeyler yapabilir!</p>
<p style="text-align:left;">“Hayır!” diyor kız; “O’na inanma, sana her ne telkin ediyorsa boş ver&#8230;” ve kalantor adama dönüp; “Utanmıyor musun? Rahat bırak!”</p>
<p style="text-align:left;">Hiçbir şey anlamıyorum kalın herif başımda dikilmiş ifadesizce bakıyor, bunlar aynı arabadan inmiş olmalı ve ambulans gelene kadar beni hareket ettirmeyecekler sanırım. Kız sağımda öbür herif de diğer yanımda yere çökmüş ve acıyarak bana bakıyor: “Boş ver, bu zaten olacaktı&#8230;”</p>
<p style="text-align:left;">Ne oluyor? İhtiyacım olan son şey bir gavatın felsefi yorumları!</p>
<p style="text-align:left;">Kalın herif kadının ağlamaya başlamasına ve hıçkırıklarına “Yeter!” cevabını verdikten sonra beni montumun ensesinden tutup –kolaylıkla- çekmeye başlıyor.</p>
<p style="text-align:left;">Burnundan nefes alıyor&#8230; Bir alkolik gibi&#8230;</p>
<p style="text-align:left;">Şimdi bir yere gittiğimizin farkındayım&#8230;</p>
<p style="text-align:left;">Biraz daha sürüklendikten sonra kadına ve sonra diğer herife bakıyorum; iki yanımda yürüyüp beni seyrediyorlar.. Kel herif “Sabret” diyor, kadın zorla gülümsüyor&#8230;</p>
<p style="text-align:left;">Şimdi öldüğümün farkındayım.</p>
<p style="text-align:right;"><em> 20.10.2006</em></p>
<p style="text-align:left;"><strong><em>TT: Tanık&#8217;ın türküsü:</em></strong></p>
<p style="text-align:left;">nasıl bir ödül tüm günahların bedelidir?<br />
nüfuz gibi aşikar,<br />
yılan gibi sinsice değil!<br />
ve yazgının zarları tam da gerektiği gibidir.<br />
körün zarları; sesinden cümbüş ona&#8230;
</p>
<p style="text-align:right;"><em>10.02.2007</em></p>
<p style="text-align:left;"><strong><em>TT: Tanık ile 4. yol&#8217;da ki görüşmelerimizden notlar:</em></strong></p>
<p style="text-align:left;">düşündük:</p>
<p style="text-align:left;">birinci yol<br />
ikinci yol<br />
ve üçüncü yol&#8230;.
</p>
<p style="text-align:left;">başlangıçta bunlar vardı&#8230;.</p>
<p style="text-align:left;">hepsinin birbirinden haberi vardı&#8230;</p>
<p style="text-align:left;">birinci yol ve ikinci yol birbirlerine saldırırdı ve sonra tüm bunlardan bıkan bir yol daha çıkdı&#8230;<br />
tabii ki bu yol üçüncü yoldu&#8230; diğer iki yolun başına bir de bu çıkmıştı&#8230;<br />
birbirleriyle savaşmaktan gayrı bir de ikisi birden bununla mücadele edecekti&#8230;<br />
hangi ikisi birden hangi ötekiyle?<br />
ittifak gibi!! her an ihanete hazır bir iç organ gibi!!&#8230;
</p>
<p style="text-align:left;">devam etti:</p>
<p style="text-align:left;">buna dayanamayan bir grup genç yeni bir girişime başladı ve yeni bir akım yarattı..<br />
müthiş bir akım&#8230; şimdiye kadar eskiye dair tüm o özendiğimiz direniş hikayelerinin bir toplamı gibi&#8230;
</p>
<p style="text-align:left;">bilgeleştik mi? kaç binyıl önce?</p>
<p style="text-align:left;">adı ne oldu sizce? dördüncü yol&#8230;&#8230;..</p>
<p style="text-align:left;">bu korkunç isim artık bizim için bir ninni gibiydi..</p>
<p style="text-align:left;">birileri çıkıp şöyle demeseydi: &#8220;Tüm bu sürecin iradesini sağlayan nedir?&#8221;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</p>
<p style="text-align:left;">özgürlük riyakarlığın reklamıdır; onu daha çok tüketmemiz için&#8230;</p>
<p style="text-align:left;">kesik kesik konuşurken duyabildim:</p>
<p style="text-align:left;">Mutlu olmak için hiç bir şansımız yok.. Çünkü ihtimallerin korkusu baskındır ve de doğru olan &#8217;belirmemiş bir ideal&#8217; olarak kafa kurcalayacak&#8230;</p>
<p style="text-align:left;"><strong>TT: Üçlemeden kurtuluş:</strong></p>
<p style="text-align:left;"><em>Sayfaların ortasından:</em><br />
Ve nihayet başladı, hep o tarif ettmeye çalıştığı aydınlık&#8230; alacakaranlık&#8230;</p>
<p style="text-align:left;"><em>Tünelden:</em><br />
Dönmemeliydi, giderken dahi biliyordu bunu ve hatta aslına bakarsanız gideceğini anladığı zaman dönmeme kararı almıştı sözümona&#8230; Çok zor değildi, ki zaten her fil mezarında ölmeliydi&#8230;
</p>
<p style="text-align:left;">Ölümden mi korktu yoksa yol üzerinde sahip olduğu melekelerini kullanıp hayattan öcünü mü almak istedi bilinmez&#8230;</p>
<p style="text-align:left;">Dönüyor, buraların böyle olduğunu kimse düşünmez ne de bilen ya da anlatmak isteyenle sık sık karşılaşabilirsiniz. Hatta kimisi ihtişamlı olacağını zanneder. Sırf bu yüzden korkup dona kalanlar vardır; vazgeçenler, korkularından titrerken gururdan vazgeçemeyenler, sonuna dair hayaller kurarak kendini yatıştırmaya çalışırken bir köşecikte kendilerinden geçenler, ki bunlar en acı sürprizle karşılaşırlar. Tünel fazlasıyla rutubetli, sıcak ve boğuktur. Neredeyse 50mt.lik bi genişliğe ve yüksekliğe sahip olmasına rağmen o basık ve karanlık korku yolcunun iliklerine kadar işler. Eğer burada bi&#8217;yerde dinlenmeye, soluklanmaya kalkarsa, yolcu başına ne geleceğini bilmeli; Çok geçmeden uyku basacak ve o baygınlıktan kalkana kadar (bu da ancak büyük bir acı ve feryat figan ile olur) sadece gelişkin böcekler ve fareler uzuvlarına zarar vermekle kalmayacak bu yaralar derhal mikrop kapacaktır. O sakatlıkları ile devam edebilen var mıdır kim bilir?</p>
<p style="text-align:left;">Bizim yolcumuz için de durum pek iç açıcı değil ama en azından bir kaç badire daha atlatacak kadar donanımlı gözüküyor ve işte ilk yetisini burada kullanıp yine burada emin oluyor; Artık tanıklığının bir hükmü yok ve tüm öncekiler de dahil artık hepsi sadece kendisi için&#8230; Bunun tadını çıkarabilir, gördüğü herşeyden keyf alabilir&#8230; Kafasında ya da her neresindeyse artık, o illet üçlünün bitmez tükenmezmiş gibi süregiden gürültüleri yok; bu lağımda ne kadar ilerlerse onlardan da o kadar uzaklaşmış olacak, bu bir çok şeyi kolaylaştırıyor ve uzaklaşırkende biliyor, bir şeye doğru yakınlaşıyor.</p>
<p style="text-align:right;"><em>24.08.2007</em></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/workpress.wordpress.com/88/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/workpress.wordpress.com/88/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/workpress.wordpress.com/88/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/workpress.wordpress.com/88/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/workpress.wordpress.com/88/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/workpress.wordpress.com/88/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/workpress.wordpress.com/88/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/workpress.wordpress.com/88/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/workpress.wordpress.com/88/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/workpress.wordpress.com/88/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/workpress.wordpress.com/88/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/workpress.wordpress.com/88/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/workpress.wordpress.com/88/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/workpress.wordpress.com/88/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/workpress.wordpress.com/88/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/workpress.wordpress.com/88/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=88&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/teslis-ve-tanik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">workpresscorps</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>mevzubahis</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/mevzubahis/</link>
		<comments>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/mevzubahis/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Jul 2008 15:38:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>workpresscorps</dc:creator>
				<category><![CDATA[press]]></category>
		<category><![CDATA[alamet]]></category>
		<category><![CDATA[özeleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[görüşmeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://workpress.wordpress.com/?p=58</guid>
		<description><![CDATA[“&#8230;bombalar patlayabilir, bombalar patlamayabilir&#8230;” c.b.       Bilgi erdem değildir ne de mutluluk verir ama işte işin kötüsü bilgiyi paylaşmak, –tamami ile kişisel- mecburidir.  Çünkü küstahlaşmaktan korkarsın, yalnızlaşmaktan korkarsın, sen bildiğine göre herkezin söyleyebileceği bir şeyleri “harcarken”, en azından anlaşılmak istersin. Amacın bu değil ama en azından bir kez amaca yönelik olduğunu anlamak istersin. İnsan &#8230;<p><a href="http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/mevzubahis/" class="more-link">Dahası</a></p><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=58&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:right;">“&#8230;bombalar patlayabilir,</p>
<p style="text-align:right;">bombalar patlamayabilir&#8230;” c.b.</p>
<p> <br />
    Bilgi erdem değildir ne de mutluluk verir ama işte işin kötüsü bilgiyi paylaşmak, –tamami ile kişisel- mecburidir.</p>
<p> Çünkü küstahlaşmaktan korkarsın, yalnızlaşmaktan korkarsın, sen bildiğine göre herkezin söyleyebileceği bir şeyleri “harcarken”, en azından anlaşılmak istersin. Amacın bu değil ama en azından bir kez amaca yönelik olduğunu anlamak istersin. İnsan sosyal bir avcıdır, işte bu yüzden onaylamazlarsa anlayamazsın.</p>
<p>   Aslında demem o ki, ülkesinde kitap okunmadığından yakınan bir aydın ne dediğinin anlaşılmadığından yakınıyordur; televizyonda konuştuğu saat ya da gazetede vuruş başına aldığı para onu anlaşlılan bir spor yazarı kadar yapmaz. Demem o ki, her devrim işi gücü bırakıp okullar kurmaya başlıyorsa halkı için yaptıklarını halkına ne için yaptığını anlatmaya çalışıyordur. Yani demek istiyorum ki, bir insan ailesinde eğitilmiş olmasaydın ya da onun yerine koyulabilecek bir başka kurumda, sadece çiftleşecek ve aşk şiirleri yazamayacaktın, hakeza daha büyük ölçekte manifestolar da&#8230; Başka türlü sosyalleşirdin belki, belki diğerlerinden daha iyi bit ayıklayarak klanında kariyer yapabilirdin ya da diğerlerinden daha çok doğurarak. İnandığın biricik tanrıya ve onun lutfettiklerine daha sadık olacaktın; kesin&#8230; Teizmden bahsetmiyorum ama aklında bulunsun&#8230;</p>
<p>  Bildirmek isterim; teorileri, deneyleri, tecrübeleri, bilmek istediğimden değil, unutamadığımdan diyelim&#8230; Yaralarımla yalnız başıma kalmak istemediğimden; ağzı açık bir ahmak sürüsüne ahkam kesmek istediğimden değil. Getirileri de olur şüphesiz ama bildirenler kadar bilmezlerse, unutamayanların kötü anacağı kişi sensin. Siyasetten bahsetmiyorum ama aklında bulunsun&#8230;</p>
<p>  Baştan ayağa kişisel bir şeyden bahsediyorum, bütün her şey gözümüzün önünde olurken elimizin-kolumuzun bağlanmasından&#8230; Toplumsal olaylardan bahsetmiyorum, her hangi bir güruhta ya da bir hayatta her şey tıkırında giderken işin içine “biz” girince olayların nasıl da sarpasardığını farketmemizden ve ama nedeni bir türlü anlayamamızdan, kendimize birkaç kitap dolusu hastalık teşhisi koydukdan sonra tedavi yöntemlerinin hiç birinin işe yaramamasından ama her nasılsa bir zaman sonra, o bizimle tepetaklak olan ünitedeki X gediğini dolduranın bu taşıdığımız şey olmasını farketmemizden bahsediyorum. Her seferinde kurban olmaktan ve bunu bir şekilde kanıksamışken esas faciayla karşılaşmış olmaktan; ne yazık ki biraz daha öğrenmiş olmaktan bahsediyorum. Bir akıl hastalığından bahsetmiyorum; tüm teşhisleri zaten denedik.</p>
<p>  Bilmek işimizi görmüyor, ben bu olduğum halin sağlamasını yapmak istiyorum, nasıl yapacağımı biliyorsam da işlerin neden bu kadar ters gidipte beceremediğimi bilmiyorum. Bu hayatta bir sağlamam var ve birbirimizden az ya da çok değiliz, bu sağlamanın da bir cevap olduğunu, benim de onun sağlamam olduğunu anlayıp sadece ulaşılmayı beklemekten vazgeçmesini istiyorum. Fantastik bir şeylerden bahsetmiyorum ama aklında bulunsun.</p>
<p style="text-align:right;"><em>26-06-2008</em></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/workpress.wordpress.com/58/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/workpress.wordpress.com/58/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/workpress.wordpress.com/58/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/workpress.wordpress.com/58/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/workpress.wordpress.com/58/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/workpress.wordpress.com/58/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/workpress.wordpress.com/58/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/workpress.wordpress.com/58/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/workpress.wordpress.com/58/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/workpress.wordpress.com/58/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/workpress.wordpress.com/58/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/workpress.wordpress.com/58/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/workpress.wordpress.com/58/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/workpress.wordpress.com/58/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/workpress.wordpress.com/58/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/workpress.wordpress.com/58/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=58&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/mevzubahis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">workpresscorps</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>önemli değil</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/onemli-degil/</link>
		<comments>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/onemli-degil/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Jul 2008 15:38:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>workpresscorps</dc:creator>
				<category><![CDATA[press]]></category>
		<category><![CDATA[alamet]]></category>
		<category><![CDATA[görüşmeler]]></category>
		<category><![CDATA[teoriden sonra hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://workpress.wordpress.com/?p=27</guid>
		<description><![CDATA[I. Hayatı tanımlayan sihirli cümlelerim yok. “Ve hiç olmamalı” diyorum sonra.. Ne istediğimi bilmiyorum ama istemediklerim ortada. Yinede bunlar için de çok uzun cümleler kuramıyorum. “Ve zaten susmalısın” diyorum&#8230; Ve ben herhangi birisiyim; kendimi okşayıp kabartmama gerek yok. Asla, daha önemli, daha güçlü, daha farklı (&#8230;) olmayacağım. Öğrendiklerimi tabii ki hatırlıyorum –bunların travmalarından belki de &#8230;<p><a href="http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/onemli-degil/" class="more-link">Dahası</a></p><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=27&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>I.</p>
<p>Hayatı tanımlayan sihirli cümlelerim yok.</p>
<p>“Ve hiç olmamalı” diyorum sonra..</p>
<p>Ne istediğimi bilmiyorum ama istemediklerim ortada. Yinede bunlar için de çok uzun cümleler kuramıyorum.</p>
<p>“Ve zaten susmalısın” diyorum&#8230;</p>
<p>Ve ben herhangi birisiyim; kendimi okşayıp kabartmama gerek yok. Asla, daha önemli, daha güçlü, daha farklı (&#8230;) olmayacağım.</p>
<p>Öğrendiklerimi tabii ki hatırlıyorum –bunların travmalarından belki de ölene değin kurtulamayacağım-, yine de fark ettim; hiçbir zaman bir kurtarıcı olmayacağım ve hiçbir zaman bir kurtarıcım olmayacak.</p>
<p>Ben, bu kadarım ve ama bir hayatı yaşıyorum.</p>
<p>Bu, değerli olmalı.</p>
<p>II.</p>
<p>Her şey aslının çok kötü bir kopyası.</p>
<p>Bana ilerlemeden bahsetmeyin; bu ancak bir karanlık çağ. Bu, yer kürenin en uzun düşüşü olmalı. Çünkü; Her şey aslının çok kötü bir kopyası.</p>
<p>Eski adamın, avlanmaya, dişine göre bir ava, av gereçlerine ihtiyacı vardı; doyması, barınması, korunması –bazen de- örtünmesi için.</p>
<p>Tüketmeye, parama göre tüketmeye ve tüketmek için paraya ihtiyacım var; doymam, barınmam, korunmam ve örtünmem için.</p>
<p>Yine de onurlu bir avcı olamadım. O, türüm için bir zamanlardı. Şimdi ise, devasa hayvanat bahçelerindeki tutsaklardan biriyim. Kafese atılanı daha önce “avlarsam” bi’şeyler olacak, daha iyi olacak!</p>
<p>Ben kendimin silik bir gölgesiyim, burada böyle doğdum, başka bir şey görmedim ve öğrenmedim, başka bir şey hakkında hiçbir fikrim yok; aklıma dahi gelemez! Bazı bazı, içimden, içime işlemiş bir şeylerden bir ilham gelebilir ama “avlanırsam” geçer. Tatmin olur o şey –söner-! Hep bi’şeyler olacak ve daha iyi olacak; bu böyledir, bir sorun var gibi gelse de&#8230; Ta ki bir gün tamamen unutana değin; tamamen hurdaya çıkıncaya değin&#8230; O günü görmek isterdim, muasır medeniyetin gölgesi tüm bu gölgeleri de örtüp tek bir silikliğe dönüştüğümüz günü; tamamen uygar bir yığın. Nihayetinde artık o gün tek bir his bile yok. Ama hayır bir de bize sor; Var!</p>
