ticaret hukukuna giriş

-Kalem pil alsanız bunu size satan zat kesinlikle sizin faydanıza karşı da sorumludur. Haksız rekabet yasalar ile ama önlenir ama önlenmez orasını bilmem, yine de hak arayacak dayanak ve muhataplarınız yasalar ile belirlenmiştir. Hiç olmadı küfredecek memur bulursunuz. Hüsnüniyet denen bir şey var efendim; laf! Tacir elindekini size satar, satar da ertesi gün ‘ne yaptın bununla’ diye hesabını sorar mı? Diyelim ki manyak sordu, bu hesaba çekiş onun haklılığı ile sonuçlanır mı? Olacak şey değil öyle mi…(?)

Göz kontağımı kesmedim kesersem iyice şımaracak lavuk.

-Olacak şey değil öyle mi delikanlı?

-Öyle gözüküyor ama işletme de altı senedir aynı sınıfta okuyan birine soruyorsunuz.

-Bırakınız efendim işletmeyi, iktisadı, biz bizeyiz, böyle bir duruma düşürülseniz çıldırmaz mıydınız?

-Öyle gözüküyor ama… Özür dilerim neden bahsediyoruz şu an?

Dalga geçercesine ve sinirle “Tüketici haklarından bahsediyoruz efendim size ne gibi geldi?”

Kesinlikle aynı ses tonuyla cevap verdim:

-Benim için belirsiz bir şeye kendi kendinize sinirle konuşuyorsunuz gibi geldi. Kusurabakmayın isminiz neydi?

-İsmim Timur delikanlı, aslında çok çok eski müşterinizim. Sizin için belirsiz olan şey benim birkaç seneme mal oldu, o belirsizlikleri bir netleştirelim isterseniz.

Bravo! Telefonlarım, e-postalarım, yemek molalarım da restaurantlar derken eve giderken de buldular artık. Olamaz, herkesin hayatı  böyle olamaz, yoksa nasıl çalışır insanlar! Çılgınlık bu! Çok ilginç şeyler duydum örneğin bir karadulun “teknik destek” için gece yarısı bir arkadaşımı evine davet ettiğinden daha geçenlerde bahsedip, o arkadaş ile eğlenip altımıza işeyene kadar gülmüştük. Yahut Çin malı bir ürünü PRC hiçbir ürün satmamıza rağmen bizden aldığını iddia eden bir müşterinin sözlü ve silahlı tehdidi yüzünden içeri birkaç dakika içinde polis doldu ve ifademize başvurulmak üzere saatlerce karakolda bekledik. Evlenme teklif alan kızlar ve yahut yemek tarifi veren teyzeler hepsi kabul edilebilinir ama mesai saatlerimin dışında hiçbir gerzeğe tahammül edemem!

-Bakın Timur bey, tanıştığımıza memnun oldum ama hazır yasalardan bahsediyorken benim mesai saatim sekiz saattir.

-Ya havle! Siz yolda kimseyle sohbet etmez misiniz? Farzedin bir yol arkadaşıyla konuşuyorsunuz sadece iş konuştuğumuz için mi rahatsız oldunuz ya da genç bir bayan olsaydım aynı şekilde rahatsız olur muydunuz?

-Genç bir kadın olsaydınız bile genelde eve iş götürmem.

-Nezaketiyle meşhur bir delikanlıyla tanıştığımı sanıyordum. Sizin hakkınızda duyduklarım…

Araya girdim:

-Nezaketimi sürdürmem için fazla mesai almıyorum Timur bey.

-Siz gençler! Her şey para öyle değil mi?

-Her şey değil belki ama yeterince radyasyona maruz kaldıktan sonra bazı şeyler üzerine hassaslaşmaya başlıyor insan. Siz kodamanlar hayata nasıl bakıyorsunuz bilmiyorum, benimde tam iki sene önce aldığım dizüstü bilgisayarım tam garantisi dolduğu gün arızalandı ama bu konuyla ilgili ne satın aldığım yerin personelinden birinin ne de marka çalışanlarından birinin peşine düşüp taciz etmedim. Kaldı ki telefonunuzun kablolu kulaklığının bozulma sebebi fiziksel ve kuvvetle muhtemel kullanıcı hatası dolayısıyla benim ilgi ve yardım alanımın çok dışında bir yenisini edinmek isterseniz muhtemel piyasa fiyatı maksimum 15.00 TL olabilir. Yazılımını da daha önce üç kez aynı güncellemeyi tekrarlamamıza rağmen halen bazı oyunları oynayamıyorsanız bunun sebebi o oyunların yasaklanmış pornografik içerikli olmasından kaynaklanıyor olabilir, ne yazık ki pedofili konusunda da herhangi bir destek görev tanımımın içerisinde değil. Size yardımcı olmam için referansıyla geldiğiniz cerrah arkadaşınızın da Umman’dan aldığı bir ürünü garanti kapsamında değerlendiremediğimiz için beni tehdit etmiş olmasından başka bir tanışıklığımızın gerçekleşmediğini ise hiç irdelemiyorum.

-Seni!..

-Lafınızı bölüyorum, yedeklerinizi mail olarak atmamı ister misiniz, ileride lazım olabilir?

O an oturup ağlamamak için nasıl bir enerji sarfettiğini tahmin bile edemiyorum. Gözleri öyle tuhaf bir şekilde büyüyüp sabitlendi ki boynuma sarılıp ağlamaya başlayabilir diye korkup bir adım geri attım.

Evet sanırım artık işten ayrılma vakti gelmişti.

Piyasa öyle tuhaf bir hal almıştı ki her hangi bir konuda haklı olmak ve dilediğiniz türde manyaklıklarınızı normalleştirmek için yapmanız gerek tek şey bir ürün satın almaktır. Bir kalem pil alıp ve daha sonra müşteri hizmetlerini arayıp telefonda alkalin pil ile çinko karbon pil arasındaki farklılıklar hakkında callcenterı dinlerken mastürbasyon yapabilirsiniz, kocanıza edemediğiniz hakaretleri edebilirisiniz, arkadaşlarınız size dinlemeye değer biri olarak bulmuyorsa kendinizi dinletebilirsiniz.

Serbest piyasa ve küreselleşme böyle bir şeydir asla gerçek bir muhatabınız yoktur ya da asla gerçekten birine yumruk atamazsınız. Modern hayat size herkesin bildiğini söylemek zorunda kalmama özgürlüğü verir. Buna değer veren ve belki de ulaşmak için çok uğraşmış ve onu korumaya and içmiş, bu işin militanı insanlar var. Mesela Timur bey gerçek bir demokrasi gerillasıdır.

Ama bana göre değil.

Bence iç savaşlar ne sınıfların ne kültürlerin ne de başka tuhaf şeylerin çatışmasından çıkar. Her şey tamamen sosyal hastalıklar ve delirmeler yüzünden.

Birgün birimizin eline bir fırsat geçecek ve diğerimizi öldürecek. Ciddiyim; O an Timur bey’in beni öldürmesini engelleyen tek şey şahitlerdi. Karambole getirebilecek olsaydık keşke…

1 comment
  1. endipteki said:

    timur bey haklı bir katil olsun hoş olur

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.