körler
uzun masanın etrafında, masa kadar uzun günün yorgunluğuyla oturup içen bir gurup kör vardır. bunlardan birisi, yorgunluktan tok sesi incelmiş ve kısılmış olsa da halen sırıtıp yersiz espriler yaparak ortamı kendisi için neşeli, olmadı en azından sakin bir hale getirmek için var gücüyle uğraşıyor. bir diğeri yorulduğunu ve artık sıkıldığını belli etmekten çekinmiyormuş gibi gözükse de aslında biliyorum ki bütün gün boyunca en çok çalışan ve ertesi günü en çok düşünen bu kördür ve hatta şu an bile diğerleri için olabildiğince en ince hesapları, ayarlamaları yapıyor. tamamen mutsuz ve umutsuz gözükmeyi seven küfürbaz olanı hemen sağ çaprazımda oturuyor ama -kendi adıma- sadece kör değil, üstüne üstlük kaybolmuş ve burada da bu yüzden bulunan bir kör olarak bundan rahatsız değilim. güruhun diğerleri de; aklını kullanmaktan korkan ve akıl yürütme işini kendince güvenilir gördüğü diğer körlere bırakan bir müptezel ile cinfikirli gibi gözükse de aslında sadece öyle olduğuna inanılması için kulaklarından birinide feda edebilecek olan tipik bir köylü.
bir bahane bulup bu toplantıya katılmamayı becerenlerin tek tek kulakları çınlatan ufak fısıltılarla toplantı açılır.
bu gece ki konuşmacı huysuz ve mutsuz olan kör; evvela, şu yukarıda, yazıcı olarak saydığım ve o müptezel körün bile farkında olduğu kişisel özellikleri, çok daha uzun paragraflar halinde, bir tek kendisi farketmiş ve yine ancak kendisi tarif edebilirmiş gibi herkezin suratına tek tek suçlar gibi vurur. yine de bu fasıla kolay geçecekmiş gibi durur çünkü esas vurucu kısım, kendi ağzıyla kendini ele aldığında başlayacak. o anda, öncelikle sosyal yanı kendinden övmeye koyulacaksa da az sonra bu toplantıyı terapiye dönüştürecek olan satır aralarında ki özeleştiriler de başlıycak ki bunun nereye varacağını tüketilen alkolün limiti belirleyecektir.
terapistin, konuşmaya en çok ihtiyacı olan konuşmacı olduğu bu toplantıda bu umutsuz kör, vaziyetin doğası gereği önce gündelik hayatta kırdığını ya da yeterli ahbaplık gösteremediğini düşündükleriyle helalleştikden ya da gönüllerini kendince aldıkdan sonra sıra gelir bu özürlerine nail olacak zararı görmemiş diğer körlere saldırmaya. bu nasıl bir ruh terazisidir diye düşünürken aslında sıranın bende olduğundan haberim yoktu ama yine de bu kadar aval ve tedbirsiz olmakla kendimi suçlamadım zira bilirsiniz ki, it iti ısırmaz. bu hırlamalar da, yenişilmeyecek bir dalaştan iki tarafında, bıkkın tabiatları gereği uzaklaşacağını ilk saniyeden gösteriyordu. bu sayede elde edilen tek sonuç, üzerinden her türlü iddianın rahatlıkla yapılabilineceği bir küslüktü ki bu mutsuz dostumu en azından bir süre ya da yeri geldikçe memnun eder diye düşünüyordum. (bilirsiniz, bütün körler ister istemez dosttur.)
ama başbaşa kalınca en azından şu konuda anlaştık ve ortak bir muhtıranın müsveddesini çıkardık:
bu, kaybedeni belli bir dövüş.
bu cümlede işaret edilen biziz.
bu yer, kesinlikle, bizim kazanmamız üzerine her hangi bir şeyi barındırmaz ne de bunun aksi için en ufak bir şey ile oldu. mağlubiyetimiz üzerine hazırlanmış ve tüm her şeyi de buna bağlı bu düzenekte, aksini iddia etmek bile, değil cesaret, en aşşağılık dolandırıcılığa yeltenmedir.
ancak biz körlerden bazılarımız, ruh hastası, zavallı, zalim ve hodbin olanlarımız, korkmak ve durmak için sadece kendine sebep bulanlarımız; bu dövüşü kendilerine rağmen ve karşı ve de beraber ve birbirleriyle sürdürecektir; bir yerlerde, bir şekilde…
hangi güç, güç olabilmek için, bu öldürdükçe dirilen ve ürüyen düşmanına -yenerek ve ezerek- benzemeyi göze alabilecekse, biz her gün çoğalan ve bir kere başlamış, hep olacak olan -düpedüz- manyaklarla, gücü de saptırıp delirtene değin varlığımızı herhangi bir şekilde sürdüreceğiz.
gücü, ancak vazgeçmeye ya da delirmeye davet ettiğimiz bu savaşta vazgeçirerek yahut delirterek yeneceğimizi değil, kendimiz için topyekün yok olacağımızı umuyoruz.
About this entry
You’re currently reading “körler,” an entry on workpress
- Yayımlandı:
- Kasım 2, 2008 / 23:19
- Kategori
- press
- Etiketler:
- alamet, görüşmeler, press
1 Yorum
Jump to comment form | comment rss [?] | trackback uri [?]