<p>Sonra diyorum ki; “Öyleyse düzelteyim; Artık ettiğimiz tek kelimenin bile önemi yok”&#8230;</p>
<p style="text-align:right;"><em>01-07-2006</em></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/workpress.wordpress.com/27/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/workpress.wordpress.com/27/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/workpress.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/workpress.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/workpress.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/workpress.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/workpress.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/workpress.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/workpress.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/workpress.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/workpress.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/workpress.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/workpress.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/workpress.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/workpress.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/workpress.wordpress.com/27/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=27&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/onemli-degil/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">workpresscorps</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>id</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/id/</link>
		<comments>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/id/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Jul 2008 15:38:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>workpresscorps</dc:creator>
				<category><![CDATA[laf ola beri gele]]></category>
		<category><![CDATA[press]]></category>
		<category><![CDATA[alamet]]></category>
		<category><![CDATA[görüşmeler]]></category>
		<category><![CDATA[tahlil]]></category>
		<category><![CDATA[work]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://workpress.wordpress.com/?p=45</guid>
		<description><![CDATA[hata yaptım, biliyorum..                                                                         hem de bir çok kez&#8230;            ama üstbenliğine ihanet etmeden, özgür olamaz insan&#8230;   03-04-2007<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=45&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>hata yaptım, biliyorum..</p>
<p>                                                                        hem de bir çok kez&#8230;<br />
           ama üstbenliğine ihanet etmeden, özgür olamaz insan&#8230;</p>
<p> </p>
<p style="text-align:right;"><em>03-04-2007</em></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/workpress.wordpress.com/45/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/workpress.wordpress.com/45/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/workpress.wordpress.com/45/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/workpress.wordpress.com/45/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/workpress.wordpress.com/45/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/workpress.wordpress.com/45/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/workpress.wordpress.com/45/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/workpress.wordpress.com/45/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/workpress.wordpress.com/45/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/workpress.wordpress.com/45/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/workpress.wordpress.com/45/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/workpress.wordpress.com/45/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/workpress.wordpress.com/45/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/workpress.wordpress.com/45/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/workpress.wordpress.com/45/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/workpress.wordpress.com/45/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=45&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/id/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">workpresscorps</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>“ağabey, nükleer ne demek?”</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/agabey-nukleer-ne-demek/</link>
		<comments>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/agabey-nukleer-ne-demek/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Jul 2008 15:37:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>workpresscorps</dc:creator>
				<category><![CDATA[press]]></category>
		<category><![CDATA[work]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://workpress.wordpress.com/?p=21</guid>
		<description><![CDATA[Nükleer karşıtları meydanda coşku ile retlerini ilan ederken kalabalığın içinden zar-zor bir yol bulup sahildeki çay bahçesine doğru ilerledim. Biraz mola ve çay elbette ki iyi gelir. Beraber oturduğumuz muhtemelen 17-18 yaşlarındaki genç, bir Çernobil mağduru. Güçlükle hükmettiği bedenine rağmen ard arda sigarasını çıkartıp yakıyor. Çayını ağzına götürmesi pek mümkün değil; kamışla içiyor.. Dediklerini çok &#8230;<p><a href="http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/agabey-nukleer-ne-demek/" class="more-link">Dahası</a></p><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=21&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Nükleer karşıtları meydanda coşku ile retlerini ilan ederken kalabalığın içinden zar-zor bir yol bulup sahildeki çay bahçesine doğru ilerledim. Biraz mola ve çay elbette ki iyi gelir. Beraber oturduğumuz muhtemelen 17-18 yaşlarındaki genç, bir Çernobil mağduru. Güçlükle hükmettiği bedenine rağmen ard arda sigarasını çıkartıp yakıyor. Çayını ağzına götürmesi pek mümkün değil; kamışla içiyor.. Dediklerini çok zor anlıyorum ama ikimizin de gayreti ile muhabbeti koyulaştırıyoruz. Eylem için Samsun’dan gelmiş; diğer nükleer mağduru arkadaşları ile beraber. Yalnız anlayamadığı bir şey var; Nükleer tam olarak nedir? Gerçekten kötüyse neden yapılıyor?</p>
<p>Anlatmakta güçlük çekiyorum.</p>
<p>-derneğinizde hiç bahsetmiyorlar mı?</p>
<p>-anlatıyorlar ama ben her şeyi anlayamıyorum, anlasam da sonra unutuyorum.</p>
<p>Böyle bir cevap karşısında susuveriyorum bir süre.. O’na bakıyorum; sistem her zaman ve her şekilde canlıları, onlara yaptıklarını anlayamayacaklarını ve/ ve yahut unutacakları hale getirmekte usta&#8230; düşünüyorum; ironi değil&#8230;</p>
<p>inatla yahut yine hatırlayamadığı için tekrar konuya dönüyor:</p>
<p>-şimdi siz neden geldiniz?</p>
<p>-nükleer santral&#8230;</p>
<p>-tamam. ne peki bu?</p>
<p>Bütün gücümü toparlayarak cevaplıyorum kendimce:”Bir enerji üretme yöntemi. Burası bir havza olduğu için kurmak için seçtikleri yerlerden birisi, çünkü buna ihtiyaçları var. Ama nükleer santral sadece bir enerji üretme biçimi değil, zenginlere çok para kazandırıyor ve birilerini tehdit etmek yahut öldürmek istersen gerçekten işe yarıyor. Bundan uzun zaman önce bu denizin ardında bir tanesi patladı ve etrafa yaydıkları kötü şeyler yüzünden sen hiç olmayacakken sağlıksız oldun. Seni ve arkadaşlarını engelli yapan, nükleer santral denen şey, bunu unutmamaya çalış.”</p>
<p>Ajitatif&#8230;</p>
<p>ama anladığını sanıyorum.</p>
<p style="text-align:right;"><em>01-05-2006</em></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/workpress.wordpress.com/21/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/workpress.wordpress.com/21/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/workpress.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/workpress.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/workpress.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/workpress.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/workpress.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/workpress.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/workpress.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/workpress.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/workpress.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/workpress.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/workpress.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/workpress.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/workpress.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/workpress.wordpress.com/21/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=21&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/agabey-nukleer-ne-demek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">workpresscorps</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>ilahiyata lanet</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/ilahiyata-lanet/</link>
		<comments>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/ilahiyata-lanet/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Jul 2008 15:37:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>workpresscorps</dc:creator>
				<category><![CDATA[press]]></category>
		<category><![CDATA[görüşmeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://workpress.wordpress.com/?p=43</guid>
		<description><![CDATA[İstekleri kontrol etme gücüne sahip olursanız, otoriteye de sahip olursunuz. Sorun otoritenin nerede durduğu değildir, sorun bunun kraliyetle mi tutulduğu, cumhuriyetle mi tutulduğu değildir. Sorun, hile ve zorbalık ile yaşamlarımızın, doğal olan her beklentimizin, bize karşı kullanılmasıdır. Sahip olduğumuz tüm o yaşamsal özelikleri; algılarımızı, duygularımızı, bağlılığı, herşeyi, istekleri istismar ederek, daha çok güç için, canlılığın &#8230;<p><a href="http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/ilahiyata-lanet/" class="more-link">Dahası</a></p><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=43&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İstekleri kontrol etme gücüne sahip olursanız, otoriteye de sahip olursunuz. Sorun otoritenin nerede durduğu değildir, sorun bunun kraliyetle mi tutulduğu, cumhuriyetle mi tutulduğu değildir. Sorun, hile ve zorbalık ile yaşamlarımızın, doğal olan her beklentimizin, bize karşı kullanılmasıdır. Sahip olduğumuz tüm o yaşamsal özelikleri; algılarımızı, duygularımızı, bağlılığı, herşeyi, istekleri istismar ederek, daha çok güç için, canlılığın üzerinde yükselmek için sömürüyorlar. Sorun, bir işkence tarihinin sorunudur!</p>
<p>&#8220;Yıkıma Giriş&#8221;den<br />
(Yıkıma giriş I : İstek ve Memnuniyet -Başka bir yıkım tezi-)</p>
<p style="text-align:right;"><em>23-03-2007</em></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/workpress.wordpress.com/43/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/workpress.wordpress.com/43/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/workpress.wordpress.com/43/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/workpress.wordpress.com/43/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/workpress.wordpress.com/43/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/workpress.wordpress.com/43/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/workpress.wordpress.com/43/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/workpress.wordpress.com/43/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/workpress.wordpress.com/43/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/workpress.wordpress.com/43/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/workpress.wordpress.com/43/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/workpress.wordpress.com/43/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/workpress.wordpress.com/43/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/workpress.wordpress.com/43/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/workpress.wordpress.com/43/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/workpress.wordpress.com/43/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=43&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/ilahiyata-lanet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">workpresscorps</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>şeylerin sanılması</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/seylerin-sanilmasi/</link>
		<comments>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/seylerin-sanilmasi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Jul 2008 15:36:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>workpresscorps</dc:creator>
				<category><![CDATA[press]]></category>
		<category><![CDATA[alamet]]></category>
		<category><![CDATA[görüşmeler]]></category>
		<category><![CDATA[tahlil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://workpress.wordpress.com/?p=41</guid>
		<description><![CDATA[[Başlarken: Hacivat &#38; Karagöz Neden Öldürüldü?]   I. Bazı şeyler –yalnızca bazıları mı?- onca ertelenme, umursamazlık, engel ve nice olmaza rağmen tam da zamanında olur. Çünkü kaos da, biz sözleri gibi, sadakâti “doğrular”ın üzerinde tutar. Bu bir mucize yahut kader midir? Hayır! Emin ve kısa sözlerle bir hatırlatmadır; Her şeyi yapamazsınız, hiçbir şeyin yukarısında ya &#8230;<p><a href="http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/seylerin-sanilmasi/" class="more-link">Dahası</a></p><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=41&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>[Başlarken: Hacivat &amp; Karagöz Neden Öldürüldü?]</p>
<p> </p>
<p>I.</p>
<p>Bazı şeyler –yalnızca bazıları mı?- onca ertelenme, umursamazlık, engel ve nice olmaza rağmen tam da zamanında olur. Çünkü kaos da, biz sözleri gibi, sadakâti “doğrular”ın üzerinde tutar. Bu bir mucize yahut kader midir? Hayır! Emin ve kısa sözlerle bir hatırlatmadır; Her şeyi yapamazsınız, hiçbir şeyin yukarısında ya da aşağısında kalamazsınız. Bir bütünün ya da bir parçanın değilsiniz. Yaşamın sayısızlarının organizasyonuna katılın, karmaşa lehinize davranır.</p>
<p> </p>
<p>II.</p>
<p>Bazen, sesli düşünüşlerimizi dinleyenler ve ya duyanlar gibi biz anarşistler de –öyle ya da böyle- bir “devrim hareketi” olduğumuzu sanıyoruz. Bense insanın henüz tam manası ile bir devrim hareketi yaratabildiğine inanmıyorum. Çünkü türümüz, müthiş ve eşi görülmemiş bir kibir ile özgürlüğün devrimini dahi insan merkezli tasarlamaktadır. Bir devrimin eşiğine ancak tüm türlerin ortak mücadelesi ile girebiliriz. Yerküremizde bu organizasyona katılmaya ayak direyen tek bir tür var: İnsan, yaşamın tüm parçalarının aksine; basit, faydalı ve anlaşılabilir olmayı reddediyor.</p>
<p> </p>
<p>III.</p>
<p>Bizleri anarşist olarak tanıyorsunuz ama kimse anarşiyi anlatmamızı beklemesin. Çünkü bizler durabileceğimiz bir yer değil gidebileceğimiz bir yol arayan meczuplarız. Bizi bu halimizle suçlayanlar da var ama ben bu arayışımız ile onları temin ediyorum; biraz palazlansak yakacağımız ilk şey o çok korktukları anarşizmin kendisidir, zira biz onların korktukları tek bir şey değil çok daha fazlasıyız. Bu adamakıllı bir hareket olur aslında; anarşizmin durumu bizim arayışımızı durdurur.</p>
<p> </p>
<p>IV.</p>
<p> </p>
<p>“Kaç kere hayal ettiğim gibi, keşke bir dağ başında, keçisini sağıp sütüyle beslenen ve o besiden aldığı güçle keçisine bakan, adeta bir &#8220;devr-i daim&#8221; makinesi işleten, ibadet eden, yanında Allah&#8217;ın kelamından gayrı yazılı sahife bulundurmayan ve dünya şamatasına çok uzaklarda bir yangın gibi bakan kişi olsaydım. Ama dinimizde bu türlü cemiyet kaçaklığına yer yoktur, veballere katlanma vardır. Asıl marifet, kalabalık içinde böyle bir inzivaya ermekte,şehir içinde nefsini şehrin çarklarına kaptırmaktan korunabilmekte. Nerede bu makam ve nerede ben? (Necip Fazıl KISAKÜREK / Siyasi Raporlarım-4)”</p>
<p> </p>
<p>Necip Fazıl gibi muhafazakar ve saltanatçı bir elden dökülen satırlardır bunlar. Kim ve nasıl olursa olsun, anarşist onlara hayallerinden bahseder. Ama insanlar hayallerinin bahsinden bile ürkerler. Çünkü –muhakkaktır- onlar için “hayaller başka, gerçekler başka”dır. Utanırlar mı, sıkılırlar mı, korkarlar mı, artık ne bileyim?</p>
<p> </p>
<p>Kalabalıkların kendi düzenlerinde ki yanlışları ve aksamaları görmeleri neredeyse imkansızdır. Öyle ya da böyle, beğensinler ve ya da beğenmesinler, olanları görsünler ya da görmesinler, her şeylerini ister istemez bu düzene göre inşa etmişlerdir. O çok bahsettikleri ve tapındıkları, kurallar, ilkeler, idealler, ahlak ve iyilik ve güzellikler, baştan ayağa sahte ve önemsizdir çünkü toplum vardır! Toplumun düzeninde onun bahsedip durduğu ilkelerine ters hareket gereken bi’şey olduğu an da, o ilkeler askıya alınabilir! Her şey ezbere ve en tepelerde birilerinin menfaatlerinde uygunluk ölçüsünde ilerler.</p>
<p> </p>
<p>“Din iyidir!”, evet, kitaplarda yazılı olduğu kadarıyla ‘81 anayasası kadar iyidir ama insanların yaşamında tüm ahlaksızlıkların din ile yapılması kimsenin canını sıkmaz, ezberlenmiş bir cümle sizin bu tip bir eleştirinizi henüz yolun başından karşılayacaktır; “bizim dinimiz; iyilik, güzellik, hoşgörü ve adaleti emreder, o dediklerini yapanlar güzel dinimizi kullanan art diyetli insanlardır.” Bu nasıl bir idealizmdir ki o ideayı öyle büyütür öyle büyütür ama onun yansıması bile çirkindir? Ve nerde baksan en az 3500 yıldır böyledir!</p>
<p> </p>
<p>Hakeza milyon yıllık tarihleri boyunca “millet” olduklarını bir-iki yüzyıldır fark edebilmiş ve bunun peşinde neredeyse telef olmuş insanlar, boklarında boncuk bulmuş gibilerdir.</p>
<p> </p>
<p>Sanayi Devimi ile aç karınları biraz doymuş olanlardan en iyileri size köylü ve işçi sınıfının muzaffer günlerinden bahsederken, sözünü bitirdiğinde, köylü ve işçi sınıfının, burjuvazi ve egemenler kadar sorun olduğundan bahsettiğinizde salyalarını saçmaya başlamıyorsa, ne şans ki, iyi huylu biriyle karşılaşmışsınız demektir.</p>
<p> </p>
<p>Devletten hiç bahsetmeyin zaten; “devletsiz bir toplum olamaz ki!” Ne kadar doğru bir cevap verdiklerini farkedebilseler&#8230;</p>
<p> </p>
<p>Velhasıl kelam; hep aynı ezbere laflar döner durur; dinleri, devletleri, milletleri, her bi’şeyleri iyidir, sorun onlar da değil onların içine sızmış art niyetli kişilerdedir. Nedense bizlerde aralarından iyi bir karpuza hiç denk gelmeyiz&#8230; Bu böyle sürer gider.</p>
<p> </p>
<p>İnsanların kafasına bu sistemden insanmerkezli menfaatlerinden de fazla öyle korkular yerleşmiştir ki, bu sahip olduklarının olmadığı bir yaşam, her şeyini kaybettiği, ölüm korkusuyla dolu yapayalnız bir yaşamdır. Kaos’un bile art niyetli ve kötü bir anlammış gibi kullanıldığı bir toplumdan ne bekleyebilirsiniz? Oysa ki Khaos nelere gebeydi!</p>
<p> </p>
<p>[bitti derken; “Audioslave - Show Me How To Live” ]</p>
<p style="text-align:right;"><em>19-02-2007</em></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/workpress.wordpress.com/41/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/workpress.wordpress.com/41/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/workpress.wordpress.com/41/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/workpress.wordpress.com/41/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/workpress.wordpress.com/41/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/workpress.wordpress.com/41/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/workpress.wordpress.com/41/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/workpress.wordpress.com/41/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/workpress.wordpress.com/41/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/workpress.wordpress.com/41/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/workpress.wordpress.com/41/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/workpress.wordpress.com/41/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/workpress.wordpress.com/41/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/workpress.wordpress.com/41/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/workpress.wordpress.com/41/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/workpress.wordpress.com/41/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=41&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/seylerin-sanilmasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">workpresscorps</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>karar verdiğim zamanlar II: yıkmaya karar verişim</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/karar-verdigim-zamanlar-ii-yikmaya-karar-verisim/</link>
		<comments>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/karar-verdigim-zamanlar-ii-yikmaya-karar-verisim/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Jul 2008 15:36:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>workpresscorps</dc:creator>
				<category><![CDATA[press]]></category>
		<category><![CDATA[geçmiş zaman olur ki]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://workpress.wordpress.com/?p=39</guid>
		<description><![CDATA[  Bunun nasıl ve her neden oluşan bir &#8220;dürtü&#8221; olduğunu -yaşayanlar dahil- kim bilebilir? Bu devirmeyi istemek (Bkz: Devrim) gibi bir şey değil, bu değiştirmeyi istemek (Bkz: Reform) gibi bir şey değil Bu iyi bir şeyler olacağına inanmak (Bkz: İdealizm) gibi bir şey değil. Bu; devrilse dahi yerine gelcek olanın bir şeyleri değiştireceğine inanmamak. Bu, &#8230;<p><a href="http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/karar-verdigim-zamanlar-ii-yikmaya-karar-verisim/" class="more-link">Dahası</a></p><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=39&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify;margin:0;"> </p>
<div id="_mcePaste" style="position:absolute;left:-10000px;top:0;width:1px;height:1px;">Bunun nasıl ve her neden oluşan bir &#8220;dürtü&#8221; olduğunu -yaşayanlar dahil- kim bilebilir? Bu devirmeyi istemek (Bkz: Devrim) gibi bir şey değil, bu değiştirmeyi istemek (Bkz: Reform) gibi bir şey değil Bu iyi bir şeyler olacağına inanmak (Bkz: İdealizm) gibi bir şey değil.</div>
<div id="_mcePaste" style="position:absolute;left:-10000px;top:0;width:1px;height:1px;">Bu; devrilse dahi yerine gelcek olanın bir şeyleri değiştireceğine inanmamak. Bu, ne istediğini değil, sadece ne istemediğini bilmek; çünkü insanlık ve akıl ile o kadar övünecek kadar küstahlaşamam.</div>
<div id="_mcePaste" style="position:absolute;left:-10000px;top:0;width:1px;height:1px;">Bence hiç bir şeyi sistemli olarak yaşamamalısın;  Sistemli olarak umut etmiyorum, umduğum şeyler var ama sadece umut ederek yaşayamıyorum. Umarken temkinli olmaya çalışıyorum çünkü umut etmeyi huy edindiğim zaman bana, bunu devam ettirecek hayali ve telkini, kim ve ne verecek biliyorum. Karşılığında ne alacaklarını biliyorum&#8230; İyi bir araba, iyi bir eğlence, iyi bir cep telefonu, iyi bir kadın, iyi bir tanrı ve dahasını dilemek, kendim olandan, iyi bir bireyden, hep daha fazla parça koparmaları demek. Sana, bana bunların hiç biri olmuyor demiyorum ama her seferinde acır ve öfkelendirir&#8230; Ben sadece geriye acımı ve öfkemi kullacak kadar bir şeyler kalmasını umuyorum.</div>
<div id="_mcePaste" style="position:absolute;left:-10000px;top:0;width:1px;height:1px;">Bunları (bazen daha azını bazen de fazlasını) düşünmeye başladığım o yaşlarda her gencin kendini iyi hissedebileceği bir şehirdeydim. Şimdi aramda 939 km&#8217;den çok daha fazlası olan bu yaşantıda temel dertlerim &#8220;hareket&#8221; için daha fazla ve iyisini yapmak ve güzel kızlarla daha çok vakit geçirmekti. Böylesine gelecek vaadeden genç bir devrimcinin ani değişimi ve kayboluşu &#8220;hareket&#8221; içinde dedikodu ve nefretten başka bir şey uyandırmamış olsa da artık anlatmaktan vazgeçmiş her kez gibi sadece mümkün olan en uzağa gittim; 831 kilometre&#8230; 1081 kilometre&#8230; 150 kilometre&#8230; 428 kilometre&#8230; 576 kilometre&#8230; 454 kilometre&#8230; 182 kilometre&#8230; Bilmem kaç kilometre&#8230; Bana bir çok şehrin arasının kaç saat çektiğini sorabilirsiniz; Size, en kolay nasıl gidebileceğinizi, hangi taşıma aracını tercih etmeniz gerektiğini, nerelerde otostop çekmemeniz gerektiğini, en ucuza nerelerde konaklayabileceğinizi ve yiyebileceğinizi söyleyebilirim.</div>
<div id="_mcePaste" style="position:absolute;left:-10000px;top:0;width:1px;height:1px;">Bunları öğrenmeden önce, sadece, pazarda biraz yiyecek için ayakkabılarını tezgah sahiplerine -utanarak ve gizlice- satmaya çalışan biriyle tanıştım. Çok güzel bir akşam üzeriydi ve her gencin kendini iyi hissedebileceği bir şehirdeydim&#8230;</div>
<div id="_mcePaste" style="position:absolute;left:-10000px;top:0;width:1px;height:1px;">30-01-2007</div>
<p style="text-align:justify;margin:0;">Bunun nasıl ve her neden oluşan bir &#8220;dürtü&#8221; olduğunu -yaşayanlar dahil- kim bilebilir? Bu devirmeyi istemek (Bkz: Devrim) gibi bir şey değil, bu değiştirmeyi istemek (Bkz: Reform) gibi bir şey değil Bu iyi bir şeyler olacağına inanmak (Bkz: İdealizm) gibi bir şey değil.</p>
<p style="text-align:justify;margin:0;"> </p>
<p style="text-align:justify;margin:0;">Bu; devrilse dahi yerine gelcek olanın bir şeyleri değiştireceğine inanmamak. Bu, ne istediğini değil, sadece ne istemediğini bilmek; çünkü insanlık ve akıl ile o kadar övünecek kadar küstahlaşamam.</p>
<p style="text-align:justify;margin:0;"> </p>
<p style="text-align:justify;margin:0;">Bence hiç bir şeyi sistemli olarak yaşamamalısın;  Sistemli olarak umut etmiyorum, umduğum şeyler var ama sadece umut ederek yaşayamıyorum. Umarken temkinli olmaya çalışıyorum çünkü umut etmeyi huy edindiğim zaman bana, bunu devam ettirecek hayali ve telkini, kim ve ne verecek biliyorum. Karşılığında ne alacaklarını biliyorum&#8230; İyi bir araba, iyi bir eğlence, iyi bir cep telefonu, iyi bir kadın, iyi bir tanrı ve dahasını dilemek, kendim olandan, iyi bir bireyden, hep daha fazla parça koparmaları demek. Sana, bana bunların hiç biri olmuyor demiyorum ama her seferinde acır ve öfkelendirir&#8230; Ben sadece geriye acımı ve öfkemi kullacak kadar bir şeyler kalmasını umuyorum.</p>
<p style="text-align:justify;margin:0;"> </p>
<p style="text-align:justify;margin:0;">Bunları (bazen daha azını bazen de fazlasını) düşünmeye başladığım o yaşlarda her gencin kendini iyi hissedebileceği bir şehirdeydim. Şimdi aramda 939 km&#8217;den çok daha fazlası olan bu yaşantıda temel dertlerim &#8220;hareket&#8221; için daha fazla ve iyisini yapmak ve güzel kızlarla daha çok vakit geçirmekti. Böylesine gelecek vaadeden genç bir devrimcinin ani değişimi ve kayboluşu &#8220;hareket&#8221; içinde dedikodu ve nefretten başka bir şey uyandırmamış olsa da artık anlatmaktan vazgeçmiş her kez gibi sadece mümkün olan en uzağa gittim; 831 kilometre&#8230; 1081 kilometre&#8230; 150 kilometre&#8230; 428 kilometre&#8230; 576 kilometre&#8230; 454 kilometre&#8230; 182 kilometre&#8230; Bilmem kaç kilometre&#8230; Bana bir çok şehrin arasının kaç saat çektiğini sorabilirsiniz; Size, en kolay nasıl gidebileceğinizi, hangi taşıma aracını tercih etmeniz gerektiğini, nerelerde otostop çekmemeniz gerektiğini, en ucuza nerelerde konaklayabileceğinizi ve yiyebileceğinizi söyleyebilirim.</p>
<p style="text-align:justify;margin:0;"> </p>
<p style="text-align:justify;margin:0;">Bunları öğrenmeden önce, sadece, pazarda biraz yiyecek için ayakkabılarını tezgah sahiplerine -utanarak ve gizlice- satmaya çalışan biriyle tanıştım. Çok güzel bir akşam üzeriydi ve her gencin kendini iyi hissedebileceği bir şehirdeydim&#8230;</p>
<p style="text-align:justify;margin:0;"> </p>
<p style="text-align:right;margin:0;">30-01-2007</p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/workpress.wordpress.com/39/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/workpress.wordpress.com/39/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/workpress.wordpress.com/39/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/workpress.wordpress.com/39/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/workpress.wordpress.com/39/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/workpress.wordpress.com/39/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/workpress.wordpress.com/39/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/workpress.wordpress.com/39/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/workpress.wordpress.com/39/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/workpress.wordpress.com/39/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/workpress.wordpress.com/39/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/workpress.wordpress.com/39/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/workpress.wordpress.com/39/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/workpress.wordpress.com/39/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/workpress.wordpress.com/39/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/workpress.wordpress.com/39/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=39&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/karar-verdigim-zamanlar-ii-yikmaya-karar-verisim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">workpresscorps</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>karar verdiğim zamanlar I: içmeye karar verişim</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/karar-verdigim-zamanlar-i-icmeye-karar-verisim/</link>
		<comments>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/karar-verdigim-zamanlar-i-icmeye-karar-verisim/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Jul 2008 15:36:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>workpresscorps</dc:creator>
				<category><![CDATA[press]]></category>
		<category><![CDATA[geçmiş zaman olur ki]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://workpress.wordpress.com/?p=35</guid>
		<description><![CDATA[Çocukluğum Ankara&#8217;da geçti ve belki de Ankara&#8217;nın en güzel zamanlarından bir kesitte. O zamanlar benim yaşımda bir çocuk bile tek başına gece yarısına kadar, Emek&#8217;te, Ayrancı&#8217;da, Kızılay&#8217;da rahatça gezebilir ve hayatta en sevdiği şey yürümek olan annesiyle sıkılmadan dolaşabilirdi. İçmeye bu gezilerden birinde karar verdim, ben ve kardeşim annemin peşinde Ankara&#8217;nın sokaklarını arşınlarken girdiğimiz bir &#8230;<p><a href="http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/karar-verdigim-zamanlar-i-icmeye-karar-verisim/" class="more-link">Dahası</a></p><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=35&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluğum Ankara&#8217;da geçti ve belki de Ankara&#8217;nın en güzel zamanlarından bir kesitte. O zamanlar benim yaşımda bir çocuk bile tek başına gece yarısına kadar, Emek&#8217;te, Ayrancı&#8217;da, Kızılay&#8217;da rahatça gezebilir ve hayatta en sevdiği şey yürümek olan annesiyle sıkılmadan dolaşabilirdi.</p>
<p>İçmeye bu gezilerden birinde karar verdim, ben ve kardeşim annemin peşinde Ankara&#8217;nın sokaklarını arşınlarken girdiğimiz bir kitapçıda yaşlı bir dedeyle tanıştık. Bu dede çizerdi ve belki ek kazanç için belki de tüm geçimini böyle sağlayarak dosyasının içinde kalem ve kağıtlarıyla dükkan sahibine çizim ve güzel yazı işlerinde kendisiyle irtibat kurması için konuşuyordu. Buna kulak misafiri olan validemin ricasını da kırmayan bu ak saçlı- sakallı dede, hemen tezgah üzerinde bir kağıda kardeşimin ismini bir hat güzelliğinde yazdı. Biz elimizde bu küçük hediye, gerek dükkanda, gerek çıktıktan sonra sokakta hayran hayran bakarken annem bizim de bu emsalde sanatların sahibi olmamız yönünde ümitlerini dillendirirken bana da, bu dedenin sarhoş olmasına rağmen ne kadar beyefendi olduğunu söylerek benimde kaç yaşıma gelirsem geleyim ve ne durumda olursam olayım efendiliğimi bozmamamı tembihlediğinde ben ve kardeşim neye uğradığımızı şaşırdık! Şimdi bu kadar güzel bi&#8217;şey yapan ve bizi bu kadar çok seven bu tonton dede sarhoş muydu? Muhtemelen o zamana kadar sarhoşluğu çok farklı şekilde düşünmüş ya da öğrenmiştik.</p>
<p>İşte o gün Ankara&#8217;nın kışında dolaşırken karar verdim; büyüyünce içecektim ve belki de yaşlanınca, bi&#8217;şeyler almaya imkanı olmayan ama çocuklarıyla her yere yürüyen genç bir anne, çocuklarına, üç- beş karşılığında elindeki sanatını ve yaşantısını sürdürmeye çalışan beni emsal göstericekti.</p>
<p>Palazlanmanın ilk emareleriyle birlikte sigaraya ve hemen akabinde içkiye başladım ve hiç bırakmadım.</p>
<p style="text-align:right;"><em>04-01-2007</em></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/workpress.wordpress.com/35/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/workpress.wordpress.com/35/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/workpress.wordpress.com/35/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/workpress.wordpress.com/35/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/workpress.wordpress.com/35/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/workpress.wordpress.com/35/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/workpress.wordpress.com/35/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/workpress.wordpress.com/35/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/workpress.wordpress.com/35/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/workpress.wordpress.com/35/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/workpress.wordpress.com/35/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/workpress.wordpress.com/35/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/workpress.wordpress.com/35/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/workpress.wordpress.com/35/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/workpress.wordpress.com/35/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/workpress.wordpress.com/35/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=35&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/karar-verdigim-zamanlar-i-icmeye-karar-verisim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">workpresscorps</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>kısa keserken</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/kisa-keserken/</link>
		<comments>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/kisa-keserken/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Jul 2008 17:34:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>workpresscorps</dc:creator>
				<category><![CDATA[laf ola beri gele]]></category>
		<category><![CDATA[press]]></category>
		<category><![CDATA[özeleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[teoriden sonra hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://workpress.wordpress.com/?p=33</guid>
		<description><![CDATA[uzun etmeden söylemek lazım; yanlış hayat doğru yaşanmaz. uzun etmeden anlamak lazım; iyi bir sebep, &#8220;iyi&#8221; bir seçenek olmasa da, riske atılan hayat, &#8220;iyi&#8221; bir yaşama nazaran hiçte fena değildir.. 07-07-2006<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=33&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>
<div id="_mcePaste"><span style="font-weight:normal;">uzun etmeden söylemek lazım; yanlış hayat doğru yaşanmaz.</span></div>
<div id="_mcePaste"><span style="font-weight:normal;">uzun etmeden anlamak lazım; iyi bir sebep, &#8220;iyi&#8221; bir seçenek olmasa da, riske atılan hayat, &#8220;iyi&#8221; bir yaşama nazaran hiçte fena değildir..</span></div>
<div id="_mcePaste" style="text-align:right;"></div>
<div style="text-align:right;"><span style="font-weight:normal;">07-07-2006</span></div>
<p><span style="font-weight:normal;"><br />
</span></h3>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/workpress.wordpress.com/33/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/workpress.wordpress.com/33/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/workpress.wordpress.com/33/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/workpress.wordpress.com/33/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/workpress.wordpress.com/33/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/workpress.wordpress.com/33/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/workpress.wordpress.com/33/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/workpress.wordpress.com/33/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/workpress.wordpress.com/33/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/workpress.wordpress.com/33/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/workpress.wordpress.com/33/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/workpress.wordpress.com/33/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/workpress.wordpress.com/33/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/workpress.wordpress.com/33/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/workpress.wordpress.com/33/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/workpress.wordpress.com/33/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=33&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/kisa-keserken/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">workpresscorps</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>yaşam, sigaraya, en az kanser kadar benzer.</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/yasam-sigaraya-en-az-kanser-kadar-benzer/</link>
		<comments>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/yasam-sigaraya-en-az-kanser-kadar-benzer/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Jul 2008 17:34:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>workpresscorps</dc:creator>
				<category><![CDATA[laf ola beri gele]]></category>
		<category><![CDATA[press]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://workpress.wordpress.com/?p=31</guid>
		<description><![CDATA[Bazı şeyleri asla bırakamazsınız. Bazı şeylere sadece ara verebilirsiniz. Bir tiryaki; sigarayı asla gerçekten bırakamaz, kahveyi asla gerçekten bırakamaz, dövüşmeyi asla gerçekten bırakamaz&#8230; Eğer o sıra ölmezse&#8230; &#8220;bir gangster her zaman için bir gangsterdir. gangsterler sadece ara verir, bırakmaz&#8230;&#8221; &#8211; tanrı kent -<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=31&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bazı şeyleri asla bırakamazsınız. Bazı şeylere sadece ara verebilirsiniz. Bir tiryaki; sigarayı asla gerçekten bırakamaz, kahveyi asla gerçekten bırakamaz, dövüşmeyi asla gerçekten bırakamaz&#8230; Eğer o sıra ölmezse&#8230;</p>
<p style="text-align:center;">&#8220;bir gangster her zaman için bir gangsterdir. gangsterler sadece ara verir, bırakmaz&#8230;&#8221; &#8211; tanrı kent -</p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/workpress.wordpress.com/31/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/workpress.wordpress.com/31/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/workpress.wordpress.com/31/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/workpress.wordpress.com/31/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/workpress.wordpress.com/31/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/workpress.wordpress.com/31/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/workpress.wordpress.com/31/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/workpress.wordpress.com/31/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/workpress.wordpress.com/31/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/workpress.wordpress.com/31/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/workpress.wordpress.com/31/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/workpress.wordpress.com/31/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/workpress.wordpress.com/31/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/workpress.wordpress.com/31/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/workpress.wordpress.com/31/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/workpress.wordpress.com/31/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=31&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/yasam-sigaraya-en-az-kanser-kadar-benzer/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">workpresscorps</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>merkez</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/merkez/</link>
		<comments>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/merkez/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Jul 2008 15:33:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>workpresscorps</dc:creator>
				<category><![CDATA[press]]></category>
		<category><![CDATA[alamet]]></category>
		<category><![CDATA[eleştiri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://workpress.wordpress.com/?p=56</guid>
		<description><![CDATA[  Bilinçsiz avlanmalar yüzünden bazı canlı türleri yokoluşa sürükleyen ben değildim. Dürüst olalım, avlandım ama bilinçsiz değildim, daha çok açtım&#8230; Ya da ne bileyim doğu borsalarını çökertecek ve milyonları açlığa sürecek kadar bir yatırımım –tahmin edebilirsiniz ki- hiç olmadı. Atmosferi yok edebilecek sanailerden bir kaçında hissem yok. Buzullar eridiğinde ise ne bu sayede açılan kuzey &#8230;<p><a href="http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/merkez/" class="more-link">Dahası</a></p><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=56&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Arial;">  Bilinçsiz avlanmalar yüzünden bazı canlı türleri yokoluşa sürükleyen ben değildim. Dürüst olalım, avlandım ama bilinçsiz değildim, daha çok açtım&#8230; Ya da ne bileyim doğu borsalarını çökertecek ve milyonları açlığa sürecek kadar bir yatırımım –tahmin edebilirsiniz ki- hiç olmadı. Atmosferi yok edebilecek sanailerden bir kaçında hissem yok. Buzullar eridiğinde ise ne bu sayede açılan kuzey yollarını ticaret için kullanmak ve buralara özel birlikler yollamak aklıma geldi ne de kopan buzdağlarına turistik geziler düzenlemek. Doğal bir felaket olacağını bilemem çünkü bu tip haberler spam olarak e-postama gelmiyor, bilseydim bile milyonlarca insanın ölümüne,<span>  </span>tarım arazilerinin yok olmasına vd. gözyumamazdım.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:9pt;margin:0;"><span style="font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:9pt;margin:0;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;">Ben de sizin gibiyim; ürettiklerini tekrar tekrar satın alan ve hatta bunların ne işe yaradıklarını bile düşünmeden üretip tüketen bir insanım.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:9pt;margin:0;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:9pt;margin:0;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;">Her sabah traş olmalı, dişlerimi fırçalamalı, deodorant sıkmalıyım ama dikkat de etmem lazım, musluğu lüzumundan fazla açar veya açık bırakırsam susuzluk sıkıntısının mesulü olurum. Sıkıtığım deodorant ve kullandığım oda kokusu yeterince sağlıklı ve ozona zararverebilecek maddelerden arındırılmış olmalı.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:9pt;margin:0;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:9pt;margin:0;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;">Oy kullanmalıyım mesela. Başbakanın hangi dışmihraklardan icazet ve yardım alıp koltuğa oturduğunu anlatan tv programlarını iştahla izleyip, üç-beş kişi bir araya gelip bütün düzene aşşağıdan yukarı giydirdikten sonra bile oy kullanmanın faziletini unutmamalıyım, benim reyim bunları değiştirebilir!</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:9pt;margin:0;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:9pt;margin:0;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;">Ben daha neler yapabilirim? Gezegen bütünüyle bir felakete doğru sürüklenirken olanların bütün sorumlusu benim.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:9pt;margin:0;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:9pt;margin:0;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;">Ben bu dünyanın merkeziyim!</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:9pt;margin:0;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:9pt;margin:0;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;">Ben güçlü, hür ve sorumluluk sahibi bir ferdim!</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:9pt;margin:0;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:9pt;margin:0;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;">Kaç milyon insanı, kaç yüzyıl boyunca önemli olduklarına inandırarak yönetebilirsiniz?</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:9pt;margin:0;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:9pt;margin:0;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;">El-cevap: Milyarlarcasını, dilediğiniz kadar!</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:9pt;margin:0;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:9pt;margin:0;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;">Ve tekrar mırıldanıyorum: <em>“İstekleri kontrol etme gücüne sahip olursanız, otoriteye de sahip olursunuz. Sorun otoritenin nerede durduğu değildir, sorun bunun kraliyetle mi tutulduğu, cumhuriyetle mi tutulduğu değildir. Sorun, hile ve zorbalık ile yaşamlarımızın, doğal olan her beklentimizin, bize karşı kullanılmasıdır. Sahip olduğumuz tüm o yaşamsal özelikleri; algılarımızı, duygularımızı, bağlılığı, herşeyi, istekleri istismar ederek, daha çok güç için, canlılığın üzerinde yükselmek için sömürüyorlar. Sorun, bir işkence tarihinin sorunudur!”</em></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:9pt;margin:0;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:9pt;margin:0;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;">Ben bu dünyanın merkezi olmak istemiyorum, tamamiyle kişisel&#8230; Ama sen biliyorsun aziz dostum, çünkü orası sıcak ve boğucudur, biz başka bir yol seçtik, beklemeyi öğrendik ama yine de biliyoruz eşşeğin sevmediği ot burnunun dibinde bitecek. İşte bu yüzden bunca b planı tasarlamalarımız. Herşey bi ara olsun ve bitsin ve biz bu ara olan bitenden bihaber olmak istiyoruz. Yine de gitdikçe ısındığımı hissediyorum, tv izlemiyorum, gazete okumuyorum ama bir türlü gözümden kaçıramıyorum. Başka dertler ediniyorum, önce bütün paramı harcayıp sonra ay sonunu hesaplıyorum, saçlarım için besleyici bi bakım seti almanın hesabını yapıyorum, bu sene de tatile çıkmadığım için hayıflanmaya çalışıyorum, mesailerden ve insanlardan, meclisten ve bakkaldan şikayet ediyorum.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:9pt;margin:0;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:9pt;margin:0;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;">Ama ısınıyorum. Serin yerlere gitmek istiyorum.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:9pt;margin:0;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:9pt;margin:0;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;">Yine de korkuyorum, gerçek merkezi görenler dönüşte orada tutuldukları hastalıktan kurtulabilir mi?</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:9pt;margin:0;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:9pt;margin:0;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;">Taşıyıcı mıyım?</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:9pt;margin:0;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:9pt;margin:0;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;">Isınıyorum&#8230;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:9pt;margin:0;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:9pt;text-align:right;margin:0;"><span style="font-family:Arial;"><em>26-05-2008</em></span></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/workpress.wordpress.com/56/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/workpress.wordpress.com/56/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/workpress.wordpress.com/56/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/workpress.wordpress.com/56/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/workpress.wordpress.com/56/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/workpress.wordpress.com/56/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/workpress.wordpress.com/56/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/workpress.wordpress.com/56/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/workpress.wordpress.com/56/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/workpress.wordpress.com/56/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/workpress.wordpress.com/56/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/workpress.wordpress.com/56/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/workpress.wordpress.com/56/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/workpress.wordpress.com/56/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/workpress.wordpress.com/56/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/workpress.wordpress.com/56/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=56&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/merkez/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">workpresscorps</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>tünelden çıkış</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/tunelden-cikis/</link>
		<comments>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/tunelden-cikis/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Jul 2008 17:32:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>workpresscorps</dc:creator>
				<category><![CDATA[press]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://workpress.wordpress.com/?p=54</guid>
		<description><![CDATA[Şimdi sadece iki tekil şahıs. Yaşanmış her şeyden geriye kalanlar gibi yürüyenlerden ikisi; çok bilinmeyenli denklemlerin sonuçları ya da uzun cümlelerin söylemek istedikleri gibi&#8230; Arada duran sadece geçmiş; hiç bir hatırası olmayan yine de eskittikleri yüzünden bilinen o zebani&#8230; Yaşanılan herşeyi görünmez ve gizli bırakan, sinsice arada tutan&#8230; Ama, tekil şahıs, aradığını bilmekle kutsanmıştır; her &#8230;<p><a href="http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/tunelden-cikis/" class="more-link">Dahası</a></p><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=54&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align:justify;">Şimdi sadece iki tekil şahıs. Yaşanmış her şeyden geriye kalanlar gibi yürüyenlerden ikisi; çok bilinmeyenli denklemlerin sonuçları ya da uzun cümlelerin söylemek istedikleri gibi&#8230;</div>
<p>Arada duran sadece geçmiş; hiç bir hatırası olmayan yine de eskittikleri yüzünden bilinen o zebani&#8230; Yaşanılan herşeyi görünmez ve gizli bırakan, sinsice arada tutan&#8230; Ama, tekil şahıs, aradığını bilmekle kutsanmıştır; her seferinde o hiç bilmedikleri bütün hayatlarının içinden geçip sarılacaklar. O savaşları tekrar tekrar verip; bir karabasanı def edip de huzurla ve umursamazca pencereye çıkmak gibi sarılacaklar&#8230; Etrafta geçip giden her şeyin dışında iki canlı&#8230;</p>
<p>&#8220;Şimdi ben oldum yeniden<br />
Kaçıncı kez yitirdiğim bulduğum<br />
Kardeşim kadar eski bir sokakta seni gördüm</p>
<p>Anladım artık beyaz bir vapurdur aşk<br />
Makine dairesinde söylemediğimiz sözler<br />
Uyutmaz yolcuları sabaha kadar</p>
<p>Seni mi gördüm, çözüldüm geçmiş gibi<br />
Bir karanfil açmış gibi yakamda<br />
Kokladım yalnızlığımı, acıdım kendime sana<br />
Zamanın üzümleri hep şarap olmuş</p>
<p>İlk aşkım deli aşkım bana çare bul, kendine çare bul<br />
Bağlandı elim kolum neyleyim<br />
İlk aşkım deli aşkım bana çare bul, kendine çare bul<br />
Gel çöz beni azat et benden<br />
Bu dünya naylon, anlamak güç<br />
Bırak yıkasın içimizi geçmiş.&#8221;</p>
<div style="text-align:right;"><em>09-08-2007</em></div>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/workpress.wordpress.com/54/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/workpress.wordpress.com/54/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/workpress.wordpress.com/54/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/workpress.wordpress.com/54/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/workpress.wordpress.com/54/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/workpress.wordpress.com/54/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/workpress.wordpress.com/54/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/workpress.wordpress.com/54/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/workpress.wordpress.com/54/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/workpress.wordpress.com/54/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/workpress.wordpress.com/54/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/workpress.wordpress.com/54/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/workpress.wordpress.com/54/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/workpress.wordpress.com/54/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/workpress.wordpress.com/54/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/workpress.wordpress.com/54/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=54&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/tunelden-cikis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">workpresscorps</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>dövüş kulübü ve yüzyıllık kehanetler [ dibe vurmak ile kıyıya vurmak farkı ]</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/dovus-kulubu-ve-yuzyillik-kehanetler-dibe-vurmak-ile-kiyiya-vurmak-farki/</link>
		<comments>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/dovus-kulubu-ve-yuzyillik-kehanetler-dibe-vurmak-ile-kiyiya-vurmak-farki/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Jul 2008 17:32:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>workpresscorps</dc:creator>
				<category><![CDATA[press]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://workpress.wordpress.com/?p=52</guid>
		<description><![CDATA[Diğer bazı “özel” kitapları olduğu gibi Dövüş Kulübü’nün okumasını da Kâhin kuş’umuz[1] Nietzsche’nin vargılarıyla yapmam gerektiği tavsiyesine uydum ve başladım iyi bir “rastlantı” beklemeye. Yıllar sonra, -çoğunuz gibi ilk önce filmi ile- bir arkadaş evinde rastlaştık. Ön tanışma için iyi bir yer ve zamandı ve modern çağımızda yeni bir “peygamber” ile vcd player vasıtası ile &#8230;<p><a href="http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/dovus-kulubu-ve-yuzyillik-kehanetler-dibe-vurmak-ile-kiyiya-vurmak-farki/" class="more-link">Dahası</a></p><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=52&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Diğer bazı “özel” kitapları olduğu gibi Dövüş Kulübü’nün okumasını da Kâhin kuş’umuz[1] Nietzsche’nin vargılarıyla yapmam gerektiği tavsiyesine uydum ve başladım iyi bir “rastlantı” beklemeye. Yıllar sonra, -çoğunuz gibi ilk önce filmi ile- bir arkadaş evinde rastlaştık. Ön tanışma için iyi bir yer ve zamandı ve modern çağımızda yeni bir “peygamber” ile vcd player vasıtası ile tanışmayı hiç de yadırgamadım. İkinci cd’ye geçtiğimizde nasıl büyük ve gerçek bir ihanetin hikâyesiyle bir kez daha karşı karşıya olduğumu anlamış olmam beni ne kadar heyecanlandırmışsa da bunun sadece hikâyenin bir kısmı olduğunu anlayabilmem ve daha iyi(?) anlamlandırabilmem için az biraz daha zaman gerekecekti. Ve olması gerektiği gibi bir ilk okuma şansından sonra Kâhin kuş’un şu ihtarını bir A4 kâğıdına özenle yazıp, her gün, her kalktığımda görebileceğim bir yere koymak ihtiyacı duydum:</p>
<p>“En tehlikeli yanlış anlama:</p>
<p>Bir kavram vardır ki o olasılıkla birbirine karıştırmaya, iki anlamlılığa izin vermez. Bu ezginlik kavramıdır. Bu sonradan kazanılmış olabilir; doğuştan, yani miras alınmış da olabilir. Her halükarda, O, nesnelerin görünümünü, nesnelerin değerini değiştirir. Onun oluşturduğu ve hissettiği ve nesnelere gönüllü olmaksızın verdiği, onların daha dolu, daha kudretli, geleceği daha çok olan halinde gördüğü zenginlikten oluşturduğu şeyin aksine (ki O, her halükarda onları armağan edebilir) ezgin insan gördüğü her şeyi küçültür ve bozar, berbat eder, değeri yoksullaştırır. O insan zararlıdır. Onun üzerine bir yanılma mümkün değildir.</p>
<p>Buna rağmen tarih en dehşetengiz olguyu içerir: Ezginler daima başkalarıyla, en dopdolu olanlarla karıştırılırlar ve en dopdolu olanlar en zararlı olanlarla bir tutulurlar.</p>
<p>Hayatı yoksul olan zayıf kimse, hayatı da yoksullaştırır. Hayatı zengin olan güçlü kimse hayatı zenginleştirir, varsıllaştırır. İlki (zayıf kimse) ikincisinin tufeylicisidir (asalak). İkincisi armağan edicidir. Birbiriyle karıştırılması nasıl mümkün olur?”[2]</p>
<p>Palahniuk’un edebi tarzının da, bu ve daha çoğu ihtar ve tavsiyeleriyle bizi halen adeta sırtında taşıyan bodhimizin aydınlığına övgü olduğunun gözden kaçması (ve hatta tüm eserlerinde kendini tekrarladığı yönündeki eleştiriler) ancak o ezginliğin mirası olabilir. Yaşamda ters giden o bilinmeyene yönelik eleştiriler ne Zerdüşt ile başladı ne de Tyler ile zirve yaptı; Nietzsche, yüzyıl önce bizim bu an ki halimizin, yani dört yüzyıllık zafiyetimizin tarifinin, çoğumuzun aksine sadece geçmişe değil geleceğe de bakarak yaptı. Cevapları vermeden önce, unuttuklarını hatırlamaya çalışanlara şöyle soruyordu:</p>
<p>“Bu ezginler değerlerin yasalarını yapmaya nasıl oldu da giriştiler? Başka türlü sorarsak: Hayatta en sonucu olanlar (yaşamaya kabiliyeti olmayanlar) nasıl oldu da iktidara geldiler? Hayvan adamın içgüdüsü nasıl oldu da tepetaklak edildi?” [2]</p>
<p>Erdem, ahlak, adalet vb (sıkıcı/ bunalımlı nihilistiğin sandığının aksine) sadece “en büyük yanlış anlamamız”dı. Değerlerin ağırlık noktaları değiştirilerek eşi görülmemiş bir hile sayesinde kabiliyetsizler yaşama şansı edinmişti. Aslında sadece adı kalan o değerlere karşı muhalefet ve hatta saldırılar, onlar zaten doğru anlamda var olan değil aynı isim ve fakat sahte değerleri ile zayıflığa hak veren “şeyler” oldukları için yine o zayıflığın rotasyonunu sağlayandır.</p>
<p>Hakeza işaret ettikleri ve hatta gözümüze soktuklarıyla da Turgenyev’i bu biçim de hatırlayabilirsek şuna ikna olabiliriz; Babalar ve Oğulları ile Dövüş Kulübü arasında geçen zamanda değişen tek şey kayıpların ve aynı ölçüde güçlünün öfkesinin nasıl da büyüdüğüdür. Bu araya Ecinniler’in (Besy) de eklenmesi bizi, Turgenyev ve Dostoyevski’den daha fazlasına (Ve hatta Nechaev’den); Aziz ve azizelerin karanlık ve yerüstü hayatlarına ve onları o tufeylicilerden ayırabilme kabiliyetine götürebilir. Cinler, Oğullardan daha tehlikeli ve kimliksiz gibi gözükürken aslında Dostoyevski, günah işlemeden aziz olunamayacağı “hadisini” de unutmayarak (evvela beklide kendi hayatından yola çıkarak) ama ezginleri ve onları dopdolu olanlarla karıştırmamayı da öğütleyerek hatta bunu her sayfada tek tek işleyerek Turgenyev’in eksik kalan yanını (öyle gözükür ki hiç de istemeyerek) tamamlamıştır. Dosto baba, bize gücün öfkesinin öncelikle kendisi için de nasıl handikaplara, tehlikelere ve yanlışlıklara yol açacağını hatırlatmıştı; Belki de O, bunu en iyi bilen ve anlatabilecek olanlardan biriydi…</p>
<p>Bizler 17.yy. sonlarından bu yana tecrübe ettiklerimiz, okumasını yaptıklarımız, aldığımız, bildiğimiz, duyduğumuz, kısacası hayatımızın içine boşaltılanlarla aslında bu güne kadar “görünce tanıyabilecek” kıvama gelmiş olmalıydık. Ama olmadı, oldurulmadı… Bu, dört yüzyıldır,  Oğulların, Cinlerin, Anlatıcıların vb ahmaklıkları ve hatta belki de korkaklıkları, kolaycılıkları, kesin inanca sahip olamayışları yüzünden “hayvan”ların kaybettiği bir dövüş. Onları suçlamaya hazır olup bunu da öğrenmeliyiz; Oğullar, Cinler, Anlatıcılar… Onlar kendi zaman ve bölgelerinde birer kahramanlarken bu gün ibret almamız gereken savaş suçlularıdırlar çünkü “sahte güce sahip olan ona benzedi”[3], çünkü yanıldılar yahut (kuvvetle muhtemel) kendilerini de yok etmek pahasına ağırlık merkezini doğru yerine koyamadılar. Anlatıcılar iradeyi yendi. Gerçeğin iradesi, kudretin iradesine baskın geldi. O kadarı yeter sandılar; yetemezdi. Tyler şöyle diyor: “Gerçekten ölmeyeceğiz biz.” Ama kimin umurunda? “O dediğine vampir denir” diye ahkâm kesiyor halen Anlatıcı, hâlbuki bunca zamandır bir sivrisinek olarak yaşayan kimdi?</p>
<p>Gerçeklik üzerine olanlardan tiksinmeliydik ama onu yuttuk. Gerçekliğin iradesi riyakâr ve sinsiydi. O sadece gerçekliği ele alandır, güzergâha yahut gidişata bakmaz; Az önce söylediğini yahut doğruluğuna yemin ettiği şeyi hemencecik yalanlayabilir. Ne için? Gerçekler öyle gerektirdiği için! Ve ne yazıktır ki söyledikleri de gerçektir. Mevcut gerçek üzerinden bir doğruya varmak istenildiğinde bu yol nereye gider sanıyorduk ki? İşte ortasındayız; gelişimin ve ilerlemenin… Bana inandıklarınızdan bahsederseniz sizi yalancılık ve sahtekârlıkla suçlarım ve eğer ne kadar da saçmaladığımı düşünürseniz, gerçeği düşündüğünüz için buna sesim çıkmaz.</p>
<p>İstediğimiz, gerçeğin doğruları değil, kudretin doğrularıdır. Küçük bir eksiğimiz var; onun ne olduğunu bilmiyoruz ama bu durumda da gerçeği eleştirmeliyiz. Gücün yol gösterici olabileceğine ikna olmaktan başka daha iyi bir seçenek bulamayız; Yeterince inançlıysak…</p>
<p>Dövüş kulübüne hoş geldiniz; Muhtemelen daha azını ya da çoğunu bilmiyoruz çünkü zaten burada doğduk.</p>
<p>Bana “bir edebiyatçı olarak bile vasat” olan bu adamı (Chuk Palahniuk) neden bu kadar önemsediğimi sorarsanız; Birincisi zaten edebiyattan anlamam. İkinci olarak da O’nun bütün pisliğimizi yüzümüze vuran bir tanık olduğuna inanıyorum, bahsi geçen diğerlerinin de tanıklığına inandığım gibi… (Kıyas olarak da kullandığım değer sadece bu.)</p>
<p>O hikâye, yüzyıllardır çarpışan iki ruhun hikâyesi, kullanılan tek bünye ise savaş alanı değilse nedir? Anlatıcının hikâyesi daha başlangıçta bezgin ruh haliyle açılır. Kaybetmiş değil, aslında tümüyle kazanmış ama bezmiştir. Artık yapmak isteyeceği bir şey yok, gerçekler ise sadece ulaştığı limiti korumaya yarıyor, hep daha fazla odun atıyor içeriye ama artık tamamdır, her şey bitmiştir. Tüm bezginliği, artık böyle gitmeyeceğini bildiğinden ve korkusu zaten ölü olan bu yaşantıdan&#8230; O, her gece bir cesetle aynı evde kalmaktan aynı yatak da yatmaktan korkuyor… Hep daha fazla makyaj, hep daha fazla modifikasyon ama ilerleyen sadece zaman…</p>
<p>Kendi edilgen hayatında varıp varacağı yer burasıyken daha aşağılara bakmaya karar verir(!). Aşağılara bakarak yükselmeye, geriye bakarak ilerlemeye… Çünkü sadece zaman yolcuyken, bütün yaşam standartları birbirine denktir. Oralarda olabilirdi, onlardan biri olabilirdi ama her nasılsa olmadı… Kendini iyi hissedecek… Bunun bir imtiyaz olmadığını anlayana kadar; Marla ile tanışana kadar… Marla aslında sadece bir tanık, Anlatıcının bütün pisliğini yüzüne vuruyor, yani bir bakıma aslında yazarın içerideki uydusu.  Bulunduğu yere herhangi bir şekilde geldiğini biliyor, herhangi bir şekilde başka bi’yerde olabileceğini de… Ama o sıfır noktasına çakılı, hayatın onu getirip attığı yer zaten burası, Anlatıcının başlamak için ulaşmak zorunda olduğu yer. Yine de daha ileri gitmek için şansı yok, o zaten böyle doğmuş ve varlığını da buna borçlu, “En azından uğraşıyor” ama o da biliyor aslında, herhangi bir iddiası yok. Zaten bunu sadece Anlatıcı bilmiyor olmalı, O’nun için Marla bazen bir rakip bazen de bir yardımcı; gerçekliğin şartlarına göre…</p>
<p>Tyler ise, yaşamak için kabiliyetli biri. O, Anlatıcının kurguladığı bir görüntü değil yahut anlatıcıdan güç alan aslında onun öte yanı… Hayır, O hayatta en sonuncu olanların hileleriyle çaldıklarını geri almaya çalışan bir savaşçı. Hep vardı, her zaman vardı ve gidebildiği kadar gidecek… O kudretin iradesidir, O tam da Kâhin’in bahsettiği gibi; geleceği daha dolu, daha kudretli, daha anlamlı ve her halükârda bunları hediye edebilecek olandır. Ve ama Anlatıcının O’na teslim olmasının sebebi aynı zamanda ihanetinin de sebebidir:</p>
<p>“Mahvolmak, kendisini mahvetmek olarak ortaya çıkar, tahrip edilmek zorunda olanın içgüdüsel istifasıdır. Bu yeteneksizlerin kendilerini tahrip etmelerinin belirtileri: Kendisini teşhiri, zehirlemesi, sarhoş etmesi… Romantik her şeyden önce, kendileriyle kudretlileri amansız düşman haline getirdiklerine karşı, davranışlarda içgüdüsel bir azmettiriştir.</p>
<p>Nihilizm, bu halin hastalık belirtisi olarak, doğuştan yeteneksizlerin artık avuntu duymamalarıdır. Onlar, kendileri mahvedilmek için tahrip ederler. Eğer ahlaktan çözülürlerse teslim olmak için hiçbir sebepleri kalmaz. Onlar aykırı ilkenin zeminine inerler ve kudretli olanları, cellâtları olmaya zorlamak sureti ile kendileri için kudreti isterler. Bu Budizm’in Avrupa’da ki şeklidir; insanın varlığı ‘anlamını’ yitirdikten sonra ‘Hayır’ı yapmaktadır.” [2]</p>
<p>Hazır Budizm’e de gönderme yapılan bu alıntıya yer vermişken, bir de Jack’e bakmak lazım. Kimdir Jack? Bana soracak olursanız o gerçek anlamda batılı bir Budist. Hikâyedeki boşluğu tamamlamam gerekseydi bunu şöyle yapardım: Anlatıcı, Tyler ile tanışmadan önce sadece Jack’di. Jack, Anlatıcı ile vakit geçirmiyor olmalı, ama soğuk telkinleri onda hep bir iz bırakacak. Jack hücre evini kiralayan ilk kişi olmalı ve burası daha önce bu Budist rahibinin tapınağıydı. Belki de O, dönüşümün ilk mimarıydı. Her şeyi hissetmek ve içselleştirmek isteyen biri, O bizim meraklı ama bilgece çözümler yakalamak isteyen bunun içinde önce kendisinden ve etrafından başlamaya çalışan 19.yy.ımız gibi. Anlatıcı, işler tamamen kendi kontrolünden çıkıp da güç dengeleri yerine oturmaya başladığında Jack’in yöntemlerini kendi korku ve öfkesini yine sadece kendi elinde tutmaya çalışmak için kullanacak çünkü Tyler’ın gerçekleşmiş güç dengelerinde O’nun yeri pek de hayal ettiği gibi değil. Ama Tyler ilk duyduğu andan beri, muhtemelen sadece gıyaben tanıdığı bu adama karşı umursamaz davranmaktadır ve onu ustalıkla def eder: Bir cinai intihar arifesinden sonra bakıyoruz ki Anlatıcı daha anlayışlı; “Ölümün akıl almaz mucizesi, bir an yürür ve konuşurken sonraki an bir nesnesin. Ben hiçbir şeyim. Hatta o bile değilim.” [4]</p>
<p>Yine de durmayacak, duramaz, onun hayallerinde hep kendisi, en çok kendisi, kendisine layık diğerlerine ise reva gördükleri vardı. Bunu anlamakta güçlük çekilemez.</p>
<p>Tyler’la beraber yaptıklarını anarşiyi doğrulamak olarak görürken o sırada tek derdi bu ispatın içinde kalabilmek. Bunu dert etmeyebilirdi ama kabiliyetsizliğinin farkında, yine de az biraz uğraşı ve Tyler’ın da icazeti ile bunun üstesinden gelebilir; Artık geldiği yerdeki gibi bir aylak değil, ilk defa üstesinden gelmenin öznesi olabilmiş ama böylesi için, anarşi kadarı yeter de artar bile. Gerçek dünya ile beraber kendisini de yok edeceğini bilse bu işe girişir miydi?</p>
<p>Şöyle düşünüyor insan: Tyler bu kavgaya kazanmak için değil hatırlatmak için katılmıştı; Şeytan gibi güçlü olmayan bir dövüşçü kendini ne yapsın? Kıyıya vurmuş Anlatıcı, o kumsalda intihardan caydırılır ve yeteneğin şahitleri hatırlanır ve hatırlatır. Dövüşçü, gırtlağındaki pelte, hırıltı ve şişmiş dili kırık dişleri yüzünden dudağına ve yanaklarına çarparken anlamakta güçlük çektirmeyecek şekilde hep aynı cümleyi kurar ayrılırken: “Ben buradayım sevgili okuyucum sen neredesin acaba?”[5]</p>
<p>_______________________________________________</p>
<p> </p>
<p>[1] böyle diyor kendine…</p>
<p>[2] güç istenci</p>
<p>[3] bakunin</p>
<p>[4] dövüş kulübü</p>
<p>[5] oğuz atay</p>
<p style="text-align:right;"><em>05-07-2007</em></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/workpress.wordpress.com/52/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/workpress.wordpress.com/52/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/workpress.wordpress.com/52/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/workpress.wordpress.com/52/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/workpress.wordpress.com/52/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/workpress.wordpress.com/52/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/workpress.wordpress.com/52/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/workpress.wordpress.com/52/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/workpress.wordpress.com/52/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/workpress.wordpress.com/52/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/workpress.wordpress.com/52/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/workpress.wordpress.com/52/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/workpress.wordpress.com/52/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/workpress.wordpress.com/52/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/workpress.wordpress.com/52/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/workpress.wordpress.com/52/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=52&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/dovus-kulubu-ve-yuzyillik-kehanetler-dibe-vurmak-ile-kiyiya-vurmak-farki/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">workpresscorps</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>şehrin azizleri</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/sehrin-azizleri/</link>
		<comments>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/sehrin-azizleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Jul 2008 17:31:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>workpresscorps</dc:creator>
				<category><![CDATA[press]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://workpress.wordpress.com/?p=50</guid>
		<description><![CDATA[Çok azı telaffuz ederdi ama şimdi herkez fısıldıyor, bu uğultuyu sevmiyorum&#8230; Bana bir &#8220;gizem&#8221;den bahsedecekseniz bile en azından başka bir boyuttan olmasın.   Modifiye etmeye çalıştığı yerli üretim arabayla, sahil yolunda spor araçlarla kapışırken takla atıp içinde yanarak ölen çocuk benim kahramanım. Trene bilet almadan binen ve kontrolden ustalıkla sıyrılan öğrenciler, intihar etmekten bir umut &#8230;<p><a href="http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/sehrin-azizleri/" class="more-link">Dahası</a></p><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=50&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify;margin:0;">Çok azı telaffuz ederdi ama şimdi herkez fısıldıyor, bu uğultuyu sevmiyorum&#8230; Bana bir <em>&#8220;gizem&#8221;</em>den bahsedecekseniz bile en azından başka bir boyuttan olmasın.</p>
<p style="text-align:justify;margin:0;"> </p>
<p style="text-align:justify;margin:0;">Modifiye etmeye çalıştığı yerli üretim arabayla, sahil yolunda spor araçlarla kapışırken takla atıp içinde yanarak ölen çocuk benim kahramanım. Trene bilet almadan binen ve kontrolden ustalıkla sıyrılan öğrenciler, intihar etmekten bir umut pırıltısı sayesinde değil de bir sonraki kareyi merak ettikleri için vazgeçip ölümlerine devam eden cesur araştırmacı ruhlar, kur yapmaktan korkmayan makyajsız ve ağdasız kadınlar, oturup bir mucize beklemek yerine istediklerinin peşinde koşup kötü şartlara rağmen vazgeçmeyenler, hatalarından gurur perdesi ardına saklanıp korkmayanlar, yalnızlığınız bitene kadar yanınızda duranlar… Yapması gerektiği için yapan, olması gerektiği için olduran, durması gerektiği için durdurabilenler&#8230; Benim kahramanlarım bunlar.</p>
<p style="text-align:justify;margin:0;"> </p>
<p style="text-align:justify;margin:0;">Çalmayacaksın, tecavüz etmeyeceksin, öldürmeyeceksin çünkü eğer bunları yaparsan benim erenlerim; kan davası güder, hakkın olduğuna inandıklarına tecavüz eder ve hayatıdan çalar&#8230; Seni lanetler ve bu işareti diğerleride görür&#8230;</p>
<p style="text-align:justify;margin:0;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">Bu bir <em>“gizem”</em> değil; yaşanması gereken hayatlar vardır ve bunların arasından kimileri kendi bayrakları altındakileri kollarlar.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">Size <em>“iyi”</em> insanlardan bahsetmiyorum, sadece, neden nerede olduklarını bilenlerden bahsediyorum. Hiç birini bir <em>“iyilik”</em> olarak düşünmeyin çünkü eğer böyle yapıp <em>“kötlük”</em>e de bir isim vermeye kalkarsak karşımıza bir aziz olarak çıktıklarında onları tanıyamayız… Asla tek tek bedenlenmeyecek bu iki kavram bütün işleri karıştırırdı doğrusu. Sebebini hepimiz biliyoruz…</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">Onlar için dua edin: <strong>“<span>Bencil olan bize zehir </span>edilmiştir. <span>Zorun­lu olan bize zehir edilmiştir. </span>Biz değerlerimizi yerleştirdiğimiz <span>alana </span><span> </span>ulaşamayacağımızı görüyoruz. İçinde yaşadığımız diğer alan <span>hiçbir zaman </span>bununla değer kazanmamıştır. Bunun aksi­ne biz <span>yorulduk, </span>çünkü ana <span>tahrikimizi </span>yitirdik ‘şimdiye kadar boşu­na!’. “ </strong><span style="font-size:14pt;">*</span></p>
<p class="MsoNormal"> </p>
<p class="MsoNormal"> </p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:right;" align="right">*nietzsche</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:right;" align="right"><em>13-06-2007</em></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/workpress.wordpress.com/50/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/workpress.wordpress.com/50/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/workpress.wordpress.com/50/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/workpress.wordpress.com/50/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/workpress.wordpress.com/50/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/workpress.wordpress.com/50/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/workpress.wordpress.com/50/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/workpress.wordpress.com/50/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/workpress.wordpress.com/50/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/workpress.wordpress.com/50/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/workpress.wordpress.com/50/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/workpress.wordpress.com/50/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/workpress.wordpress.com/50/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/workpress.wordpress.com/50/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/workpress.wordpress.com/50/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/workpress.wordpress.com/50/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=50&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/sehrin-azizleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">workpresscorps</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>bakınca anlaşılıyor sanki</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/bakinca-anlasiliyor-sanki/</link>
		<comments>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/bakinca-anlasiliyor-sanki/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Jul 2008 17:31:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>workpresscorps</dc:creator>
				<category><![CDATA[laf ola beri gele]]></category>
		<category><![CDATA[press]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://workpress.wordpress.com/?p=48</guid>
		<description><![CDATA[&#8230;bazı insanlar kendilerine ait ve daha büyük tapınaklar istemeye başladıklarında modern devlette şekillenmeye başlamıştı&#8230;<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=48&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="margin:0;">&#8230;bazı insanlar kendilerine ait ve daha büyük tapınaklar istemeye başladıklarında modern devlette şekillenmeye başlamıştı&#8230;</p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/workpress.wordpress.com/48/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/workpress.wordpress.com/48/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/workpress.wordpress.com/48/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/workpress.wordpress.com/48/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/workpress.wordpress.com/48/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/workpress.wordpress.com/48/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/workpress.wordpress.com/48/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/workpress.wordpress.com/48/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/workpress.wordpress.com/48/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/workpress.wordpress.com/48/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/workpress.wordpress.com/48/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/workpress.wordpress.com/48/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/workpress.wordpress.com/48/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/workpress.wordpress.com/48/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/workpress.wordpress.com/48/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/workpress.wordpress.com/48/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=48&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/bakinca-anlasiliyor-sanki/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">workpresscorps</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>zarafet, letafet ve asalet: yıkım!</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/zarafet-letafet-ve-asalet-yikim/</link>
		<comments>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/zarafet-letafet-ve-asalet-yikim/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Jul 2008 17:31:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>workpresscorps</dc:creator>
				<category><![CDATA[press]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://workpress.wordpress.com/?p=10</guid>
		<description><![CDATA[’’Batsın Bu dünya!…’’ I. Eğer sözümüz silahımız ise,güneş altında söylenmemiş birkaç sözümüz var. Şimdilik sadece süngülerimizi parlatalım. Evvela ’’Yıkım’’ ile kastedilenin jakoben bir zibidilik olmadığı,komünist sürecin yapısal öznesi olduğunun idraki esastır. Yıkımcı  yaklaşım,kendinden  yola  çıkılarak  süre  giden  sistemin  ana hatlarının ve hatırı sayılır  bölümlerinin  sağlıklı  tahlilini  yapabilme imkanı da sağlar. Sadece, ’’Yenilik’’ ve ’’Aydınlık’’ hareketlerinden, &#8230;<p><a href="http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/zarafet-letafet-ve-asalet-yikim/" class="more-link">Dahası</a></p><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=10&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:right;">’’Batsın Bu dünya!…’’</p>
<p>I.</p>
<p>Eğer sözümüz silahımız ise,güneş altında söylenmemiş birkaç sözümüz var.</p>
<p>Şimdilik sadece süngülerimizi parlatalım.</p>
<p>Evvela ’’Yıkım’’ ile kastedilenin jakoben bir zibidilik olmadığı,komünist sürecin yapısal öznesi olduğunun idraki esastır.</p>
<p>Yıkımcı  yaklaşım,kendinden  yola  çıkılarak  süre  giden  sistemin  ana hatlarının ve hatırı sayılır  bölümlerinin  sağlıklı  tahlilini  yapabilme imkanı da sağlar.</p>
<p>Sadece, ’’Yenilik’’ ve ’’Aydınlık’’ hareketlerinden, sistemin kendi statükosunu –bir şekilde- devam ettirmek için uyguladığı rotasyonu; Yıkımcılıkta ise onarımları, ilerlemeleri ve devrimleri görmek işten bile değildir.</p>
<p>Bu,hareketin temelinin;yeni insan emeline ulaşmanın,önünü açacak biricik tercihtir.</p>
<p>Sistem,zaten reforme edilemez bir noktadan;Tahakkümden kaynağını almışken bir de bu denli gelişmişliğini göz önüne alınca, olabileceği en net şekilde görüyoruz ki; ’’Yıkılmadan düzelmez bu dünya…’’</p>
<p>II.</p>
<p>İsmi  hangi  zaman  diliminde  ne  olursa  olsun,sistemin  kutuplaştırıcı, -tabiatı gereği- ayırıcı özeliği elbette gözler önündedir.O; akışkan, cıvık, mantarsı yapısıyla, her alana bir şekilde sirayet eden, artık tamamen efüzyonik bir mekanik zekadır. Yaşam alanları içinde ki bildik bilmedik her şeyi, işe yarar ve yaramaz olarak ayırır. Hurdahaşa çıkardıklarını zaten iplemezken (ya da belki kısmen iplemezken), hala işe yararları ise kendi mıknatıs yapısı icabı etrafında seçicilik ile dağıtır. Haliyle momenti yapısının ölçeğine göredir.</p>
<p>Kısacası, sistem içersindeki her şeyin konumu ve hali, sistemin kendi mekanik mantığınca zaten tayin edilmiştir. Muhtemelen rönesanstan beri artık sadece dev bir asalak değil;kendi oyununu ve kurallarını dayatabiliyor.</p>
<p>Daha da netleştirmek gerekirse; Beni şu an da sistemin içinde durduğum yerde tutan,onun dengesini sağlayan kalkanıdır aynı zamanda.</p>
<p>Hal böyle iken; eşitlikten ve/ve ya adaletten bahsetmek, bana kendisi sayesinde daha güzel konumlar, yarınlar vaat etmek onun haddine değildir ama ve lakin bu bahisler, telkinler ve vaatler devam edecek ki bana dayatılan fonksiyonumu yitirmeyeyim.</p>
<p>Bense hala tüm çarkların benim ve benim gibilerin sayesinde iyi ya da kötü döndüğüne inanıyorum. Toplumun çekirdeği; Sivil irade!… İşte o ahmak…</p>
<p>III.</p>
<p>Yıkımcılığın her hangi bir esas başlangıç noktası ve üslubu yoktur;Sistemin içinde ki her şey yıkılmaya değerdir. Ama bu –kötü anlamıyla- ’’Nihilist’’ bir nicelik duygusu ile karıştırılmasın; Niteldir ve sistemin ulaştığı ’’İyi’’ herhangi şeyleri de bozduğu/çürüttüğü kabulüne dayanır. ’’Tahakküm barındıranlar’’ olarak tanımladığımız hemen her şey için geçerli sayılır. Hoş; tahakküm barındıran bir çok şeyin de varlığının sistemin mekaniği ile ilintili olduğuna inanıyoruz. Özünde farklı olsa dahi…</p>
<p>Temsil: Bilginin, usta-çırak ilişkisi ile akış ve gelişim sağladığını hangi sağlıklı zihin inkar edebilir? Ama aynı sağlıklı zihin hiçbir ’’Eğitim kurumu’’nu da hiç bir şartta kabul etmiyor.</p>
<p>Yahut; Sosyolojik, bireysel, katılımcılık, pedagojik vb bakımlardan, ailevilikten,toplumsallığa ve ötesine kadar uzanan komünalleşmeler üzerine kafa yorarken, mevcudun içinde ki, ’’aile’’, ’’toplum’’ ve ara değerler ile çatışıyoruz.</p>
<p>En derinde ki sorunumuzun Erdem Sorunu olduğunu bellersek, bir dizi anarşizan ahlak silsilesi dahilinde olacak olan yıkımcılık; Tüm komplike ’’kötü’’lere ve çarklar içinde niteliğini kaybetmiş ’’iyi’’lere karşı bir atak önerisidir diye biliriz.</p>
<p>IV.</p>
<p>Yıkımcılık kendini her isteyene dayatır. Kendinden vaz geçirmemek için de dayatır. Telef edici ego ile karıştırılmadığı sürece anarşizandır.</p>
<p>Tahakkümün dayatmasından farklıdır; Evvela onun gayyasına nail olmak çok çaba sarf etmek demektir. Onun kapısına gelmek için gönüllülük esastır ve sistem onun yolunu sosyal terörü ile döşemiştir. Telkinde bulunmaz, salık verir, uyar ya da uymazsın. Yani kalır ya da dönersin. İki camii arasında ki beynamazlar heba olur giderler…</p>
<p>V.</p>
<p>Sistem mekaniğinin için de, uygun bulunan, mekaniğe faydalı olan değil isen öyle kalacaksın demektir. O, sana otomatik telkinlerinde bulunmaya devam edecek ama hiç biri; hiç bir biliboard, hiç bir TV dizisi, hiç bir süperstar, marka, seri sonu indirimi, daha çok banka kredisi, daha az faiz, daha çok özel kanal, iyi bir parfüm ya da diploma bunu değiştirmeyecek.</p>
<p>VI.</p>
<p>Anarşizm, ne adının varlığı ile ne de tasarladığımız kadarıyla hiç kimse için anomal bir durum teşkil etmez. Sisteminse zaten farkında olduğu ve tespitinde bulunduğu bir şey olduğundan yine anomali bir özelliği yoktur. Yani aslında; felsefi, ontolojik, filan feşmekan hallerinin olması ve bir şekilde adını sürdürmesi kimsede öyle çokta aman aman hisler uyandırmaz.</p>
<p>İş ki teşekkülü sağlandı o başka…</p>
<p>Bu teşekkül hali (irili ya da ufaklı; bireysel, güruhsal ya da kitlesel), tam da yıkımcılık ve ya onun eşiğidir.</p>
<p>Durum buna ve daha da ötesine erdiğinde anarşi büyümesiyle doğru orantılı olarak kaotik yapısına daha çok bürünecek ve debisini buluncaya dek etrafa rastgele, sayısız, kararsız, tutarsız anomaliler fırlatacaktır.</p>
<p>Bu birbiriyle çarpışan, karışan, rast gele anomaliler karmaşasında devrimin kendine verilen sığ anlamına karşı, sürekli-kesintisiz  ve birden fazla hali döllenmeye başlar ki biz anarşistler en çok ta bunu düşleriz.</p>
<p>Uygun bir örnekle; Yıkımcılık, dev bir su bendini dinamitleyecek ve önü açılan galonlarca su görülmemiş bir sel yaratacak, ta ki selin her kolu kendi yataklarına oturasıya dek…</p>
<p>Sonrasında yeni devrimler arayan-kollayan anarşistler olarak yolumuza devam edeceğiz tabii ki.</p>
<p>06.01.2004 | 20:24:34</p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/workpress.wordpress.com/10/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/workpress.wordpress.com/10/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/workpress.wordpress.com/10/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/workpress.wordpress.com/10/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/workpress.wordpress.com/10/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/workpress.wordpress.com/10/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/workpress.wordpress.com/10/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/workpress.wordpress.com/10/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/workpress.wordpress.com/10/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/workpress.wordpress.com/10/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/workpress.wordpress.com/10/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/workpress.wordpress.com/10/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/workpress.wordpress.com/10/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/workpress.wordpress.com/10/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/workpress.wordpress.com/10/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/workpress.wordpress.com/10/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=10&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/zarafet-letafet-ve-asalet-yikim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">workpresscorps</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>sanat, sanat içindir&#8230;</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/sanat-sanat-icindir/</link>
		<comments>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/sanat-sanat-icindir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Jul 2008 17:31:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>workpresscorps</dc:creator>
				<category><![CDATA[press]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://workpress.wordpress.com/?p=8</guid>
		<description><![CDATA[“kah çıkarım gökyüzüne sey’rederim alemi, kah inerin yeryüzüne,sey’reyler alem beni&#8230;” Ben her hangi birilerinden Nifak; Anarşistim. Çünkü; I. Anarşizm; sadece ona, tarihin ve benim kattığım anlamlar ile bile ”İyi”nin yolunda, kelle koltukta, –kelimenin her manası ile- savaşın en kişilikli ismidir. Anarşizm;yine –en azından- aynı sebepler ile ontoloji,ideoloji ve felsefenin hemen her boyutunda gördüğüm en be &#8230;<p><a href="http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/sanat-sanat-icindir/" class="more-link">Dahası</a></p><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=8&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:right;">“kah çıkarım gökyüzüne sey’rederim alemi,</p>
<p style="text-align:right;">kah inerin yeryüzüne,sey’reyler alem beni&#8230;”</p>
<p>Ben her hangi birilerinden Nifak; Anarşistim.</p>
<p>Çünkü;</p>
<p>I.</p>
<p>Anarşizm; sadece ona, tarihin ve benim kattığım anlamlar ile bile ”İyi”nin yolunda, kelle koltukta, –kelimenin her manası ile- savaşın en kişilikli ismidir.</p>
<p>Anarşizm;yine –en azından- aynı sebepler ile ontoloji,ideoloji ve felsefenin hemen her boyutunda gördüğüm en be en anlamlı,nitel ve nicel,ironik ve lirik ve tüm bunlar ve daha fazlası ile tamamı ile eko-sistematik, olumlu gerçekliktir.</p>
<p>Anarşizm; Aşktır, bu değer ile palazlanan nefrettir.</p>
<p>İstektir; her hangi bir şey istemediğini bilerek&#8230; Ne istediğini bilerek&#8230;</p>
<p>Yaşamın herhangi bir alanında böyledir. Herhangi bir isimle,herhangi bir hareket ile böyledir.</p>
<p>Tüm yalanları görmek ve her ne pahasına olursa olsun göstermektir. Bilmek ve bildirmektir. Dingin bir olgunluğun okuludur. Her kez ve her şey içindir. Temel yasaya; Sevgi ve saygı yasasına sonuna dek sahiptir, koruyucusudur. Tamahkar değil mutmaindir. Şiirseldir&#8230;</p>
<p>Ben anarşistim; tüm bu yüksek değerlerin öğrencisiyim, uzlaşmacı değil mukavemetçiyim. Bugün ya da yarın, kendimle ya da diğerleriyle birlikte&#8230;</p>
<p>Ben bu değerlere olan sonsuz sadakatim ile sadece somut sistemin aleyhtarı değilim; gölgesi ile birlikte tüm cenahlarına düşmanım.</p>
<p>II.</p>
<p>Sistem hiçbir şeyi uzaktan kumanda etmez. Bizzat içe sızar ve her türlü maske ile kendini dayatır. Ben “küçük burjuvazi”den bu –sosyal- hastalık halini anlarım. Bu öyle bir haldir ki, az ya da çok hepimize bulaşmıştır. Kimse bir isim ya da durum sayesinde bu vartayı atlatmış değildir. Hiç bir öğreti de bu halden kurtuluşu vaat etme yetkinliğine sahip değildir. Hulasa; sonuç, kişinin kendi iç mücadelesinin sonucudur. Hatta daha doğrusu (en doğrusu), bu tamamı ile kişinin kendi mayasıyla ilintili bir tercihidir. ”Tarafsızlar” dahil, her kez bir taraf seçer.</p>
<p>Benim tarafım, şüphesiz; her türden (küçük ya da büyük, genel ya da anlık) faşist öğe ile kanlı-bıçaklı olan mert insanların yanıdır. Sistem, ”sokaktan geçen her hangi bir insan” öğesi dahil tüm birimleri ile kesinkes suçludur. Ben, bu suçluya taşı atarım; günahsız olduğum için değil, -günahlarım ile birlikte- bunu hak ettiğim için. Onu yıkmak ve layığını inşa etmek için yaptığım her türlü eylemi, öyle ya da böyle, meşru görüyorum.</p>
<p>III.</p>
<p>Anarşizm; kendilerini Yer&#8217;de Tanrı atraksiyonu yapmak isteyen sözde efendileri öldürüp asalarını onlara mezar taşı yapmaktır!</p>
<p> </p>
<p>17.05.2004 | 19:38:18</p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/workpress.wordpress.com/8/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/workpress.wordpress.com/8/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/workpress.wordpress.com/8/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/workpress.wordpress.com/8/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/workpress.wordpress.com/8/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/workpress.wordpress.com/8/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/workpress.wordpress.com/8/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/workpress.wordpress.com/8/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/workpress.wordpress.com/8/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/workpress.wordpress.com/8/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/workpress.wordpress.com/8/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/workpress.wordpress.com/8/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/workpress.wordpress.com/8/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/workpress.wordpress.com/8/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/workpress.wordpress.com/8/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/workpress.wordpress.com/8/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=8&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/sanat-sanat-icindir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">workpresscorps</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>anarşizm</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/anarsizm/</link>
		<comments>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/anarsizm/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Jul 2008 17:30:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>workpresscorps</dc:creator>
				<category><![CDATA[press]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://workpress.wordpress.com/?p=7</guid>
		<description><![CDATA[Kısaca; Özgür ve adil bir toplum için , devletin ortadan kaldırılmasını ön koşul olarak gören düşünce sistemidir. Yunanca'da ''Hükümdarsız'' anlamına gelen anarchos sözcüğünden türemiştir (''Archos; güce sahip olan, güçlü v.b. anlamlara gelir, ''a-'' eki de sözcüğe olumsuzluk/karşıtlık anlamı katar.). Anarşinin hareket noktası;  bireyin azami özgürlüğüdür, bunun içinde kişilerin her türlü otoriter güçten arınması gerektiğini savunur. &#8230;<p><a href="http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/anarsizm/" class="more-link">Dahası</a></p><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=7&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-indent:9pt;" align="justify"><tt></tt><tt><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;">Kısaca; Özgür ve adil bir toplum için , devletin ortadan kaldırılmasını ön koşul olarak gören düşünce sistemidir. Yunanca'da ''Hükümdarsız'' anlamına gelen anarchos sözcüğünden türemiştir (''Archos; güce sahip olan, güçlü v.b. anlamlara gelir, ''a-'' eki de sözcüğe olumsuzluk/karşıtlık anlamı katar.). Anarşinin hareket noktası;  bireyin azami özgürlüğüdür, bunun içinde kişilerin her türlü otoriter güçten arınması gerektiğini savunur. Fakat anarşizmin bireye bakışı, Nihilizmin bireye bakışı ile karıştırılmamalıdır. Nihilizmde uç noktada bir postmodern-pragmatizm, her koyun kendi bacağından asılır, gemisini kurtaran kaptan, gibi bir anlayış söz konusu iken anarşi; komünü temellendiren bir bireyselliği ve bireyselliği temellendiren bir komünizmi savunur, doğal dayanışmaya ve uyuma sarsılmaz/sarsılamaz bir güven duyar. Nihilizm ile anarşizmin karıştırılmasındaki önemli bir nedende, Çarlık Rusyası'nda, sisteme karşı ayaklanan anarşistler ile birlikte eylemlere girişmeleridir. Sanırım nihilizm konusunda öz olarak şunu söyleye biliriz: Nihilizmde mutlak bir çapraşıklık hali vardır, sanki(!) bu onlar için bir amaçtır(ve bu zincirleme bir halde tutulmaya çalışılır), anarşizmde ise tam tersine araç... Nihilizmde sürekli bir umutsuz hava ve gayesiz bir isyan mevcuttur. Tabii ki bu iki farklı görüşün bir gibi görülmesinde, bazı nihilistlerin kendilerini anarşist/anarkocu olarak tanıtmaları da bir etkendir; Bu da -büyük oranda- Rusya'da,nihilizmin; ideolojik, sistemli, devrimci bir güç olarak görülmesinin sebebidir. Lakin şunu da gözden kaçırmamak şarttır ki; Nihilist filozofların ve de takipçilerinin fikri savunmaları, 20. ve 21.yy.'da anarşistlerin düşüncelerine önemli, olumlu etkilerde bulunmuştur.</span></span></tt></p>
<p style="text-indent:9pt;" align="justify"><tt></tt> </p>
<p style="text-indent:9pt;" align="justify"><tt><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;">KISA TARİHİ :</span></span></tt></p>
<p style="text-indent:9pt;" align="justify"><tt></tt> </p>
<p style="text-indent:9pt;" align="justify"><tt><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;">Bu düşüncenin kökleri (yazılı-görsel belgeler esas alınarak), 18yy'ın önemli isimlerinden, İngiliz yazarı; William GODWİN'e dayandırılır.</span></span></tt></p>
<p style="text-indent:9pt;" align="justify"><tt><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;">Bir devrimci hareket olarak anarşizm 19.yy.'ın sonlarında alevlenmiştir. Anarşizme göre; devlet yapaydır, yasaya tümüyle aykırıdır (tabii ki, doğa yasasına).İlk amacı; devleti ve yüz yıllardır ulvileştirdiği otoriter kurallarını yok etmektir. Bu; ''yukarıdan aşşağıya'' kabul ettirilmiş otoriter kurallardan kurtulan toplum kendini ''aşşağıdan yukarıya'' otoritesiz bir şekilde yeniden inşaa edecektir. Bu şekilde, bir çok yerel örgütler; otonomlar, dernekler, kolektifler/ komünler, federaller, sovyetler v.s. kurulup, ekonomik malların; üretiminde, dağıtımında diğer gereksinimlerin giderilmesinde ön-ayak olacatır. Bu, örgütler ve federasyonlar gerekli hallerde ulusal beraberlikler sağlayacak, böylece tüm Dünya, tüm insanlık için; kendi elleriyle oluşturduğu tek bir vatan halini alacaktır. Devlet kurumunun bireye karşı uyguladığı, bürokratik ve sözde yasal baskısı sona erecek; özgür bireylerin yönettiği şebekeler tüm dünyayı saracaktır.</span></span></tt></p>
<p style="text-indent:9pt;" align="justify"><tt></tt> </p>
<p style="text-indent:9pt;" align="justify"><tt><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;">19. ve 20.yy.'ın diğer radikal fikirleri gibi anarşizminde Fransız İhtilali'nin ''yarım bırakılmış işi'' ni sonuçlandırmayı amaç edindiği öngörülür. Fakat unutmamak lazımdır ki; sözüm ona ''Kardeşlik, eşitlik,  özgürlük'' temelli bu ihtilal, esasen tarihsel bir kan davasının ürünüdür ve bir ''burjuva devrimi'' olarak son bulmuştur, hatta bence zaten böyle başlamıştır, yani; zaten temellerini insanlık tarihinden alan, köklü bir düşünce olan anarşiyi, sadece Fransız Devrimi'nin bir türeviymiş gibi görmekte/ göstermekte pek hoş olmaz. Şunu da ekleyeyim ki; bu devrimin (F.D.) ön plana çıkarılan; özgürlük ve kardeşliğe zaten hat safhada değer versekte, anarşide eşitlikten ziyade, daha da ön plana çıkan unsur adalettir.</span></span></tt></p>
<p style="text-indent:9pt;" align="justify"><tt></tt> </p>
<p style="text-indent:9pt;" align="justify"><tt><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;">MARKSÇILIK VE ANARŞİ :</span></span></tt></p>
<p style="text-indent:9pt;" align="justify"><tt></tt> </p>
<p style="text-indent:9pt;" align="justify"><tt><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;">Her ne kadar anarşide, marksçılık gibi kapitalizm düşmanı olsa da (ki aslında marksizm devlet kapitalizmine dayanır.) ve bunun yanı sıra;        -siyasal- liberalizmin, siyasal özgürlüğe olan bağlılığını,  egemen sınıflar tarafından kendi çıkarları için kullanıldığı görüşüyle liberalliği hor görse de ve belli bir süre/sürelerde birlikte hareket etseler de aralarında mühim farklılıklar vardır.  Misal: Anarşizm, marksçılığın; ''Sınıfsız bir toplum yaratmak için, işçi sınıfının kapitalist devleti ele geçirmesi ve kullanması anlamına'' gelen Proletarya Diktatörlüğü fikrine külli karşı çıkar, çünkü anarşizme göre devlet; çıkar ve ayrıcalıklar kurumudur, en özverili devrimci dahi kendini bu ayrıcalıkların sarhoşluğuna kaptıracaktır. Yani marksçılığın savunduğu gibi; ''Devletin kuruyup gitmesi'', ''Devlet özel mülkiyete el koyup onu kollektifleştirir ve bu onun son eylemi olur''  v.s.  gibi fikirler yanlış bulunur. Bu sistem yalnızca; yeni bir devlet aygıtı, yeni bir bürokrasi sistemi yeni bir ayrıcalıklılar sınıfı v.s. gibi oluşumlar sağlar. Bu antlaşmazlı Karl MARX ile Mihail BAKÜNİN arasında şiddetli çatışmalara(1870) yol açmıştır(Marx bu sıra, Bakünin'i ; jurnalci, provokatör, çarlık ajanı v.s. olmakla itham etmiştir). Artık bu tarihten sonra marksizm ve anarşizm farklı yollar izlemiştir. Rus devrimi sırasında büyük faydaları olmalarına rağmen, rus anarşistlerinin, Bolşevik yönetimi ve CEKA (daha sonra KGB oldu) tarafından saldırılar sonucu bu ayrılık, o dönem daha da belirginleşmişti.(CEKA; kontrol edilemez oldukları gerekçesi ile anarşist sendikalara , derneklere baskınlar yapıyor, anarşistleri sürgün ediyor, bu yoldaşlara işkence yapıyor ve hatta ; baskınlarda, göz altı sırası ve sonrasında katlediyordu. Liberter Komünistlerin Örgütsel Platformu adıyla bir grup , sürgün anarşistin yazdığı bildiride bu ortamın sonucudur ve; örgütlü anarşizmin nerede ise en pratik temellerini atmıştır.). Lakin daha sonra İspanyol Devrimi sırasında; CNT (Ulusal Emek Konfederasyonu) içinde örgütlenen anarşistler ile marksist POUM(Marksist Birleşik İşçiler Partisi) örgütleri , Cumhuriyet Ordusu safında yer aldılar.</span></span></tt></p>
<p style="text-indent:9pt;" align="justify"><tt></tt> </p>
<p style="text-indent:9pt;" align="justify"><tt><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;">KURAMDA -EYLEMDE :</span></span></tt></p>
<p style="text-indent:9pt;" align="justify"><tt></tt> </p>
<p style="text-indent:9pt;" align="justify"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;"><tt><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Anarşizm kuramının önde gelen isimlerinden olan fransız anarşist, Pierre Joseph PROUDHON</span></tt><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">&#8216;un düşünceleri, fransız işçi hareketlerini etkilemiş, </span><tt><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Bakünin</span></tt><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">&#8216;in görüşleri Rusya&#8217;da ve İsviçre&#8217;de oldukça yayılmıştır, </span><tt><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Kropotkin</span></tt><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">&#8216;in yazıları, anarko-toplumculuğu ortaya çıkarmıştır. Kropotkin, Bakünin gibi halk devrimini savunmuş ve yine onun gibi önemli etkiler yapmışıtı, </span><tt><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Emma GOLDMAN</span></tt><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">&#8216;ın radikal görüşleri ise ABD&#8217;de yayılmıştır, </span><tt><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">TOLSTOY ise tinsel  anarşizmini kuramlaştırmış ve savunmuş, yüz yıllarca tanrının yerdeki kırbacı olarak tanıtılan devleti dinsel temelde reddetmiştir. Malatesta ve Durriti', Eylemli Propagandayı savunur ve uygularken, Durriti kanadı İspanya'da ''Son ütopik savaş''ı omuzlamıştı. Mahno ise ''işçi ve köylünün muzaffer devrimi'' için çarpıştığı Ukrayna'da hala bu halkın ''Baba''sıdır.</span></tt></span></p>
<p style="text-indent:9pt;" align="justify"><tt></tt> </p>
<p style="text-indent:9pt;" align="justify"><tt><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;">Anarşizm en büyük etkisini Rusya'da 1917 Devrimi öncesi  ve sırasında gösterdi.</span></span></tt></p>
<p style="text-indent:9pt;" align="justify"><tt></tt> </p>
<p style="text-indent:9pt;" align="justify"><tt><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;">Tüm bunlara  ve dahasına rağmen anarşi kesin olarak sadece iki durumda geniş alanlara kitlesel yayıla bildi;</span></span></tt></p>
<p style="margin-left:36pt;text-indent:9pt;text-align:center;" align="justify"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;"><span style="font-size:10pt;font-family:Symbol;"><span>·<span style="font-family:'Times New Roman';">              </span></span></span><tt><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Rusya'da 1917-21 arasındaki iç savaşta,Ukrayna'da Nestor MAHNO önderliğindeki köylü hareketinde.</span></tt></span></p>
<p style="margin-left:36pt;text-indent:9pt;text-align:center;" align="justify"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif;"><span style="font-size:10pt;font-family:Symbol;"><span>·<span style="font-family:'Times New Roman';">              </span></span></span><tt><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">İspanya İç Savaşı sırasında,1936-39 arası İspanya'nın; Andaluçia-Katalonya bölgelerinde.</span></tt></span></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/workpress.wordpress.com/7/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/workpress.wordpress.com/7/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/workpress.wordpress.com/7/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/workpress.wordpress.com/7/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/workpress.wordpress.com/7/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/workpress.wordpress.com/7/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/workpress.wordpress.com/7/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/workpress.wordpress.com/7/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/workpress.wordpress.com/7/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/workpress.wordpress.com/7/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/workpress.wordpress.com/7/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/workpress.wordpress.com/7/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/workpress.wordpress.com/7/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/workpress.wordpress.com/7/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/workpress.wordpress.com/7/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/workpress.wordpress.com/7/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=7&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/anarsizm/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">workpresscorps</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>ihtimal dahilinde bir yıkım için bab</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/ihtimal-dahilinde-bir-yikim-icin-bab/</link>
		<comments>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/ihtimal-dahilinde-bir-yikim-icin-bab/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Jul 2008 17:29:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>workpresscorps</dc:creator>
				<category><![CDATA[press]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://workpress.wordpress.com/?p=37</guid>
		<description><![CDATA[Ben sana elini yıkama yahut dişlerini fırçalama demiyorum; sadece, ne yaparsan yap sağlıklı kalman da bir ihtimal diyorum. Eski bir sözü düşün; &#8220;zincir en zayıf halkası kadar güçlüdür.&#8221; Ya da modern bir deyim; Her yazılımda muhakkak bir bug vardır. Hiç bir şeye gerçekten hükmedemezsin, hiç bir şeyin tanrısı olamazsın. Sürecin güçlü bir ihtimal yaratması ve &#8230;<p><a href="http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/ihtimal-dahilinde-bir-yikim-icin-bab/" class="more-link">Dahası</a></p><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=37&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:x-small;">Ben sana elini yıkama yahut dişlerini fırçalama demiyorum; sadece, ne yaparsan yap sağlıklı kalman da bir ihtimal diyorum.</span></p>
<p style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:x-small;">Eski bir sözü düşün; &#8220;zincir en zayıf halkası kadar güçlüdür.&#8221;</span></p>
<p style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:x-small;">Ya da modern bir deyim; Her yazılımda muhakkak bir bug vardır.</span></p>
<p style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:x-small;">Hiç bir şeye gerçekten hükmedemezsin, hiç bir şeyin tanrısı olamazsın.<br />
</span>
</p>
<p style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:x-small;">Sürecin güçlü bir ihtimal yaratması ve eskaza -sence- olumlu bir yola sapması, seni güçlü yapmaz ve nihayetinde o yoluda daimi -ya da sana göre faydalı- kılmaz.</span></p>
<p style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:x-small;">Dev bir alışveriş merkezine girdiğimde, güvenliğin bana &#8220;beyefendi&#8221; demesi -ve içeri girebilmem- o güvenliğin gereksiz olduğunu göstermez  ama gerçekte ne kadar güçlü olduğunu gösterir. Oraya sadece girip çıkıtığımda bile bu; öyle bir yerin, -günlük- onbinlerce lira yatırımın ve binlerce iş gücünün ne kadar zayıf olduğuna delildir.<br />
</span>
</p>
<p style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:x-small;">Vücudundan sadece gelip geçen ya da bir süre sessizce barınıp yoluna devam eden bir virüs, senin bağışıklık sisteminin kuvvetini göstermez.</span></p>
<p style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:x-small;"><br />
</span>
</p>
<p style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:x-small;">Ne düşündüğümü bilemeceyek olmaları insanlığın zayıf halkasıdır, sitemin &#8220;bug&#8221;ıdır.</span></p>
<div style="text-align:justify;"><span style="font-size:x-small;">Yinede, bir de tersten okuyalım; ben sadece bir &#8220;böcek&#8221;im.</span></div>
<div style="text-align:right;"><span style="font-size:x-small;font-family:Arial;"><em>11-01-2007</em></span></div>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/workpress.wordpress.com/37/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/workpress.wordpress.com/37/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/workpress.wordpress.com/37/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/workpress.wordpress.com/37/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/workpress.wordpress.com/37/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/workpress.wordpress.com/37/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/workpress.wordpress.com/37/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/workpress.wordpress.com/37/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/workpress.wordpress.com/37/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/workpress.wordpress.com/37/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/workpress.wordpress.com/37/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/workpress.wordpress.com/37/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/workpress.wordpress.com/37/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/workpress.wordpress.com/37/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/workpress.wordpress.com/37/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/workpress.wordpress.com/37/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=37&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://workpress.wordpress.com/2008/07/23/ihtimal-dahilinde-bir-yikim-icin-bab/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">workpresscorps</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>münferit vakadır yaşamlarımız, geçiştirilir</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com/2008/07/21/munferit-vakadir-yasamlarimiz-gecistirilir/</link>
		<comments>http://workpress.wordpress.com/2008/07/21/munferit-vakadir-yasamlarimiz-gecistirilir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jul 2008 20:16:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>workpresscorps</dc:creator>
				<category><![CDATA[press]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://workpress.wordpress.com/?p=18</guid>
		<description><![CDATA[Gün doğmak üzeredir artık ve gün yine&#8230; Ben vakti gelmiştir yine yeniden; acıların, yalnızlıkların, tutunamamalarımın diye, sessizce kalkarım, iğreti döşekten. Sen, uykunun en güzel yerinde&#8230; Sen, uykuların en güzelinde&#8230; Çay vadır muhakkak ve ekmek ve belki peynirde&#8230; Bu söküşe layık olmalıdır şu iki lokma ve sigarayı keyiflendirmelidir.Sonra seheri deli gibi içine çekerim. Sonra sonra, senli &#8230;<p><a href="http://workpress.wordpress.com/2008/07/21/munferit-vakadir-yasamlarimiz-gecistirilir/" class="more-link">Dahası</a></p><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=18&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gün doğmak üzeredir artık ve gün yine&#8230; Ben vakti gelmiştir yine yeniden; acıların, yalnızlıkların, tutunamamalarımın diye, sessizce kalkarım, iğreti döşekten. Sen, uykunun en güzel yerinde&#8230; Sen, uykuların en güzelinde&#8230; Çay vadır muhakkak ve ekmek ve belki peynirde&#8230; Bu söküşe layık olmalıdır şu iki lokma ve sigarayı keyiflendirmelidir.Sonra seheri deli gibi içine çekerim. Sonra sonra, senli sabahları nasılda deli özlerim.</p>
<p>Nasıl ki sakladıysam seni, en gizli ütopyalarımın el-göz değmemiş kuytu köşelerine, ona has &#8220;belki bir gün&#8221; hayalleri ve acılar ile gömerim tütünün öz halini ceiğerlerime. Ve bu öz sayesinde belirir; dudak çatlaklarımda ki, bir garip mors alfabesi ile yazılmış o acemi ve hep yarım dizeler. O hayaller ve acılar ile ilişmek isterim, en derin ve en huzurlu uykularına. Bir köşesinde sessiz sedasız durmak, engin ve alın teri duruluğundaki yüzünün. Göz bebeklerimden sırf sana özel damıttığım isyanımla ferahlatmak belki seni&#8230;</p>
<p>Vay anasını seyirciler; Bakınız kentte uyanmakta! Utanmadan, korkmadan, arsızca ve yine&#8230; Her ortamın yengesi&#8230;. &#8220;busabah, sabahsa bende kutsal bakireyim&#8221; demekte sanki. Neden sonra; denize, göğe ve uzaklara düşünce gözlerim, görünür ki bu yansımalarda; kaybolmuş hayallerin, unutmuş ümitleri çöplüğüdür onlar.</p>
<p>Uyanmaktasınız. Uyanıklığınızın nefesi kirletmekte günü. Şu dak&#8217;kadan sonra benim olmaktan çok uzaktır bu gün. Çekip giderim az sonra, farketmezsiniz ilkin. Belki sonra aç kalırda yavan ekmeğinize katık etmek isterseniz yoksunluğunu duyarsınız yokluğumun. Dostlar da yanımdan gelir ve bir de dönmezsek geri, yokluğumuzda anlarsınız ki; Bu şehirdeki en harbi okey ıstakasından, en kral rakı masasından çok daha delikanlıdır yüreklerimiz.</p>
<p>Biz&#8230; Biz var ya biz; kaybettiğiniz dolmuş parası oluruz, dolmuşa bindiğinizde farkedersiniz. manitanızın telefon numarası oluruz, en çok ihtiyacınız olduğu anda unuttuğunuz. Geceleri en acayip rüyalarınız oluruz ve sabah vakti hatırlayamamanın sıkıntısı&#8230;</p>
<p>Sen varken bizim olmayan ve biz varken anlaşılamayan, biz hep böyle bir hoş oluruz; ortamlarda nifak tohumu, yukarı  mahallede dış mihrak&#8230; Yürek atışlarımız huzursuzluk yaratır; münferit vakadır yaşamlarımız, geçiştirilir.</p>
<p style="text-align:right;"><em>2000-kış</em></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/workpress.wordpress.com/18/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/workpress.wordpress.com/18/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/workpress.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/workpress.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/workpress.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/workpress.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/workpress.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/workpress.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/workpress.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/workpress.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/workpress.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/workpress.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/workpress.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/workpress.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/workpress.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/workpress.wordpress.com/18/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=18&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://workpress.wordpress.com/2008/07/21/munferit-vakadir-yasamlarimiz-gecistirilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">workpresscorps</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>workpress (merhaba dünyalı!)</title>
		<link>http://workpress.wordpress.com/2007/03/21/workpress-merhaba-dunyali/</link>
		<comments>http://workpress.wordpress.com/2007/03/21/workpress-merhaba-dunyali/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Mar 2007 07:47:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>workpresscorps</dc:creator>
				<category><![CDATA[enformasyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://workpress.wordpress.com/2007/03/21/workpress-merhaba-dunyali/</guid>
		<description><![CDATA[Uygun isim bu olabilir sanırım&#8230; Evet, sabah yaratıcılığı! Yine de detayları sonra düşüneceğim, şimdi biraz mesai&#8230;<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=3&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uygun isim bu olabilir sanırım&#8230; Evet, sabah yaratıcılığı! Yine de detayları sonra düşüneceğim, şimdi biraz mesai&#8230;</p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/workpress.wordpress.com/3/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/workpress.wordpress.com/3/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/workpress.wordpress.com/3/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/workpress.wordpress.com/3/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/workpress.wordpress.com/3/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/workpress.wordpress.com/3/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/workpress.wordpress.com/3/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/workpress.wordpress.com/3/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/workpress.wordpress.com/3/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/workpress.wordpress.com/3/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/workpress.wordpress.com/3/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/workpress.wordpress.com/3/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/workpress.wordpress.com/3/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/workpress.wordpress.com/3/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/workpress.wordpress.com/3/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/workpress.wordpress.com/3/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=workpress.wordpress.com&amp;blog=898793&amp;post=3&amp;subd=workpress&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://workpress.wordpress.com/2007/03/21/workpress-merhaba-dunyali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">workpresscorps</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
